İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

AYM’DEN ÖNEMLİ KARAR: BİRLEŞTİRME KARARI ARTIK DİĞER MAHKEMEYİ BAĞLAMAYACAK

Anayasa Mahkemesi, aynı yargı çevresindeki mahkemeler arasında verilen “birleştirme kararlarının” artık diğer mahkemeleri otomatik olarak bağlamayacağına karar verdi. Karar, yargı bağımsızlığı ve “tabii hâkim” ilkesinin korunması bakımından büyük önem taşıyor.


Giriş

Anayasa Mahkemesi’nin 17 Haziran 2025 tarihli bu kararı, uygulamada sıkça karşılaşılan “davaların birleştirilmesi” kurumuna ilişkin önemli bir değişikliğe yol açtı.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 166. maddesi uyarınca, aynı yargı çevresinde açılmış ve aralarında bağlantı bulunan davalar, belirli şartlar altında birleştirilebiliyordu. Ancak bugüne kadar, “birleştirme kararı diğer mahkemeyi bağlar” hükmü nedeniyle, bir mahkemenin verdiği birleştirme kararı diğer mahkemenin iradesini ortadan kaldırıyor; böylece hangi mahkemenin davaya bakacağı tek taraflı biçimde belirleniyordu.

Anayasa Mahkemesi, bu uygulamanın “tabii hâkim” ve “yargı bağımsızlığı” ilkelerini ihlal ettiğine hükmederek söz konusu ibareyi iptal etti.


Olayın Arka Planı

İptali istenen hüküm, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 166. maddesinin (1) numaralı fıkrasında yer alıyordu. Bu hükme göre, aynı yargı çevresinde açılan bağlantılı davalarda “birleştirme kararı ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar diğer mahkemeyi bağlar” denilmekteydi.

Bu düzenleme, bir mahkemenin tek taraflı kararıyla başka bir mahkemenin yetkisini fiilen ortadan kaldırmasına olanak tanıyordu.

İtiraz yoluna başvuran Nevşehir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi ve İstanbul Anadolu 15. Sulh Hukuk Mahkemesi, bu kuralın uygulanması hâlinde mahkemelerin bağımsız karar verme yetkisinin zedelendiğini ve davaların doğal hâkimi ilkesinin ihlal edildiğini belirterek Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu.


Başvuru Gerekçesi

İtiraz başvurularında, söz konusu ibarenin Anayasa’nın 2., 13., 36., 37. ve 138. maddelerine aykırı olduğu ileri sürüldü.

Özellikle şu anayasal güvencelere vurgu yapıldı:

  • Anayasa m. 37 (Tabii Hâkim İlkesi): Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz.

  • Anayasa m. 138 (Yargı Bağımsızlığı): Hâkimler, Anayasa’ya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verirler.

  • Anayasa m. 36 (Hak Arama Hürriyeti): Herkes meşru vasıta ve yollardan faydalanarak yargı mercileri önünde hakkını arama hakkına sahiptir.

Başvuru yapan mahkemeler, birleştirme kararının diğer mahkemeyi bağlaması sonucunda, mahkemenin yargılama yetkisi dış müdahaleyle değiştirildiğini, bunun da tarafların kanuni hâkim güvencesini ortadan kaldırdığını savundu.


Anayasa Mahkemesi’nin Gerekçesi

Anayasa Mahkemesi, “…ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar.” ibaresini iptal ederken şu anayasal ilkeleri dayanak aldı:

  1. Tabii Hâkim Güvencesi (Anayasa m. 37):

    • Kişinin hangi mahkeme önünde yargılanacağını dava açılmadan önce bilmesi gerekir.

    • Birleştirme kararıyla mahkemenin keyfî biçimde değiştirilmesi, kanuni hâkim ilkesini zedeler.

  2. Yargı Bağımsızlığı:

    • Bir mahkemenin, başka bir mahkemenin iradesini bağlayacak şekilde karar vermesi, mahkemelerin bağımsızlığına müdahale anlamına gelir.

    • Her mahkeme, kendi yargı yetkisi kapsamında bağımsız biçimde karar verme hakkına sahiptir.

  3. Denetim Eksikliği:

    • Mevcut düzenlemede, birleştirme kararının usulsüz verilmesi hâlinde bu kararın ortadan kaldırılmasına imkân veren etkin bir denetim mekanizması bulunmamaktadır.

    • Bu durum, keyfî kararların geri döndürülemez şekilde uygulanmasına yol açabilir.

Mahkeme, bu nedenlerle ibarenin “davaya bakacak mahkemeyi geri dönülemez şekilde değiştirdiğini”, dolayısıyla Anayasa’nın 37. maddesinde güvence altına alınan kanuni hâkim ilkesine aykırı olduğunu belirterek iptal kararı verdi.

Karara, üyeler Hasan Tahsin Gökcan, Basri Bağcı ve İrfan Fidan karşı oy kullandı.


Değerlendirme ve Sonuç

1. Yargı Bağımsızlığı ve İş Bölümü Açısından Önemi

Karar, mahkemeler arasındaki “iş bölümü ve yetki ilişkisi” bakımından önemli bir dönüm noktasıdır. Artık bir mahkeme, diğer mahkemeyi bağlayacak şekilde tek taraflı bir birleştirme kararı veremeyecektir.
Bu durum, mahkemelerin idari veya yargısal baskıdan bağımsız karar verebilmesi açısından önemli bir güvencedir.

2. Uygulamadaki Pratik Sonuçlar

Kararın ardından, aynı yargı çevresinde görülen davalar arasında bağlantı bulunduğu gerekçesiyle yapılan birleştirme taleplerinde:

  • Her iki mahkeme de bağımsız değerlendirme yapacak,

  • Birleştirme kararı verilse dahi diğer mahkeme bunu kabul etmek zorunda olmayacak,

  • Gerektiğinde davalar yeniden ayrılabilecek veya kendi mahkemelerinde görülmeye devam edecek.

Bu değişiklik, dosya devri, iş yoğunluğu dengesi ve mahkeme yetkisi konularında önemli sonuçlar doğuracaktır. Özellikle bağlantı bulunmadığı hâlde dosyaların zorla birleştirilmesi uygulaması artık ortadan kalkacaktır.


Sonuç: Bu Karar Ne Değiştiriyor?

Artık aynı yargı çevresindeki mahkemelerden biri, “bu davaları birleştiriyorum” dediğinde diğer mahkeme bu kararla bağlı olmayacak.
Her mahkeme kendi yetkisini ve bağlantı koşullarını bağımsız şekilde değerlendirebilecek.
Bu karar, yargı bağımsızlığını güçlendiren, mahkemelerin eşit statüsünü koruyan ve tabii hâkim güvencesini pekiştiren önemli bir dönüm noktasıdır.


Karar Künyesi:

Anayasa Mahkemesi, Esas No: 2024/237 – Karar No: 2025/137
Tarih: 17.06.2025
Resmî Gazete Yayım Tarihi: 25.09.2025 – Sayı: 33028

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir