İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

YARGITAY’DAN EMSAL KARAR: ŞEKİLCİLİK ADALETE ENGEL OLAMAZ – HÂKİM, GERÇEĞE VE HAKKANİYETE GÖRE KARAR VERMELİDİR

Yargıtay, keşif harcının birkaç dakikalık gecikmeyle yatırılması nedeniyle davanın reddedilmesini hukuka aykırı buldu.
Kararda, hâkimlerin şekil kurallarına sıkı sıkıya bağlı kalmak yerine adalet ve hakkaniyet ilkeleriyle hareket etmesi gerektiği vurgulandı. Bu karar, miras ve tapu davalarında usul hatalarının adil yargılanma hakkını zedelememesi açısından emsal niteliği taşıyor.


Olayın Özeti

Davacı, Sivas ili Kangal ilçesinde bulunan birden fazla taşınmazın, annesinin babasından (yani kendi büyükbabasından) miras kaldığını, ancak kadastro tespiti sırasında dayıları adına yazıldığını ileri sürdü.
Bu nedenle, taşınmazların mirasçılar arasında payları oranında yeniden tescil edilmesini talep etti.

Davalılar ise, taşınmazların miras yoluyla değil, Hazine tarafından toprak tevzii komisyonu eliyle verildiğini savunarak davanın reddini istedi.


Uyuşmazlık Konusu

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Temel tartışma noktası, miras yoluyla kaldığı iddia edilen taşınmazların kime ait olduğunun ve mahkemenin eksik inceleme yapıp yapmadığının belirlenmesidir.


Yerel Mahkeme Kararı

İlk derece mahkemesi, keşif yapılmasına karar vermiş; ancak davacı vekili harcı 09:36’da yatırdığı hâlde, mahkeme 09:46’da “süre içinde yatırılmadı” gerekçesiyle keşiften vazgeçildiğini tutanak altına almış ve bu gerekçeyle davayı reddetmiştir.

Davacı vekili bu kararı temyiz etmiş, keşif ücretinin fiilen yatırıldığını ve davanın bu nedenle reddedilmesinin adalet ilkesine aykırı olduğunu ileri sürmüştür.


Yargıtay’ın Gerekçesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 12.09.2023 tarihli kararında yerel mahkemenin kararını bozmuştur.

Yüksek Mahkeme şu tespitlerde bulunmuştur:

  1. Tanıkların taraflarca hazır edilmesi zorunlu değildir.
    Hâkimin, delillerin toplanmasını kolaylaştırması gerekir; aksi hâlde adil yargılanma hakkı ihlal edilmiş olur.

  2. Davacı, keşif harcını yalnızca dakikalar içinde yatırmıştır. Bu kadar kısa sürede yapılan ödeme için keşiften vazgeçilmiş sayılması, hakkaniyete aykırıdır.

  3. Yargıtay, 1976 tarihli bir içtihadına da atıf yaparak şu ifadeyi hatırlatmıştır:

    “Hâkim; insana, tabiata, gerçeğe, olağana sırt çevirmeden ve katı kalıplar içinde sıkışıp kalmadan uyuşmazlığa insan kokusu taşıyan bir çözüm getirmek zorundadır.”

  4. Dolayısıyla hâkim, davayı şekli kuralların arkasına sığınarak değil, adalet ve çözüm odaklı bir yaklaşımla yürütmelidir.

  5. Ayrıca, aynı taşınmazlara ilişkin başka bir dava dosyasının (2015/379 E.) derdest olduğu ve bu davanın birleştirilerek değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Yargıtay, bu gerekçelerle yerel mahkemenin eksik inceleme yaptığını belirterek kararın bozulmasına karar vermiştir.


Hukuki Değerlendirme / Yorum

Bu karar, yargılamada şekilcilik ve adalet arasındaki dengeye dikkat çekmektedir.
Yargıtay, usul kurallarının amacının hakkı engellemek değil, korumak olduğunu vurgulamıştır.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 90 ve devamı maddeleri, delillerin toplanmasında taraflara yardımcı olma yükümlülüğünü hâkime yükler.
Dolayısıyla, bir avansın veya harcın dakikalar içinde yatırılması nedeniyle davanın reddedilmesi, hakkaniyetli yargılama ilkesine aykırıdır.

Bu karar aynı zamanda, adil yargılanma hakkının (Anayasa m. 36) yalnızca ceza yargılamasında değil, özel hukuk uyuşmazlıklarında da gözetilmesi gerektiğini göstermektedir.

Vatandaş açısından kararın anlamı şudur:

“Bir davada küçük bir usul eksikliği, hakkın özünü yok saymak için gerekçe olamaz. Hâkim, şekil kurallarına değil adalete odaklanmalıdır.”


Sonuç ve Uygulamadaki Önemi

Yargıtay’ın bu kararı, miras ve tapu davalarında usule ilişkin hatalar nedeniyle hak kaybı yaşanmasını önlemeye yöneliktir.
Mahkemelerin, delil toplama ve keşif gibi işlemlerde katı süre uygulamalarıyla tarafların adil yargılanma hakkını kısıtlamaması gerektiği açıkça ortaya konmuştur.

Karar, özellikle kırsal bölgelerdeki kadastro kaynaklı miras davaları için yol gösterici niteliktedir.
Benzer durumlarda vatandaşların, sürelere ve delil ibrazına ilişkin usul işlemlerini dikkatle takip etmeleri, gerekirse bu süreçleri bir avukat aracılığıyla yürütmeleri büyük önem taşımaktadır.


Karar Künyesi:

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, Esas No: 2022/4777, Karar No: 2023/4273, Tarih: 12.09.2023


SEO Etiketleri:

yargıtay kararı, emsal karar, tapu iptali, miras hukuku, kadastro davaları, adil yargılanma hakkı, hukuk rehberi

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir