İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

BOŞANMA DAVASI ÖRNEK DAVA DİLEKÇESİ

 

İSTANBUL NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİ’NE

DAVACI                                  :  

VEKİLİ                                   : Av. M. Agah

DAVALI                                  

ADRES   :

AÇIKLAMALAR

Taraflar yaklaşık 10 aylık evli olup bu evliliklerinden çocukları olmamıştır.

Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebebiyet veren geçimsizlik evliliğin ilk günlerinde başlayıp giderek şiddetlenmiştir. Davalının tavır ve davranışlarından kaynaklanan bu olumsuzluk evlilik birliğinin olmazsa olmazlarından olan güven ilişkisini tamamen ortadan kaldırdığı gibi birlikte yaşamadan beklenen kişisel ve toplumsal faydayı da yerle bir etmiştir. Şöyle ki;

Davalının evlilik öncesinde kendisiyle ilgili anlattığı birçok konunun sonradan doğru olmadığı ortaya çıkması ve yalan söylemeyi alışkanlık haline getirmesi güven duygusunu ortadan kaldırmıştır. Buna sebep olan olaylardan bazılarını şöylece özetleyebiliriz:

Evlilik öncesi görüşmelerde davalı, İstanbul’da hafızlığını tamamladığını, Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan hafızlık belgesi olduğunu, hafızlığı 8 ayda bitirdiği için umre hediyesi kazandığını, umreye abisi M Ö ile birlikte gideceğini söylemiştir. EK-1 de sunulan mesajlaşma çıktılarından da anlaşılacağı üzere umreye giderken telefonu götürmeyeceğini bu sebeple iletişim kuramayacaklarını beyan etmiştir. Hatta bu umrenin ikinci umresi olduğunu ifade etmiştir. Bu sebeple o dönem 10-15 gün kadar davalı ile müvekkil iletişim kuramamıştır.Mesajlardan da anlaşılacağı üzere 02.02.2017 tarihinde umreden döndüğünü söylemiş ve mesajlaşma tekrar başlamıştır. Evliliğin ilerleyen sürecinde davacının aslında hafız olmadığı, umreye de gitmediği anlaşılmıştır. İletişim kurulmayan dönemde ne olduğu, davalının neden böyle bir yalana başvurduğu müvekkilde ciddi bir şüpheye açtığı gibi o dönem halen karanlıktadır.

Mesaj kayıtlarıyla da sabit olduğu üzere altına, eşyaya tamah etmeyen ‘minder olsa yeter’ diyen davalı düğün alışverişleri sırasında her konuda sorunlar çıkarmış ekonomik ve sosyal durumla mütenasip olmayan istek ve tavırlar evlilik sürecinde de de devam ettiği gibi bir çok tartışma ve huzursuzluğa sebep olmuştur.

Davalı başlangıçta annesinin kanser hastalığından vefat ettiğini ve kendisinin de bağırsak kanseri başlangıcı teşhisiyle Seyhan Hastanesinde tedavi gördüğünü ve iyileştiğini söylemiş ise de kız isteme töreninden önce annesinin aslında yaşadığını ama doktorların umut vermediği için öyle söylediğini beyan etmiştir. Düğünden sonra ise annesinin sağlıklı olduğu ve kendisinin öyle bir rahatsızlık geçirmediği ortaya çıkmıştır.

Davalının yukarıda bahsedilenlerin dışında babasının arabasından, abisinin işine ve tahsiline kadar hemen hemen her konuda yalan söylediği ortaya çıkmış tüm bu davranış ve söylemler müvekkilin davalıya olan güvenini sıfıra indirmiştir.

Davalı, en ufak sebeplerden dolayı çıkardığı huzursuzluklardan sonra evi terk etmeyi olağan bir davranış haline getirmiştir. Daha evliliğin ikinci gününde bile müvekkilin yurtdışına gidecek olan dayısının evlerine hayırlı olsun ziyaretine gelmesini problem yapıp evi terk etmeye kalkmıştır. Bu gibi olaylar evlilik boyunca mütemadiyen tekrarlanmıştır.

Evlilik her iki tarafa da görevler ve sorumluluklar yükleyen bir toplumsal müessese olmasına rağmen davalı evlilik birliğinin bir kadına yüklemiş olduğu görev ve sorumlulukları yerine getirmekten ısrarla kaçınmıştır. Evin temizliği ile ilgilenmemiş, çoğu zaman yemek dahi yapmamıştır. Bu davranışlarıyla Tip 1 Diyabet (Şeker) hastası olan ve düzenli beslenmesi gereken müvekkilin sağlığını riske etmiş, tüm telkinlere rağmen görevlerini yapmaktan imtina etmiştir. Çamaşır, bulaşık gibi en basit işleri dahi yapmamış müvekkil evlilik boyunca giyecek temiz kıyafet bulmakta güçlük çekmiştir. Bu husus Yargıtay 2. H.D. 2016/12660 Esas – 2016/13926 Karar numaralı içtihadında da evlilik birliğini sarsan sebep olarak görülmüştür.

Davalı kişisel temizliğini de aksattığından müvekkil tarafından utanılarak uyarılmış ancak bu durumdan da müspet bir sonuç alınamamıştır. Bu hususlar bir çok kararda olduğu gibi Yargıtay 2. H.D. 2012/21189 Esas – 2013/7443 Karar ve 2016/17231 Esas – 2018/5989 Karar numaralı kararlarında evliliği çekilmez hale getiren sebepler olarak değerlendirilmiştir.

Davalı sinirlendiğinde müvekkile ve ev eşyalarına zarar verdiği gibi toplum huzurunda da bu davranışlarını sergilemekten kaçınmamıştır. Öyle ki gelen misafirlerin önünde bile müvekkile bağırmaktan çekinmemiş, kavga etmekten geri durmamıştır.

Davalı sadece müvekkile değil kendine de zarar vermeyi sıradan bir davranış haline getirmiş, defalarca kollarını jiletlemiştir. Kendini odaya kapatıp jiletle vücuduna zarar vermekte iken defalarca müvekkil tarafından engellenmiştir. Bu davranışının önceden de olduğu vücudundaki jiletten kaynaklı yara izlerinin düğün sonrası görülmesiyle anlaşılmıştır.

Yaşanılan tüm olumsuzluklara rağmen müvekkil büyük bir sabırla davalıya yardımcı olup evliliğini kurtarmaya çalışmıştır. Bu doğrultuda aile danışmanından yardım alınmış, davalı terapilere götürülmüştür. Aile danışmanının davalının psikiyatriye gitmesi gerektiği yönünde telkin ve tavsiyesi olmuştur. Davalı bunun üzerine kendi ailesi ile birlikte özel bir psikiyatri kliniğine gittiğini tedavi neticesinde LUSTRAL 50 mg isimli ilaç verildiğini ifade etmişlerdir. Müvekkilin haricen öğrendiğine göre davalının bu beyanının da gerçek dışı olduğu, davalının söz konusu tedaviyi evlilik öncesinde 2011 yılında aldığı tespit edilmiştir. Resmi sağlık kayıtları getirildiğinde davalının tedaviye gittiğini iddia ettiği tarihin 2018 olmadığı açığa çıkacaktır.

Tüm çaba ve gayretlerine rağmen davalıda en ufak bir ilerleme görülmemesi üzerine müvekkil ailesinin yanına gelmiştir. Aynı çatı altında iken yaşanan davalının beddua, hakaret ve tehditleri bu aşamadan sonra artarak devam etmiştir. Hakareti ispatlanan eş, Yargıtay kararlarında diğer eşe göre daha ağır kusurlu sayılmaktadır.

Davalının sebebiyet verdiği ve yukarıda detaylıca izah edilen olumsuzluklar evlilik birliğinin bir daha düzelmeyecek şekilde temelinden sarsılmasına sebebiyet vermiştir. Bu noktaya gelmiş bir evliğin devamı ne taraflar için ne de toplum için fayda getirmeyeceğinden boşanmaya karar verilmesini talep ediyoruz.

Müvekkil, yaşadığı hadiseler sebebiyle manevi açıdan ciddi şekilde yıpranmıştır. Evlendiği zaman kurduğu mutlu bir evlilik hayali yerle bir olmuştur. Davalının ağza alınmayacak beddua, tehdit ve hakaretlerine muhatap olan müvekkilin kişilik hakları saldırıya uğramıştır. Müvekkilin yaşadığı manevi çöküntüye bir nebze de olsa çare, davalıya da bir ders olması açısından 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak müvekkile ödenmesini talep ediyoruz.

Müvekkil evlilik ve yeni bir ev açmak için çok ciddi harcamalar yapmıştır. Boşanmadan sonra yeni bir evlilik yapacak olsa aynı masrafları yeniden yapmak zorunda kalacaktır. Bundan dolayı 50.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak müvekkile ödenmesini talep ediyoruz.

H.SEBEPLER: H.M.K., M.K., B.K. ve ilgili mevzuat.

DELİLLER:

  1. Nüfus kayıtları,
  2. Tanık beyanları.
  3. Tarafların ekonomik ve sosyal durumlarının araştırılması,
  4. Yemin ve her türlü yasal delil.

NETİCE-İ TALEP:

Yukarıda arz ve izah etmeye çalıştığımız sebeplere ve yargılama safahatında sabit olacak iddialarımıza istinaden davamızın kabulü ile;

  1. Tarafların BOŞANMALARINA,
  2. 50.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 100.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkile verilmesine;
  3. Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya tahmiline;

karar verilmesini vekâleten saygıyla arz ve talep ederiz.

Davacı Vekili 

EKLERİ: Mesaj Kayıtları, Onanmış vekâletname sureti.

Dava dilekçesinde davacının iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerinin gösterilmesi gereklidir. İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir. Usulüne uygun biçimde bildirilen vakıaların doğru olduğu yargılama sırasında ispat edilirse, tarafların talep sonuçları da bu duruma göre kabul veya reddedilecektir.

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir