Yargıtay 9. Hukuk Dairesi tarafından 16.06.2025 tarihinde verilen 2025/1242 E., 2025/5080 K. sayılı karar, telekonferans yöntemiyle gerçekleştirilen arabuluculuk faaliyetlerinde son tutanağın düzenlenme tarihinin nasıl belirleneceği konusundaki tereddütleri gidermiştir. Karar, özellikle işe iade davalarında dava açma süresinin başlangıcı bakımından büyük önem taşımakta olup, son tutanaktaki tüm imzaların tamamlandığı tarihin esas alınması gerektiğini hükme bağlamıştır.
Uyuşmazlığın Konusu ve Başvuru Süreci
Başvurucu vekili, kesinleşen Bölge Adliye Mahkemesi kararları arasında, telekonferans yöntemiyle gerçekleştirilen arabuluculuk sürecinde son tutanak tarihinin; imzaların tamamlandığı tarih mi yoksa anlaşmama hususunda mutabık kalınan tarih mi olması gerektiği konusunda uyuşmazlık bulunduğunu belirterek, uyuşmazlığın giderilmesini talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulu, iki farklı bölge adliye mahkemesi dairesinin kararları arasında uyuşmazlık bulunduğu gerekçesiyle, 5235 sayılı Kanun’un 35/3 maddesi uyarınca Yargıtay 9. Hukuk Dairesine başvurulmasına karar vermiştir.
Uyuşmazlık Konusu Kararlar
… Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi (13.10.2022 tarihli karar): Arabuluculuk son tutanak tarihi 19.07.2019 olarak gösterilmiş ancak tutanağın davalı vekilince 26.08.2019 tarihinde imzalandığı ve arabuluculuk sürecinin bu tarihte tamamlandığı, davanın 09.09.2019 tarihinde açıldığı gerekçesiyle davanın süresinde olduğuna karar vermiştir. Bu kararda, son tutanak tarihi = tüm imzaların tamamlandığı tarih olarak kabul edilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi (30.10.2024 tarihli karar): Arabuluculuk sürecinin 16.03.2022 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığı ve son tutanağın bu tarihte düzenlendiği, davanın 31.03.2022 tarihinde açıldığı (yani iki haftalık sürenin son günü) ancak mahkemece davanın süresinde açılmadığının kabulüyle reddedildiği, istinaf incelemesinde ise bu kararın kaldırılarak davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu kararda ise son tutanak tarihi = anlaşmama hususunda mutabık kalınan / tutanağın arabulucu tarafından düzenlendiği tarih olarak kabul edilmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin Değerlendirmesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, öncelikle Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulunun yetkisini değerlendirmiş, 5235 sayılı Kanun’un 35. maddesi uyarınca başkanlar kurulunun yalnızca uyuşmazlık bulunup bulunmadığı yönünde görüş bildirebileceğini, uyuşmazlığın hangi daire kararı doğrultusunda giderilmesi gerektiğine karar verme yetkisinin Yargıtay’a ait olduğunu vurgulamıştır.
Arabuluculukta Telekonferans Yöntemi
Kararda, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve ilgili Yönetmelik hükümlerine atıfla, arabuluculuk görüşmelerinin telekonferans veya çeşitli görüntülü görüşme araçları ile gerçekleştirilebilmesinin mümkün olduğu belirtilmiştir. Dairenin daha önceki kararlarında da telekonferansla gerçekleştirilen arabuluculuk görüşmelerine değer verildiği ifade edilmiştir.
Uygulamada, telekonferans yöntemiyle yapılan görüşmelerde:
-
Arabulucu ve katılan taraf ilk tutanak ve son tutanağı ıslak imza ile düzenlemekte,
-
Telekonferans ile katılım sağlayan tarafa da tutanaklar kargo, posta vb. yollarla gönderilmekte,
-
Eksik olan imzanın tamamlanmasından sonra son tutanak arabulucuya tekrar gönderilmektedir.
-
Ayrıca, e-posta ile gönderilen tutanaklara vekiller tarafından e-imza ile imzalama işlemi de gerçekleştirilebilmekte, e-imzalı tutanaklar ıslak imzalı tutanaklarla hukuki anlamda aynı nitelikte sayılmaktadır.
Dava Açma Süresi ve Son Tutanak Tarihi
7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3/1 maddesi uyarınca, işçi alacakları ve işe iade talebiyle açılan davalarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/1 maddesine göre ise, arabuluculuk faaliyetinin anlaşmama ile sona ermesinden sonra, yani son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde işe iade davası açılmak zorundadır.
Yargıtay, anlaşamamaya ilişkin son görüşmenin yapılıp tutanağın arabulucu tarafından düzenlendiği tarihin, son tutanağın düzenlendiği tarih olarak kabul edilmesi halinde, arabuluculuk son tutanağının aslı veya onaylı sureti elinde olmayan davacı bakımından hak arama hürriyetinin ihlaline, mahkemeye erişim hakkının kısıtlanmasına ve hak kaybına neden olacağını vurgulamıştır.
Kararda, Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Arabuluculuk Daire Başkanlığının Ticari Davalarda Dava Şartı Arabuluculuk Kitapçığı’nda da “arabuluculuk sürecinin tüm imzaların tamamlanması ile sona ereceği” ve dava açma süresinin “son tutanaktaki son imzanın tamamlanması ile başlayacağı” belirtilmektedir.
Kararın Sonucu
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, oybirliğiyle aldığı kararla:
-
Telekonferans yöntemiyle gerçekleştirilen arabuluculuk sürecinde son tutanak tarihinin, imzaların tamamlandığı tarih olduğuna dair … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin kararı doğrultusunda uyuşmazlığın giderilmesine,
-
Dosyanın ilgili Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kuruluna gönderilmesine,
-
Karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemelerinin hukuk dairelerine bildirilmesi için Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Sekreterliğine gönderilmesine,
hükmetmiştir. Karar kesin niteliktedir.
Kararın Değerlendirilmesi ve Uygulama Açısından Önemi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin bu kararı, özellikle pandemi dönemiyle birlikte yaygınlaşan telekonferans yöntemiyle yürütülen arabuluculuk faaliyetlerinde, dava açma sürelerinin başlangıcının belirlenmesi bakımından son derece önemlidir.
1. Dava Açma Süresinin Başlangıcı Netleşti
Karar, uygulamada yaşanan tereddütleri gidererek, dava açma süresinin (iki hafta) son tutanaktaki tüm imzaların tamamlandığı tarihten itibaren başlayacağını hükme bağlamıştır. Bu sayede, davacıların, henüz imza süreci tamamlanmamış bir tutanağa dayanarak dava açmak zorunda kalmalarının önüne geçilmiş ve hak kayıpları engellenmiştir.
2. Hak Arama Hürriyetinin Korunması
Kararın gerekçesinde vurgulandığı gibi, son tutanağın arabulucu tarafından düzenlendiği tarihin esas alınması, tutanağın aslını veya onaylı örneğini henüz elde edemeyen davacı için mahkemeye erişim hakkını fiilen kısıtlayacak, iki haftalık sürenin çoğu zaman boşa geçmesine neden olacaktır. Yargıtay’ın bu yaklaşımı, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama hürriyetinin korunmasına hizmet etmektedir.
3. Uygulayıcılar İçin Yol Gösterici
Karar, arabulucular, avukatlar ve mahkemeler için net bir kural belirlemiştir:
-
Arabulucular: Telekonferans yöntemiyle yürütülen faaliyetlerde, tüm imzaların tamamlandığı tarihi son tutanak tarihi olarak sisteme işlemeli ve taraflara bu konuda açıklama yapmalıdır.
-
Avukatlar: Müvekkillerinin hak kaybına uğramaması için, son tutanağın tüm imzalarının tamamlandığı tarihi dikkate alarak dava açma süresini hesaplamalı, tutanak aslı veya onaylı örneği ellerine geçmeden dava açma yoluna gitmemelidir (aksi halde dava dilekçesine eklenemediği için usulden red riski doğabilir – ancak bu karar, sürenin başlangıcını imzaların tamamlandığı tarihe çekerek süreyi fiilen uzatmaktadır).
-
Mahkemeler: Dava açma süresinin başlangıcını değerlendirirken, somut olayda telekonferans yöntemi kullanılıp kullanılmadığını ve son imzanın hangi tarihte atıldığını araştırmalıdır.
4. E-imza ile İmzalanan Tutanaklar
Kararda, e-imza ile imzalanan tutanakların ıslak imza ile imzalanan tutanaklarla hukuki anlamda aynı nitelikte olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle, e-imza kullanıldığında da son tutanak tarihi, e-imzanın tamamlandığı (yani tarafların veya vekillerinin elektronik ortamda imzaladığı) tarih olacaktır. Ancak uygulamada e-imza sürecinin ne kadar sürdüğü ve sistemdeki kayıt tarihlerinin net olması önem taşımaktadır.
5. İstinaf Uygulamasında Birlik
Karar, farklı bölge adliye mahkemesi daireleri arasında bu konuda yaşanan görüş ayrılığını gidermiş ve tüm bölge adliye mahkemeleri için bağlayıcı bir içtihat oluşturmuştur. Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Dairelerinin, bu karar doğrultusunda hareket etmesi gerekmektedir.
Sonuç
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 16.06.2025 tarihli kararı, telekonferans yöntemiyle gerçekleştirilen arabuluculuk faaliyetlerinde, son tutanağın düzenlenme tarihinin, tutanaktaki tüm imzaların tamamlandığı tarih olduğunu kabul ederek, uygulamada yaşanan belirsizliği gidermiş ve davacıların hak arama özgürlüğünü koruyucu bir yaklaşım sergilemiştir. Karar, işe iade davaları başta olmak üzere, dava şartı arabuluculuğa tabi tüm davalarda dava açma sürelerinin hesaplanmasında temel referans olacak niteliktedir.
Bu karar sayesinde, telekonferans yoluyla müzakere eden ve imza süreci zaman alan tarafların, arabuluculuk tutanağının kargo veya posta yoluyla dolaşması sırasında sürelerin geçmesi nedeniyle dava haklarını kaybetmelerinin önüne geçilmiştir.
Bu makale, cecenhukuk.com için hazırlanmış olup, bilgilendirme amacı taşımaktadır. Hukuki sorunlarınız için mutlaka bir avukata danışmanız önerilir.






İlk yorum yapan siz olun