İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

AYM’DEN HÂKİM VE SAVCI YARDIMCILARININ SÖZLÜ SINAVINA İLİŞKİN KRİTİK KARAR (2025)

Karar Bilgileri

  • AYM Esas No: 2022/107

  • AYM Karar No: 2025/146

  • Karar Tarihi: 10.07.2025

  • Resmî Gazete: 09.12.2025 – Sayı: 33102


Karar Özeti

Anayasa Mahkemesi, hâkim ve savcı yardımcılarının eğitim süreci sonunda yazılı ve sözlü sınavlara tabi tutulmasını, bu sınavların kimler tarafından yapılacağını ve bazı hususların yönetmelikle düzenlenmesini öngören kurallara ilişkin iptal taleplerini incelemiştir.

Mahkeme;

  • Sözlü sınav yapılmasını öngören kuralın,

  • Sınav kurullarının oluşumuna ilişkin düzenlemelerin,

  • Hâkim ve savcı yardımcılarının görev, yetki ve eğitim süreçlerine dair birçok düzenlemenin

Anayasa’ya aykırı olmadığına karar vermiştir.

Ancak, Türkiye Adalet Akademisine bırakılan ve sınavların usul ve esaslarını doğrudan yönetmelikle düzenleme yetkisi tanıyan kural, kanuni çerçevesi yeterince çizilmediği için Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiştir. Bu iptal hükmünün 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.


Hukuki Dayanak: Anayasa’nın 140. Maddesi

Anayasa’nın 140. maddesi;
hâkim ve savcıların niteliklerinin, atanmalarının, mesleğe kabul süreçlerinin ve eğitimlerinin,
mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenmesini zorunlu kılar.

Anayasa Mahkemesi, bu güvence sisteminin yalnızca hâkim ve savcı olduktan sonraki süreci değil,
mesleğe giriş aşamasını ve hâkim–savcı yardımcılığı dönemini de kapsadığını açıkça vurgulamıştır.


AYM’nin Değerlendirmesi

1. Sözlü Sınav Şartı Anayasa’ya Aykırı mı?

Mahkeme, hâkim ve savcı yardımcılarının son eğitim döneminden sonra sözlü sınava tabi tutulmasının,
kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında olduğunu kabul etmiştir.

AYM’ye göre:

  • Kamu hizmetine girişte yazılı ve sözlü sınav öngörülmesi,

  • Hâkim ve savcı adayları bakımından istisnai veya yasak bir yöntem değildir,

  • Tek başına sözlü sınav yapılması, yargı bağımsızlığını veya hâkimlik teminatını ihlal etmez.

Bu nedenle, sözlü sınav yapılmasını öngören kuralın iptali reddedilmiştir.


2. Sınav Kurullarının Oluşumu Hukuka Uygun mu?

Başvuruda, yazılı ve sözlü sınav kurullarının üyelerinin idareye bağlı kişilerden oluştuğu, bu durumun tarafsızlığı zedelediği ileri sürülmüştür.

Anayasa Mahkemesi ise şu tespitleri yapmıştır:

  • Sınav kurullarının kimlerden oluşacağı kanunda açıkça belirtilmiştir,

  • Kurullarda eğitim sürecinde aktif rol alan, adalet hizmeti deneyimi olan kişiler yer almaktadır,

  • Kurul üyelerinin tamamının idare dışı veya yargıyla ilgisiz kişilerden oluşmadığı görülmektedir.

Bu nedenle Mahkeme, sınav kurullarının oluşumunun belirsiz veya keyfi olmadığına hükmetmiştir.


3. Yönetmelikle Düzenleme Yetkisi Nerede Aşırı Bulundu?

Kararın en kritik noktası buradadır.

Anayasa Mahkemesi, Türkiye Adalet Akademisine,

  • yazılı ve sözlü sınavların içeriğini,

  • değerlendirme ölçütlerini,

  • sınavların nasıl yapılacağını

doğrudan yönetmelikle belirleme yetkisi verilmesini, Anayasa’ya aykırı bulmuştur.

Gerekçe özetle şudur:

Hâkim ve savcıların mesleğe kabulünde belirleyici olan sınavların temel esasları kanunla düzenlenmelidir.
Bu konuların çerçevesi çizilmeden idareye bırakılması, yasama yetkisinin devri anlamına gelir.

Bu nedenle ilgili ibare iptal edilmiştir.


Gerekçe: Yasama Yetkisinin Devredilemezliği

Anayasa’nın 7. maddesi uyarınca, yasama yetkisi TBMM’ye aittir ve devredilemez.

AYM’ye göre;

  • Kanun, temel ilke ve sınırları çizmeden,

  • yürütmeye veya idari kurumlara geniş ve belirsiz düzenleme alanı bırakamaz.

Özellikle hâkimlik ve savcılık gibi anayasal güvence altında olan bir meslekte,
sınavın içeriği ve değerlendirme ölçütlerinin yönetmelik düzeyine bırakılması kabul edilemez.


Anayasal İlkeler Açısından Değerlendirme

Bu karar kapsamında Anayasa Mahkemesi;

  • Hukuk devleti ilkesi,

  • Hukuki güvenlik ve belirlilik,

  • Yargı bağımsızlığı,

  • Hâkimlik teminatı,

  • Yasama yetkisinin devredilemezliği

ilkelerini birlikte değerlendirmiştir.

Mahkeme, sınav sisteminin tamamen idarenin takdirine bırakılmasının,
yargıya duyulan toplumsal güveni zedeleyebileceğini özellikle vurgulamıştır.


Kararın Uygulamaya Etkisi ve Önemi

Bu kararın pratik sonucu şudur:

  • Sözlü sınav yapılmaya devam edilebilir,

  • Sınav kurulları mevcut sistemle görev yapabilir,

  • Ancak sınavların içeriği ve değerlendirme kriterleri,
    kanunla açıkça düzenlenmek zorundadır.

İptal edilen düzenleme, Resmî Gazete yayımından 9 ay sonra yürürlüğe gireceğinden,
yasama organına bu süre içinde yeni ve açık bir kanuni düzenleme yapma yükümlülüğü doğmuştur.


Sonuç

Anayasa Mahkemesi bu kararıyla;

  • Hâkim ve savcı yardımcılarının sözlü sınava tabi tutulmasını Anayasa’ya uygun bulmuş,

  • Ancak bu sınavların nasıl yapılacağının belirsiz şekilde yönetmeliklere bırakılmasını hukuka aykırı saymıştır.

Kısaca ifade etmek gerekirse:

Hâkim ve savcı adaylarının sınavla değerlendirilmesi mümkündür;
ancak bu değerlendirme keyfi değil, kanunla çizilmiş açık ve güvenli kurallara dayanmalıdır.

Bu karar, yargı bağımsızlığı ve mesleğe girişte liyakat ilkesinin korunması açısından son derece önemlidir.

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir