İçeriğe geç
· ·

VAKIF ÜNİVERSİTESİNDE ÇALIŞAN AKADEMİSYENLERİN İŞÇİLİK ALACAKLARINDA GÖREVLİ MAHKEME HANGİSİDİR?


Vakıf üniversitelerinde çalışan akademik personelin işçilik alacaklarına ilişkin açacağı davalarda görevli mahkemenin idari yargı mı yoksa adli yargı mı olduğu konusu, uzun süredir hem doktrinde hem de yargı kararlarında çelişkili uygulamalarla gündeme gelmektedir. Bu yazıda, konuyla ilgili güncel yargı kararları ve mevzuat çerçevesinde, görevli mahkemenin tespiti ele alınacaktır.


GÖREV KAVRAMI VE HUKUKİ DAYANAĞI

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 1. maddesi açıkça belirtmektedir:

“Mahkemelerin görevi ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir.”

Görev hususu, bir mahkemenin uyuşmazlığı esastan inceleyip inceleyemeyeceğine dair temel bir yetki meselesidir. Görevsizlik durumunda taraflar itiraz etmemiş olsa dahi mahkeme re’sen görevsizlik kararı vermek zorundadır.

HMK m.20’ye göre, görevli olmayan mahkemede açılan davanın usulî anlamda hak kaybına yol açmaması için, tarafların süre içinde davayı görevli mahkemeye taşıması mümkündür. Ancak bu, hem zaman kaybına hem de hukuki güvencelerin zedelenmesine yol açabilir.


VAKIF ÜNİVERSİTELERİNİN HUKUKİ NİTELİĞİ

Anayasa’nın 130. maddesi ile 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu uyarınca kurulan vakıf üniversiteleri, kamu tüzel kişiliğine sahiptir. Ancak devlet üniversitelerinden farklı olarak, kamu kaynağı kullanmayan, mali ve idari özerkliğe sahip kurumlardır.

Vakıf üniversitelerinde çalışan akademik personelin atama, yükseltme ve disiplin işlemleri kamu hukuku ilkelerine tabi olsa da, mali ve özlük haklarına ilişkin işlemler çoğunlukla özel hukuk hükümlerine göre yürütülmektedir.

Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliği’nin 23. maddesi bu ayrımı netleştirir:

“Bu personelin aylık ve diğer özlük hakları bakımından 4857 sayılı İş Kanunu hükümleri uygulanır.”


AKADEMİSYENLERİN SÖZLEŞME TÜRÜ: İDARİ Mİ, ÖZEL HUKUK MU?

Konunun özünü, vakıf üniversitesi ile öğretim elemanı arasında kurulan sözleşmenin hukuki niteliği oluşturur.

1. İDARİ SÖZLEŞME GÖRÜŞÜNE GÖRE:

  • Vakıf üniversiteleri kamu tüzel kişisi olduğundan,

  • Akademik personel kamu hizmeti yürüttüğünden,

  • Aradaki ilişki idari hizmet sözleşmesidir,

  • Bu nedenle görevli mahkeme idari yargıdır.

2. ÖZEL HUKUK SÖZLEŞMESİ GÖRÜŞÜNE GÖRE:

  • Akademik personelin mali hakları ve sözleşmesi iş kanunu hükümlerine tabidir,

  • Taraflar arasında imzalanan belge iş sözleşmesidir,

  • Görevli mahkeme iş mahkemeleridir.

Bu görüş, öğretim üyelerinin iş güvencesine erişimi, hak arama özgürlüğü ve idarenin tek taraflı fesih yetkisine karşı korunması bakımından daha çağdaş ve dengeli bir yaklaşım sunmaktadır.


YARGI KARARLARI NE DİYOR?

⚖️ UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ KARARLARI:

  • Vakıf üniversitesinde çalışan akademik personelin sözleşme feshine ilişkin davaların idari işlem niteliğinde olduğu, bu nedenle idari yargının görevli olduğu belirtilmiştir.

  • İşe iade ve tazminat taleplerinin de bu kapsamda idari dava türlerinden tam yargı davası olduğu ifade edilmiştir.

⚖️ YARGITAY HUKUK GENEL KURULU KARARI (30.09.2021):

  • Vakıf üniversitelerinde çalışan öğretim elemanları ile yapılan sözleşmelerin özel hukuk sözleşmesi olduğu sonucuna varılmıştır.

  • Özellikle mali haklar (maaş, ek ders ücreti, tazminat vs.) bakımından adli yargının görevli olduğuna hükmedilmiştir.

⚖️ İDARE MAHKEMESİ VE BÖLGE İDARE MAHKEMESİ UYGULAMALARI:

  • Akademik sözleşmenin feshine karşı açılan davalarda idari yargının görevli olduğu yönünde kararlar mevcuttur.

  • Ancak işçilik alacaklarının tahsiline yönelik talepler için yetkinin adli yargıda olduğuna karar verildiği örnekler de bulunmaktadır.


GÜNCEL DURUM: YARGI YOLLARI ARASINDA ÇELİŞKİ SÜRÜYOR

Bugün itibarıyla yüksek mahkemeler arasında tam bir içtihat birliği sağlanmış değildir.
Bazı davalarda Uyuşmazlık Mahkemesi idari yargıyı görevli sayarken, diğerlerinde Yargıtay adli yargının görevli olduğunu belirtmektedir.

Bu da, uygulamada:

  • Görevsizlik kararları,

  • Usulden retler,

  • Dosyaların yargı yerleri arasında gidip gelmesi gibi zaman ve hak kaybına yol açan sonuçlar doğurmaktadır.


ÖRNEK OLAY: GÖREV UYUŞMAZLIĞINA RAĞMEN DAVA KABUL EDİLDİ

Tarafımızca yürütülen bir davada, öğretim görevlisi olan müvekkilimizin eksik ödenen ücretleri için açılan davada idare mahkemesi görevli olduğunu kabul etmiş, yargılama sonunda davanın kabulüne karar vermiştir.

Davalı üniversitenin yaptığı görev itirazı ise Bölge İdare Mahkemesi tarafından reddedilmiş, karar kesinleşmiştir. Bu örnek de göstermektedir ki, her somut olay kendi koşullarında değerlendirilmelidir.


SONUÇ VE DEĞERLENDİRME

Vakıf üniversitelerinde çalışan öğretim elemanlarının işçilik alacaklarına ilişkin davalarda görevli yargı yerinin tespiti konusunda yargı kararları arasında birlik bulunmamaktadır.

Ancak:

  • Eğer uyuşmazlık mali haklara (maaş, ek ders ücreti, tazminat, fazla mesai) ilişkinse,

    • Adli yargı (iş mahkemeleri) genellikle görevli kabul edilmektedir.

  • Eğer uyuşmazlık sözleşmenin feshinin iptali veya mesleki unvana ilişkin işlemler ise,

    • İdari yargı daha baskın biçimde görevli kabul edilmektedir.

Bizim de katıldığımız görüşe göre; vakıf üniversitesi öğretim elemanlarıyla yapılan sözleşmeler özel hukuk niteliği taşıdığından, işçilik alacaklarında görevli mahkeme adli yargıdır.