Anayasa Mahkemesi, 26 Kasım 2025 tarih ve 2025/89 Esas, 2025/243 Karar sayılı kararıyla, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ek 33. maddesinde yer alan “nöbet ücreti tavan süreleri”ni Anayasa’nın 18. maddesine aykırı bularak iptal etti. Karar, 10 Mart 2026 tarihli ve 33192 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı. Bu önemli içtihat, sağlık çalışanlarının aylık 60 saat (aile/toplum sağlığı merkezleri) ve 130 saat (diğer sağlık kuruluşları) sınırlarının üzerinde tuttukları nöbetlerin karşılıksız kalmasını engelleyerek, angarya yasağı ilkesini somutlaştırmıştır.
İptal Edilen Düzenleme
Dava konusu edilen ve iptal edilen hüküm, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ek 33. maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesiydi. Bu cümle şu şekildeydi:
“Ancak ayda aile sağlığı ve toplum sağlığı merkezlerinde 60 saatten, diğer yerlerde ve hiçbir şekilde 130 saatten fazlası için ödeme yapılmaz.”
Kanun’da nöbetlerin süresine ilişkin herhangi bir üst sınır öngörülmemiş olmasına rağmen, ücretlendirilebilecek nöbet saatleri bu madde ile sınırlandırılmıştı. Dahası, kanun kapsamında nöbet karşılığında öncelikle izin kullandırılması, bunun mümkün olmaması hâlinde ise ücret ödenmesi öngörülmüştü. Oysa iptal edilen cümle, tavan süreleri aşan nöbetler için ne ücret ödenmesine ne de izin kullandırılmasına imkân tanımıyordu. Bir başka deyişle, sağlık çalışanları zorunlu olarak fazladan nöbet tutuyor ancak bu fazla mesainin hiçbir karşılığını alamıyorlardı.
Başvuru Gerekçesi
İtiraz yoluna başvuran Çanakkale 2. İdare Mahkemesi, önünde görülen bir davada (nöbet ücreti ödenmesi talebinin reddine ilişkin işlemin iptali) bu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanaatine varmıştır.
Başvuru kararında özetle; itiraz konusu kuralla, ilgili sağlık personelinin tuttuğu nöbete ilişkin yapılacak ücret ödemesinin belirli bir süreyle sınırlandığı, bu süre üzerinde nöbet tutulsa dahi sağlık personeline buna ilişkin bir ücret ödenmeyeceğinin öngörüldüğü belirtilmiştir. Bu durumun hukuk devleti ilkesini, zorla çalıştırma yasağını ve mülkiyet hakkını ihlal ettiği ileri sürülmüştür.
Anayasa Mahkemesi’nin Değerlendirmesi ve Gerekçe
Anayasa Mahkemesi, kararında öncelikle Anayasa’nın 18. maddesini (zorla çalıştırma yasağı ve angarya yasağı) merkeze almıştır. Mahkeme, sağlık hizmetlerinin kesintisiz yürütülmesi gibi kamu yararının, sağlık çalışanlarının nöbet yükümlülüğü altında bulunmasını tek başına Anayasa’ya aykırı kılmadığını, ancak ölçüsüz bir külfet yüklenmesi durumunda Anayasa’nın 18. maddesinin sınırlarının aşıldığını vurgulamıştır.
Kararda, ölçüsüz külfet yüklenip yüklenmediğinin tespitinde, kişilere ücret ve benzeri menfaatlerin sağlanıp sağlanmadığı ve yapılması zorunlu kılınan hizmetin mesleki gelişim ve kariyerlerine bir katkısının bulunup bulunmadığı hususlarının göz önünde bulundurulması gerektiği ifade edilmiştir.
Mahkeme, somut olayda:
-
Kuralın, belirli bir saat sınırının üzerinde tutulan nöbetler için ne ücret ödenmesini ne de izin kullandırılmasını öngörmediğini,
-
Bu durumun sağlık çalışanları üzerinde orantısız bir külfet oluşturduğunu,
-
Sağlık çalışanlarının dinlenme hakkını ortadan kaldırdığını,
tespit etmiştir. Açıklanan nedenlerle kuralın Anayasa’nın 18. maddesine aykırı olduğu sonucuna varılmış ve iptaline karar verilmiştir.
Emsal Karar: 2023 Tarihli İcap Nöbeti İptali
Anayasa Mahkemesi, bu kararında daha önce 25 Ocak 2023 tarihli ve E.2022/97, K.2023/13 sayılı kararına da atıfta bulunmuştur. Bu emsal kararda, 657 sayılı Kanun’un ek 33. maddesinin üçüncü fıkrasının, ücretlendirilebilecek toplam icap nöbeti süresini aylık 120 saatle sınırlayan ikinci cümlesi Anayasa’nın 18. maddesine aykırı görülerek iptal edilmişti.
Anılan kararda, alanında uzman olan kişilerin mesleklerinin icrası sırasında sosyal dayanışma anlayışının bir gereği olarak birtakım hizmetlerle yükümlü kılınmasının, uzmanlık alanlarıyla ilgili olmak ve aşırı külfet yüklememek kaydıyla zorla çalışma veya angarya olarak değerlendirilemeyeceği ancak bu şekilde çalışma zorunluluğu getirilen kişiye ölçüsüz külfet yüklenmesi durumunda Anayasa’nın 18. maddesinin sınırlarının aşıldığı sonucuna varılabileceği belirtilmişti. Bu emsal karar, 2025 tarihli nöbet ücreti tavanı iptalinin hukuki temelini oluşturmuştur.
Kararın Sonuçları ve Etkileri
Anayasa Mahkemesi’nin bu iptal kararı, sağlık çalışanları ve kamu hukuku açısından üç temel sonuç doğurmaktadır:
-
Nöbet ücreti tavan sınırları kalktı: Artık aile sağlığı merkezleri, toplum sağlığı merkezleri ve diğer tüm sağlık kuruluşlarında, aylık 60 saat veya 130 saat sınırını aşan nöbetler için de ücret ödenmesinin önü açılmıştır. Sağlık çalışanları, tuttukları her bir nöbet saati için (yasal diğer koşullar saklı kalmak kaydıyla) ücret talep edebilecektir.
-
Anayasa’nın 18. maddesinin koruma alanı genişledi: Karar, Anayasa’nın 18. maddesinde düzenlenen “zorla çalıştırma yasağı ve angarya yasağı”nın, kamu görevlilerinin fazla çalışmalarının karşılıksız bırakılması halinde de ihlal edilebileceğini açıkça ortaya koymuştur. Artık emek, emeğin karşılığı olmadan sömürülemez.
-
İptal kararları geriye yürümez (Anayasa m. 153/5): Anayasa’nın 153. maddesinin 5. fıkrası uyarınca iptal kararları geriye yürümez. Bu nedenle, karar öncesinde (yani 10 Mart 2026 öncesinde) tutulan ve tavan süreleri aşan nöbetler için geçmişe dönük ücret talebinde bulunulması mümkün değildir. Karar, yayımlandığı tarihten itibaren yürürlüğe girer ve bu tarihten sonraki nöbetler için uygulanır.
Değerlendirme
Anayasa Mahkemesi’nin 26 Kasım 2025 tarihli bu kararı, sağlık çalışanlarının emeğinin karşılıksız bırakılmasını önleyen, angarya yasağını somutlaştıran ve çalışma barışına katkı sunan önemli bir içtihattır. Karar, kamu görevlilerinin fazla çalışmalarının da bir emek olduğunu ve bu emeğin mutlaka bir karşılığının bulunması gerektiğini vurgulamaktadır. Yüksek Mahkeme, sağlık hizmetlerinin kesintisiz yürütülmesi gibi kamu yararı ile sağlık çalışanlarının dinlenme ve ücret hakkı arasında hassas bir denge kurmuş ve bu dengenin bozulması halinde Anayasa’nın devreye gireceğini göstermiştir.
Karar, yalnızca sağlık çalışanları için değil, benzer şekilde fazla çalışma yapmak zorunda kalan diğer kamu görevlileri için de emsal teşkil etme potansiyeli taşımaktadır. Anayasa Mahkemesi’nin bu kararı, iş hukuku ve idare hukuku alanlarında da yankı bulacak, emeğin korunmasına ilişkin farkındalığı artıracaktır.
Bu makale, cecenhukuk.com için hazırlanmış olup, bilgilendirme amacı taşımaktadır. Hukuki sorunlarınız için mutlaka bir avukata danışmanız önerilir.







İlk yorum yapan siz olun