Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından 15.10.2025 tarihinde verilen 2024/411 E., 2025/634 K. sayılı karar, kapıcılık hizmetlerine ilişkin hizmet tespiti davalarında izlenecek yöntem bakımından önemli ilkeler içermektedir. Karar, özellikle çalışmanın tam süreli mi yoksa kısmi süreli mi olduğunun belirlenmesinde mahkemelerin re’sen araştırma yükümlülüğünü ve işçilik alacağı davasında verilen kararın hizmet tespiti davasındaki delil değerini ortaya koymaktadır.
Dava Konusu ve Süreç
Davacı, 13.06.2004 – 31.03.2014 tarihleri arasında davalı apartmanda tam zamanlı kapıcı olarak çalıştığını, haftanın 6 günü 06:30-19:00 saatleri arasında hizmet verdiğini ancak bu çalışmalarının Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirilmediğini ileri sürerek hizmet tespiti davası açmıştır.
İlk Derece Mahkemesi, davacının kısmi zamanlı çalıştığı sonucuna vararak haftalık 18 saat üzerinden davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi de benzer yönde karar vermiş, ancak Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu gerekçesiyle kararı bozmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi’nin direnme kararı üzerine uyuşmazlık Hukuk Genel Kurulu önüne gelmiştir.
Hukuk Genel Kurulu’nun Değerlendirmesi
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, hizmet tespiti davalarının kamu düzenine ilişkin olduğunu ve bu tür davalarda kendiliğinden araştırma ilkesinin ağır bastığını vurgulamıştır. Kararda öne çıkan temel hukuki tespitler şunlardır:
1. Hizmet Tespiti ve İşçilik Alacağı Davaları Arasındaki Temel Fark
Hukuk Genel Kurulu, hizmet tespiti davaları ile işçilik alacakları davalarının hukuki nitelik itibarıyla birbirinden farklı olduğuna işaret etmiştir:
-
Hizmet tespiti davaları: Sosyal güvenlik hukukundan kaynaklanır, kamu düzenine ilişkindir, re’sen araştırma ilkesi uygulanır ve Kurum davada yer alır.
-
İşçilik alacakları davaları: İş hukukundan kaynaklanır, taraflarca getirilme ilkesi uygulanır, Kurum davada taraf değildir.
Bu nedenle, işçilik alacakları davasında verilen karar, hizmet tespiti davasında kuvvetli delil olarak kabul edilmekle birlikte, kesin delil niteliği taşımamakta ve Kurum’u bağlamamaktadır.
2. Tam Süreli ve Kısmi Süreli Çalışma Ayrımı
Kararda, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 13. ve 63. maddelerine atıfla, tam süreli ve kısmi süreli çalışma ayrımına ilişkin önemli açıklamalar yapılmıştır:
-
Genel çalışma süresi haftada en çok 45 saat olup, 7,5 saatlik çalışma 1 iş gününe karşılık gelmektedir.
-
Kısmi süreli çalışma, tam süreli emsal işçiye göre haftalık çalışma süresinin önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda söz konusu olur.
-
Öğreti ve uygulamada, haftalık 30 saat ve altındaki çalışmalar kısmi süreli olarak kabul edilmektedir.
3. Kapıcılık Hizmetlerinin Özelliği
Konut Kapıcıları Yönetmeliği’ne göre kapıcı, ana taşınmazın bakımı, korunması, temizliği, bağımsız bölümlerde oturanların çarşı işleri, güvenlik, kalorifer yakma gibi hizmetleri gören kişidir. Hukuk Genel Kurulu, özellikle bağımsız bölüm sayısının az olduğu ve ortak alanların yoğun iş hacmi gerektirmediği hallerde, kapıcının kısmi süreli çalıştırılmasının mümkün olduğunu belirtmiştir.
Somut Olayda Eksiklikler ve Yapılması Gereken Araştırmalar
Hukuk Genel Kurulu, Bölge Adliye Mahkemesi’nin direnme kararını bozarken, yerel mahkemece yapılması gereken araştırma ve incelemeleri şu şekilde sıralamıştır:
-
Kesinleşen işçilik alacağı dosyası getirtilmeli, bu dosyada bulunan apartman karar defteri ve işletme defteri irdelenmelidir.
-
Yeterli sayıda apartman sakini (mülkiyet ve ikamet durumlarına ilişkin bilgi ve belgeler de celp edilmek suretiyle) dinlenmelidir.
-
Davacının çalışmasının tam süreli mi yoksa kısmi süreli mi olduğu, tüm mesaisini davalı apartmana hasredip etmediği tereddüte yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
-
Özellikle Kurum denetmen raporu sonrasında davalı apartman tarafından 11.07.2012-08.10.2012 tarihleri arasında ayda 30 gün üzerinden bildirim yapılmış olması, çalışmanın niteliği bakımından dikkatle değerlendirilmelidir.
-
Çalışmanın kısmi zamanlı olduğu anlaşıldığı takdirde, günde kaç saat, haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenmeli; 7,5 saatlik çalışmanın 1 iş gününe karşılık geldiği ilkesi uyarınca aylık çalışma süresi tespit edilmelidir.
-
Davalı apartman işyerinin kapsam, kapasite ve niteliğine göre eylemli çalışmanın sürekli veya kesintili olup olmadığı, gerekirse uzman bilirkişi raporu alınmak suretiyle değerlendirilmelidir.
Kararın Değerlendirilmesi ve Uygulama Açısından Önemi
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun bu kararı, hizmet tespiti davalarında uygulanacak ilkeler bakımından yol gösterici niteliktedir:
Re’sen Araştırma İlkesinin Kapsamı
Karar, hizmet tespiti davalarında hâkimin sadece tarafların gösterdiği delillerle yetinmeyip, kendiliğinden araştırma yapma yükümlülüğü altında olduğunu vurgulamaktadır. Bu kapsamda, işyeri kayıtları, apartman karar defteri, işletme defteri, komşu işyeri tanıkları, apartman sakinleri gibi tüm delil kaynaklarına başvurulması gerekmektedir.
İşçilik Alacağı Davasının Delil Değeri
Kararda, işçilik alacağı davasında verilen kararın kesinleşmiş olmasının, hizmet tespiti davasında doğrudan bağlayıcı olmadığı, ancak kuvvetli delil teşkil ettiği açıklanmıştır. Bu ayrım, her iki dava türünün farklı hukuki niteliklerinden kaynaklanmaktadır.
Fiili Çalışma Olgusunun Tespiti
Hizmet tespiti davalarında fiili çalışma olgusu hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. Bu belirleme yapılırken işyerinin özellikleri, yapılan işin niteliği, çalışma saatleri, işin süreklilik arz edip etmediği gibi hususlar birlikte değerlendirilmelidir.
Sosyal Güvenlik Hakkının Korunması
Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenlik hakkının etkin şekilde korunabilmesi için, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasında özel bir duyarlılık ve özen gösterilmesi gerektiği kararda özellikle vurgulanmıştır.
Sonuç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, Bölge Adliye Mahkemesi’nin direnme kararını bozarak, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı karar verilemeyeceğini hüküm altına almıştır. Karar, hizmet tespiti davalarında özellikle kapıcılık hizmetleri bakımından çalışma süresinin belirlenmesinde izlenecek yöntemi açıkça ortaya koymaktadır.
Mahkemelerin, bu tür davalarda sadece kesinleşmiş işçilik alacağı kararlarına dayanmak yerine, tüm delil kaynaklarını re’sen araştırması, apartman sakinlerini dinlemesi, işyeri kayıtlarını incelemesi ve gerektiğinde bilirkişi raporu alması gerekmektedir. Özellikle Kurum denetmen raporu sonrasında yapılan bildirimler, çalışmanın niteliği konusunda önemli bir gösterge olarak değerlendirilmelidir.
Bu karar, uygulamada sıklıkla karşılaşılan kapıcılık hizmetlerine ilişkin hizmet tespiti uyuşmazlıklarında, mahkemelere yol gösterici nitelikte olup, sosyal güvenlik hakkının korunmasına yönelik önemli ilkeler içermektedir.
cecenhukuk.com için hazırlanmıştır. Bu makale, bilgilendirme amacı taşımakta olup, hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Hukuki sorunlarınız için profesyonel destek almanız önerilir.









İlk yorum yapan siz olun