İçeriğe geç

Yargıtay’dan emsal karar: enflasyon zararı da talep edilebilecek

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin verdiği emsal nitelikteki kararla birlikte, yüksek enflasyon ortamında “munzam zarar” yani temerrüt faizini aşan zararın da borçlulardan talep edilebileceği netleşti. Bu karar, alacaklıların paralarının zamanında ödenmemesi sebebiyle uğradıkları ekonomik kayıpların artık yargı önünde tazmin edilebileceğinin önünü açtı.

ENFLASYONUN ALACAKLILARA VERDİĞİ ZARAR GÜNDEMDE

Avukat değerlendirmelerine göre, yüksek enflasyon sebebiyle paranın alım gücündeki ciddi düşüş, borç ilişkilerinde mağduriyetlere yol açıyor. Tekışık, “Borcun geç ödenmesi durumunda, alacaklı yalnızca temerrüt faiziyle değil, bunun da ötesinde paranın değer kaybından doğan zararını da yani munzam zararı borçludan talep edebilir” dedi.

YARGITAY 6. HUKUK DAİRESİ’NDEN EMSAL NİTELİĞİNDE BOZMA KARARI

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 2024/3534 Esas, 2025/15 Karar sayılı dosyasında, bir konut kooperatifi üyesinin açtığı aşkın zarar davası dikkate değer bulundu. Davacı, kendisine tahsis edilen dairenin kooperatif borçları nedeniyle icra yoluyla satıldığını, senet karşılığında verilen alacağını ise yıllar sonra tahsil edebildiğini ancak konut fiyatlarındaki artış sebebiyle aynı nitelikte bir konut alamadığını belirtti.

İlk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi davacının zararını somut şekilde ispatlayamadığı gerekçesiyle davayı reddetti. Ancak Yargıtay, davacının konut edinme şansını kaybettiği ve ekonomik kayba uğradığı yönündeki iddialarının dikkate alınması gerektiğini belirterek kararı bozdu.

BORÇLUNUN KUSURU VARSA ZARARDAN SORUMLULUĞU DA VAR

Borçlar Kanunu’nun 122. maddesine atıf yapan Tekışık, eğer temerrüt faizi zararları karşılamıyorsa ve borçlu da kusursuz olduğunu ispat edemiyorsa, munzam zarardan sorumlu tutulabileceğini ifade etti. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında da, düşük faiz oranlarıyla borçlu lehine oluşan dengenin adil olmadığına dair değerlendirmeler yer almakta.