Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, tapu işlemlerinde sıkça karşılaşılan “yetkisiz temsil” sorununa ilişkin önemli bir içtihada imza attı.
18 Mart 2025 tarihli bu kararda, yetkisiz temsil yoluyla tesis edilen ipotek işleminden doğan zarardan yalnızca işlemi yapan kişinin değil; bankanın, ticaret sicil müdürlüğünün ve tapu sicil müdürlüğünün de müştereken ve müteselsilen (birlikte) sorumlu olduğuna hükmedildi.
Karar, tapu güvenliği ve bankaların işlem denetim yükümlülüğü bakımından önemli bir emsal niteliği taşıyor.
Olayın Özeti
Dava, bir taşınmazın gayrimenkul tasarruf belgesine dayanılarak ipotek edilmesi sırasında, işlemi yapan kişinin aslında yetkisiz temsilci olduğunun sonradan ortaya çıkması üzerine açıldı.
Davacı banka, kredi alacaklarını güvence altına almak amacıyla borçlu şirket adına kayıtlı taşınmaz üzerine ipotek tesis ettirmişti. Ancak daha sonra, ipoteğe dayanak alınan gayrimenkul tasarruf belgesinin yanlış düzenlendiği, belgede adı geçen kişilerin şirketi münferiden temsil etmeye yetkili olmadıkları anlaşıldı.
Bu nedenle ipotek geçersiz sayıldı ve kaldırıldı. Banka, teminatın düşmesi sonucu uğradığı zararın tazmini için tapuda işlem yapan memur, ticaret sicil müdürlüğü ve belgeyi düzenleyen kurum aleyhine dava açtı.
Uyuşmazlığın Konusu
Temel hukuki soru şuydu:
“Yetkisiz temsil ile tesis edilen ipotek işleminden doğan zarar, yalnızca işlemi yapan kişiyi mi bağlar, yoksa bankayı, tapu sicilini ve ticaret sicil müdürlüğünü de sorumlu kılar mı?”
Yerel Mahkeme ve İstinaf Süreci
İlk derece mahkemesi, yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda zararın meydana gelmesinde banka, ticaret sicil müdürlüğü ve tapu müdürlüğünün de kusurlu olduğu kanaatine vardı.
Ancak mahkeme, kusur oranlarına göre sınırlı tazminata hükmetti.
İstinaf mahkemesi bu kararı onadı. Bunun üzerine taraflar dosyayı Yargıtay’a taşıdı.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin Kararı ve Gerekçesi
Yargıtay, 18.03.2025 tarihli kararında (E. 2024/6828, K. 2025/1885) bankanın, tapu sicil müdürlüğünün ve ticaret sicil müdürlüğünün zarardan birlikte sorumlu olduğuna karar verdi.
1. Bankanın Sorumluluğu
Yargıtay’a göre, bankalar ipotek tesis ederken temsil yetkisini, belgelerin doğruluğunu ve imza yetkililerini dikkatle araştırmakla yükümlüdür.
Banka, ipotek işlemine dayanak belgeleri denetlemeden işlem yaptığı için zararın doğmasında 1/3 oranında kusurlu kabul edildi.
2. Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün Sorumluluğu
Gayrimenkul tasarruf belgesi, ticaret sicil müdürlüğünce hatalı düzenlenmişti.
Yetkili imza sahipleri yanlış belirlenmiş, şirketin ana sözleşmesiyle çelişen bir belge oluşturulmuştu.
Bu nedenle Yargıtay, ticaret sicil memuru ve ilgili kurumun da sorumlu olduğunu belirtti.
3. Tapu Sicil Müdürlüğü’nün Sorumluluğu
Tapu sicil müdürlüğü, ipotek işlemini gerçekleştirirken belgelerdeki temsil yetkisini kontrol etmemişti.
Bu durum, işlemin hukuka aykırı biçimde tesis edilmesine neden oldu.
Yargıtay, tapu müdürlüğü ve müdürünün de zarardan 1/3 oranında sorumlu olduğunu belirtti.
Hukuki Değerlendirme: Müteselsil (Birlikte) Sorumluluk İlkesi
Kararda, Türk Borçlar Kanunu’nun 61. maddesi esas alınmıştır:
“Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerle sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanır.”
Yargıtay’a göre, olayda her üç kurumun ihmali zarara ortak katkı sağlamış olup, bu nedenle müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanmalıdır.
Bu durumda zarar gören (davacı banka), zararın tamamını ister tek bir sorumlu kurumdan isterse hepsinden birlikte talep edebilir.
Yargıtay, alt derece mahkemesinin “herkes sadece kendi kusuru oranında ödesin” yaklaşımını reddederek, zararın davacı bankanın kendi kusur oranı düşüldükten sonra kalan kısmının diğer davalılardan birlikte tahsil edilmesine hükmetti.
Kararın Önemi ve Uygulamadaki Sonuçları
Bu karar, tapu ve kredi işlemlerinde kurumsal özen yükümlülüğünü açıkça vurguluyor.
1. Tapu İşlemlerinde Denetim Sorumluluğu Artıyor
Tapu müdürlükleri, yapılan işlemlerde temsil yetkisini ve belge geçerliliğini titizlikle incelemek zorunda.
Artık “belge ibraz edildi, işlem yapıldı” anlayışı yeterli değil.
2. Bankalar İçin Uyarı Niteliğinde
Bankalar, ipotek tesis ederken yalnızca müşterinin beyanına güvenemez.
Yetki belgelerini kontrol etmemeleri hâlinde, zararın doğmasında kusurlu sorumlu tutulabilirler.
3. Vatandaş Açısından Ne Anlama Geliyor?
Eğer bir taşınmaz, malikinin bilgisi dışında ipotek edilmişse; vatandaş yalnızca işlemi yapan kişiye değil, bu işlemi onaylayan veya denetlemeyen kurumlara (banka, tapu, sicil müdürlüğü) karşı da tazminat davası açabilir.
Bu yönüyle karar, mülkiyet hakkının korunması açısından da büyük önem taşıyor.
Sonuç
Yargıtay’ın bu kararı, tapu işlemlerinde güven ilkesini güçlendiren ve tüm kurumlara yüksek özen yükümlülüğü hatırlatan bir emsal niteliğinde.
Artık, yetkisiz temsil veya hatalı belge düzenlemesi sonucu doğan zararlar yalnızca bireylere değil, sürece katılan kurumlara da sorumluluk yüklemektedir.
Bu karar, hem bankalar hem kamu kurumları hem de vatandaşlar açısından, “tapuda atılan her imzanın arkasında hukuki sorumluluk olduğu” gerçeğini yeniden ortaya koymuştur.
Karar Künyesi
-
Mahkeme: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi
-
Esas No: 2024/6828
-
Karar No: 2025/1885
-
Karar Tarihi: 18.03.2025
-
Konu: Yetkisiz temsil ile yapılan ipotek işleminden doğan zararda banka, tapu ve ticaret sicil müdürlüğünün müşterek ve müteselsil sorumluluğu







İlk yorum yapan siz olun