İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

AVUKATIN HAKSIZ YERE BAROYA VE SAVCILIĞA ŞİKAYET EDİLMESİ, MANEVİ TAZMİNAT GEREKTİRİR

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, haksız şikayet nedeniyle kişilik hakları zedelenen avukat lehine manevi tazminata hükmedilmesini onayan önemli bir karara imza attı. Karara göre; avukatın daha önce vekilliğini yaptığı müvekkil tarafından savcılığa, baroya ve hukuk mahkemesine haksız yere şikayet edilmesi, hak arama özgürlüğünün kötüye kullanılması anlamına gelmekte ve bu durum manevi tazminat sorumluluğu doğurmaktadır.

OLAYIN GEÇMİŞİ

Avukat D, geçmişte M’nin avukatı olarak çalıştı. D, M adına çok sayıda işe iade davası açtı ve tamamını kazandı. Bu davalardan sonra taraflar arasında vekalet ilişkisi sona erdi ve M, avukatı D’ye imzalı bir ibraname vererek, ilişkiyi sonlandırdığını ve kendisini ibra ettiğini bildirdi. Ancak D’nin yanında çalışan avukat, bu ibranameyi fark etmeyerek M adına açılmaması gereken bir tam yargı davası açtı.

Durumu fark eden avukat D, hatayı belgelemek istedi fakat ibranameyi bulamadı. Bu süreçte M, D’ye noter ihtarnamesi göndererek 6.000 TL ödemezse hakkında yasal yollara başvuracağını bildirdi. Sonrasında D hakkında Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu, İstanbul Barosu’na şikayet dilekçesi verdi ve ayrıca maddi – manevi tazminat davası açtı.

YARGILAMA SÜRECİ VE SONUÇLARI

Yargılama sürecinde D, ibranameyi başka bir dosya içinde bularak mahkemeye sundu. M ise imzanın kendisine ait olmadığını iddia etti. Ancak ceza mahkemesince yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda imzanın M’ye ait olduğu anlaşıldı ve D beraat etti. D’nin iftiraya uğradığı gerekçesiyle yapılan başvuru sonucunda M hakkında iftira suçundan dava açıldı, ancak dosya zamanaşımı nedeniyle sonuçlanmadan kapandı.

İstanbul Barosu ise, disiplin soruşturmasında ceza davası sonucunu bekleme kararı aldı. Bu süre boyunca avukat D, baro kayıtlarında “şikayet edilen avukat” olarak göründü.

M tarafından açılan hukuk davasında da, mahkeme D’nin kusurlu olmadığına ve herhangi bir maddi zarar oluşmadığına karar vererek tazminat talebini reddetti.

MANEVİ TAZMİNAT DAVASI VE HUKUK GENEL KURULU KARARI

Bu olaylar üzerine avukat D, kişilik haklarının zedelendiği gerekçesiyle manevi tazminat davası açtı. İlk derece mahkemesi 6.000 TL manevi tazminata hükmetti. Karar Yargıtay 4. Hukuk Dairesi tarafından tazminat miktarının fazla olduğu gerekçesiyle bozuldu. Ancak yerel mahkeme bu kararda direndi.

Hukuk Genel Kurulu, direnme kararını değerlendirerek, olayın tüm gelişim süreci ve avukat D’nin uğradığı mesleki itibar kaybı, ruhsal elem ve rencide oluş dikkate alındığında 6.000 TL manevi tazminatın fazla olmadığına hükmetti.

KARARIN HUKUKİ DEĞERLENDİRMESİ

Kararda, kişilik haklarının korunmasının temel bir ilke olduğu ve haksız yere yapılan şikayetlerin bu hakları zedeleyebileceği vurgulanmıştır. Ayrıca, hak arama özgürlüğünün sınırlarının aşıldığı ve hakkın kötüye kullanıldığı hallerde tazminat sorumluluğunun doğacağına dikkat çekilmiştir.

SONUÇ

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2017/1372 E., 2018/1106 K. sayılı bu kararı, avukatlık mesleğini icra edenler açısından son derece önemlidir. Karar; müvekkilin haksız ve mesnetsiz şikayetlerinin, avukatın mesleki ve kişisel itibarına zarar vermesi halinde, şikayet edenin manevi tazminatla sorumlu tutulabileceğini açıkça ortaya koymaktadır.

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir