İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU’NDAN EMSAL KARAR: HAKSIZ AZLEDİLEN AVUKAT, SÖZLEŞMEDEKİ TÜM VEKÂLET ÜCRETİNİ ALABİLECEK

Avukatın haksız yere azledilmesi durumunda, sözleşmede kararlaştırılan vekâlet ücretinin tamamına hak kazanıp kazanmayacağı konusundaki tereddüt, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun emsal kararıyla giderildi. Karara göre, müvekkil tarafından haksız şekilde azledilen avukat, henüz ifa etmediği işler için dahi sözleşmede belirlenen ücretin tamamını talep edebilecektir. Zira avukatın işi tamamlamasını engelleyen müvekkil, dürüstlük kuralı gereği kendi haksız eyleminin sonuçlarına katlanmalıdır.


Kararın Künyesi

Karar Veren Merci: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Esas No: 2024/666
Karar No: 2025/224
Karar Tarihi: 9 Nisan 2025
Konu: Haksız azil halinde avukatlık ücretinin tamamının ödenip ödenmeyeceği


Olayın Özeti

Davacı avukat ile davalı müvekkil arasında, bir alacak davasının takibi için avukatlık sözleşmesi imzalanmıştır. Avukat, müvekkili adına Karşıyaka 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 30.000 TL bedelli kısmi dava açmıştır. Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuyla taşınmazın değerinin 919.720 TL olduğu tespit edilmiş, bunun üzerine taraflar 1 Mart 2012 tarihinde yeni bir ücret sözleşmesi yaparak kısmi dava, ıslah veya ek dava dahil tüm hukuki yardımlar karşılığında 92.000 TL vekâlet ücreti belirlemişlerdir.

Kısmi davanın reddedilmesi üzerine avukat kararı temyiz etmiş, ancak temyiz incelemesi devam ederken müvekkil tarafından 29 Mart 2013’te azledilmiştir. Temyiz sonucunda Yargıtay, davanın kabulü gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuş; bozma sonrası dava 30.000 TL üzerinden kabul edilerek kesinleşmiştir. Avukat, sözleşmede yazılı 92.000 TL’yi tahsil için icra takibi başlatmış, itiraz üzerine itirazın iptali davası açmıştır.


Uyuşmazlık

Mahkeme ile Özel Daire (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi) arasında şu noktada görüş ayrılığı oluşmuştur: Özel Daire, avukatın yalnızca fiilen yaptığı işin (30.000 TL’lik kısmi dava) karşılığını alabileceğini, henüz açmadığı ek dava veya yapmadığı ıslah işlemi için sözleşmedeki ücretin tamamını isteyemeyeceğini, bu nedenle yaptığı ve yapmadığı işler oranında hesaplama yapılması gerektiğini belirtmiştir. Mahkeme ise haksız azil nedeniyle avukatın sözleşmedeki ücretin tamamına hak kazandığı görüşüyle direnmiştir.


Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun Değerlendirmesi

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, öncelikle vekâlet sözleşmesi ve avukatlık ücretine ilişkin temel ilkeleri hatırlatmıştır. Vekâlet sözleşmesi, güven ilişkisine dayanır ve avukatlık sözleşmesi, ücret unsuru zorunlu olan özel bir vekâlet sözleşmesidir. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 174/2. maddesine göre, avukatın azli halinde ücretin tamamı verilir; ancak avukatın kusur veya ihmalinden dolayı azledilmişse ücret ödenmez.

Azil, haklı veya haksız her zaman kullanılabilen bir haktır. Haklı azilde avukat ücret alamazken, haksız azilde avukat hangi aşamada olursa olsun üstlendiği işin tüm vekâlet ücretini talep etme hakkına sahiptir. İşin tamamlanmamış olması, emek ve mesainin bir kısmından tasarruf edilmiş bulunması sonucu değiştirmez.

Kurul, somut olayda taraflar arasındaki ücret sözleşmesinin geçerli olduğunu ve davacı avukatın azlinin haksız olduğunu vurgulamıştır. Sözleşmenin 5. maddesinde, iş sahibinin haklı neden yokken vekili azletmesi halinde avukatın sözleşmede belirlenen ücretin tamamını istemeye hak kazanacağı açıkça düzenlenmiştir.

Daha da önemlisi, avukatın ek dava açma imkânı, müvekkilin haksız azli nedeniyle elinden alınmıştır. Azil haklı veya haksız her zaman kullanılabilecek bir hak olmakla birlikte, Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralı gereğince, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. Özel Daire, henüz başlanmayan ve verilmeyen hizmetin bedelinin istenemeyeceği ilkesinden bahsetmişse de, bu durumun davalının haksız azlinden kaynaklandığı açıktır. Davalı, kendi hareketinin sonuçlarına katlanmalıdır. Bu nedenle sözleşmeyle kararlaştırılan şekilde ek dava açması haksız şekilde engellenen davacı avukatın, sözleşmeyle belirlenen tüm vekâlet ücretini alabileceği kabul edilmelidir.

Kurulda azınlıkta kalan görüş, haksız azil halinde avukatın tüm vekâlet ücretini alacağı ancak yapmadığı işin ücretini isteyemeyeceği, davacı avukatın davayı ıslah etmediği ve ek dava açmadığı için bunlara ilişkin belirlenen ücreti talep edemeyeceği, yaptığı işler ile yapmadığı işler arasında oranlama yapılması gerektiği yönünde olmuşsa da, bu görüş Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir.


Kararın Sonucu

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, Mahkemenin direnme kararını uygun bularak onamış ve şu ilkeyi benimsemiştir:

Haksız azledilen avukat, sözleşmede belirlenen vekâlet ücretinin tamamına hak kazanır. Müvekkilin haksız azli nedeniyle avukatın henüz ifa etmediği işler (ek dava, ıslah vb.) için de ücret talep edilebilir. Aksi halde, dürüstlük kuralına aykırı davranan müvekkil, kendi eyleminden yarar sağlamış olur.

Karar, oy çokluğuyla alınmış ve kesin niteliktedir.


Kararın Pratik Sonuçları

Bu karar, avukatlık sözleşmeleri ve özellikle azil durumunda ücret alacağı açısından önemli bir emsal teşkil etmektedir. Müvekkillerin, işin tamamlanmasını engellemek amacıyla haksız azil yoluna başvurmaları halinde, sözleşmedeki ücretin tamamını ödemek zorunda kalacakları açıktır. Avukatlar ise, haksız azil durumunda henüz ifa etmedikleri işler için dahi ücret talep edebileceklerdir. Karar, aynı zamanda dürüstlük kuralının sözleşme ilişkilerindeki önemini bir kez daha vurgulamaktadır.


Bu makale, bilgilendirme amaçlı olup hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Somut uyuşmazlıklarınız için mutlaka bir avukata danışınız.

cecenhukuk.com için hazırlanmıştır. Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir