Giriş
Adli yardım, maddi imkânsızlıklar nedeniyle avukatlık ücretlerini ve yargılama giderlerini karşılayamayan kişilere devlet tarafından sağlanan hukuki destek mekanizmasıdır. Halk arasında “ücretsiz avukat” olarak bilinen bu müessese, Anayasa’da güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün ve adil yargılanma hakkının etkin bir şekilde kullanılabilmesini temin etmeyi amaçlamaktadır.
Avukatlık Kanunu’nun 176. maddesine göre adli yardım, “avukatlık ücretlerini ve diğer yargılama giderlerini karşılama olanağı bulunmayanlara bu Kanunda yazılı avukatlık hizmetlerinin sağlanmasıdır.” Bu hizmet, sosyal hukuk devleti ilkesinin bir gereği olup, bireylerin ekonomik durumları nedeniyle adalete erişimlerinin engellenmemesini hedeflemektedir.
Adli Yardımdan Yararlanma Koşulları
Adli yardım herkese sağlanan bir hak olmayıp, belirli koşulların varlığı halinde başvurulabilen bir imkândır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334 ila 340. maddeleri arasında düzenlenen adli yardım müessesesinden yararlanabilmek için iki temel koşulun varlığı aranmaktadır.
Yoksulluk Koşulu
Adli yardımdan yararlanabilmenin ilk ve en önemli şartı, kişinin yargılama giderlerini karşılayacak mali güce sahip olmamasıdır. HMK m. 334/1’e göre, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde sıkıntıya düşürmeksizin gerekli yargılama giderlerini kısmen veya tamamen karşılayamayacak durumda olan kişiler yoksul sayılır.
Burada dikkat edilmesi gereken husus, sürekli bir geçim sıkıntısı içinde olmanın zorunlu olmadığıdır. Ortalama bir geçim düzeyine sahip olmakla birlikte, bir dava veya takip nedeniyle yapmak zorunda kalacağı giderlerden ötürü önemli ölçüde maddi sıkıntıya düşecek kişiler de adli yardımdan yararlanabilir. Mahkeme, kişinin gelir düzeyi, malvarlığı, borçları, sosyal durumu, bakmakla yükümlü olduğu kişi sayısı gibi tüm faktörleri değerlendirerek yoksulluk koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediğine karar verecektir.
Haklılık Koşulu
Adli yardımdan yararlanabilmenin ikinci koşulu, başvurucunun asıl davadaki talebinin açıkça dayanaktan yoksun olmamasıdır. Yani kişinin iddia veya savunmasında haklı olduğu yolunda hakimde yaklaşık bir kanaat oluşması gerekmektedir.
Bu aşamada, asıl yargılamada tam olarak ispat aranmaz; sadece ilk bakışta başarı şansının kaybetme tehlikesine nazaran daha fazla olup olmadığı araştırılır. Haklılık koşulunun amacı, haksız davaların ve takiplerin çoğalmasını önlemek, adli yardım kurumunun kötüye kullanılmasını engellemektir.
Adli Yardımdan Kimler Yararlanabilir?
Adli yardım kural olarak maddi sıkıntı içindeki gerçek kişileri korumak amacıyla getirilmiştir. Küçükler ve kısıtlılar adına veli veya vasileri tarafından adli yardım talebinde bulunulabilir. Ayrıca kamuya yararlı dernek ve vakıflar da bu imkândan yararlanabilir. Tüzel kişiler bakımından adli yardım sadece kamuya yararlı dernek ve vakıflarla sınırlı tutulmuştur.
Yabancı gerçek kişilerin adli yardımdan yararlanabilmesi için, diğer koşulların yanında kendi ülkelerinde de Türk vatandaşlarının adli yardımdan yararlanabildiklerini ispat etmeleri gerekmektedir. Bu koşula “karşılıklılık şartı” adı verilmektedir.
Adli Yardım Hangi Davaları Kapsar?
Adli yardım, hukuk davalarının yanı sıra idari davaları, icra ve iflas takiplerini, çekişmesiz yargı işlerini, delil tespiti ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerini de kapsamaktadır. Bu bağlamda;
-
Asliye hukuk mahkemeleri, asliye ticaret mahkemeleri, aile mahkemeleri, tüketici mahkemeleri, iş mahkemeleri, sulh hukuk mahkemeleri gibi tüm hukuk mahkemelerinde,
-
İdare mahkemeleri ve vergi mahkemelerinde,
-
İcra ve iflas takiplerinde,
-
Kanun yollarına başvuru süreçlerinde adli yardım talebinde bulunulabilir.
Adli Yardım Başvurusu Nasıl Yapılır?
Adli yardım talebinde bulunmak için iki farklı yol izlenebilir. Birincisi, doğrudan mahkemeye başvurmak; ikincisi ise baro adli yardım bürosuna başvurmaktır.
Mahkemeye yapılacak başvuruda, kişinin iddiasının özetini, dayandığı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayamayacak durumda olduğunu gösteren mali durum belgelerini sunması gerekmektedir. Mahkeme, talebi duruşma yapmaksızın karara bağlayabileceği gibi, talep halinde duruşmalı inceleme de yapabilir.
Baro adli yardım bürosuna yapılacak başvuruda ise aşağıdaki belgelerin hazırlanması gerekmektedir:
-
Muhtarlıktan alınacak fakirlik belgesi
-
Tapu Müdürlüğü’nden alınacak gayrimenkul belgesi
-
Trafik Tescil Şube Müdürlüğü’nden alınacak araç kayıt belgesi
-
Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan alınacak sosyal güvenlik kayıt belgesi
-
Nüfus cüzdan fotokopisi
-
Varsa gelir durumunu gösteren belgeler (maaş bordrosu, emekli maaş belgesi vb.)
-
Kira kontratı, öğrenim belgeleri gibi ihtiyaç durumunu gösteren diğer belgeler
Adli Yardım Kararının Etkileri
Adli yardım talebinin kabul edilmesi halinde HMK m. 335/1 uyarınca aşağıdaki sonuçlar doğar:
-
Yapılacak tüm yargılama ve takip giderlerinden geçici muafiyet sağlanır.
-
Yargılama ve takip giderleri için teminat göstermekten geçici muafiyet tanınır.
-
Dava ve icra takibi sırasında yapılması gereken tüm giderler devlet tarafından avans olarak ödenir.
-
Davanın avukat ile takibi gerekiyorsa, ücreti sonradan ödenmek üzere bir avukat temin edilir.
Mahkeme, ücretsiz avukat görevlendirilmesine karar verdiğinde, bu kararı ilgili baroya bildirir ve baro tarafından bir avukat atanır. Görevlendirilen avukatın ücreti yargılama gideri olarak Hazineden ödenir.
Adli Yardımın Geçici Niteliği ve Mali Sorumluluk
Adli yardım kararının en önemli özelliği, sağladığı muafiyetin geçici olmasıdır. Dava veya takip sonunda, adli yardımdan yararlanan kişinin haksız çıkması durumunda, devlet tarafından ödenen tüm giderler ile ertelenen harç ve masraflar bu kişiden tahsil edilir.
HMK m. 338 uyarınca, adli yardım kararının kaldırılmasını gerektiren durumlar şunlardır:
-
Talebin baştan beri haksız olduğunun anlaşılması
-
Adli yardım koşullarının sonradan ortadan kalkması
-
Kişinin mali durumunun iyileşmesi
-
Kişinin mali durumu hakkında kasten veya ağır kusurlu olarak yanlış bilgi vermesi
Mahkeme, adli yardımdan yararlanan kişinin mağduriyetine neden olacağının açıkça anlaşılması halinde, yargılama giderlerinin tamamen veya kısmen ödenmesinden muaf tutulmasına karar verebilir. Ayrıca, uygun görülmesi halinde yargılama giderlerinin en geç bir yıl içinde aylık eşit taksitler halinde ödenmesine de hükmedilebilir.
Adli Yardım Kararına İtiraz
Adli yardım talebinin reddine ilişkin karar, tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde kararı veren mahkemeye dilekçe verilerek itiraz edilebilir. İtiraz incelemesi sonucunda verilen karar kesin niteliktedir. Adli yardım talebi reddedilen kişi, ödeme gücünde sonradan gerçekleşen ciddi bir azalmaya dayanarak yeniden talepte bulunabilir.
Sonuç
Adli yardım müessesesi, maddi yetersizlikleri nedeniyle hak arama özgürlüğünü kullanmakta zorlanan bireyler için hayati bir öneme sahiptir. Sosyal hukuk devleti ilkesinin doğal bir sonucu olan bu kurum, adil yargılanma hakkının ve silahların eşitliği ilkesinin hayata geçirilmesine katkı sağlamaktadır. Ancak unutulmamalıdır ki adli yardım, sınırsız ve koşulsuz bir hak olmayıp, kanunda belirtilen şartların varlığı halinde başvurulabilen geçici bir koruma mekanizmasıdır.
CN Avukatlık Ofisi olarak, adli yardım başvuruları ve sürecin yönetimi konusunda müvekkillerimize profesyonel hukuki destek sağlamaktayız. Adli yardım şartlarını taşıyıp taşımadığınızı değerlendirmek ve başvuru sürecinde size rehberlik etmek için hukuk ofisimizle iletişime geçebilirsiniz.
Bu makale bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, hukuki danışmanlık niteliği taşımamaktadır. Somut olaylarda mutlaka bir avukattan profesyonel destek alınması önerilir.







İlk yorum yapan siz olun