Geçmişi çok eskiye dayanan iş birliği modellerinin olgunlaşması modern dönemde olmuştur. Bu bağlamda ticari yaşamda iş birliği, özellikle küreselleşmeyle daha da gelişmiş, bununla beraber yapılan iş birliklerinin çapları da büyümüştür. Artık iş birliği modelleri sayesinde mega projeler, birbirlerinden farklı ulusların tabiiyetinde dev şirketler birlikteliğinde kolayca yapılabilmektedir. Bu sayede artık kıtalar birleştirilmekte, yüzlerce metrelik uzunlukta binalarla gökler delinebilmektedir. İşte ortak girişimler de özünde “birlikten kuvvet doğar” felsefesinin barındığı ve kişilerin birlikte iş yapmak için oluşturduğu iş birliği modellerinden biridir. Ortak girişimlerin kurulmalarında sayısız faydalar ve çeşitli gerekçeler sayılabilirse de esasen bütün ortak girişimler daha kolay yoldan daha fazla kâr etmek için kurulur. Özellikle çağımızda gelişen teknoloji ile dünyanın bir “köy” halini alması ve bunun sonucunda sermayenin uluslararası dolaşımının kolaylaşması zaten yaygın olan ortak girişimleri çok daha yaygın hale getirmiş ve ortak girişimlerin önemini ulusal ve uluslararası kapsamda daha da artırmıştır.
Ortak Girişimin Tanımı
Ortak girişimlere, her ne kadar “ortak girişim” şeklinde bir adlandırma yapılmış ise de esasen ortak girişimler, iş birliği yapmayı arzulayan teşebbüslerin6 aralarındaki sözleşme(ler)den başka bir şey değildir. Daha teknik bir ifade ile ortak bir stratejik amaç doğrultusunda faaliyette bulunacak olan hukuken ve ekonomik olarak birbirinden bağımsız birden fazla teşebbüsün bir sözleşme ile bir araya gelerek bu faaliyette bulunacaklarına dair anlaşmaları ile ortak girişim kurulur. Burada birlikte iş yapacak olan teşebbüsler, sözleşme serbestisi sayesinde, hukuka uygun olmak kaydıyla amaçlarına ulaşmak için ihtiyaca göre diledikleri sözleşmeyi yapabilir ve envai ticari faaliyette bulunabilirler. Ortaklıklar Hukukunda, ortak girişimlere ilişkin özel bir düzenleme olmadığından8, sözleşme serbestisinin sağladığı bürokratik süreçlerin azlığı nedeniyle kolayca kurulabilmeleri ve aynı nedenden dolayı çok geniş yelpazede faaliyette bulunabilmeleri, yani ortak girişimin bu esnek yapısı, ortak girişimlerin belirli bir kalıba sokulmalarına, bir tanıma sıkıştırılmalarına engel olmuştur. Bu yüzden ortak girişimlerin üzerinde uzlaşılmış bir tanım yoktur. Ancak öğretide belirli asgari şartlardan hareketle çeşitli tanımlar yapılmıştır.
Her ne kadar ortak girişimlerin tamamını kapsayan bir tanım yapmak güç ise de bütün ortak girişimlerin karakteristik özelliklerini bünyesinde barındıran genel bir çerçeve çizmek faydalı olacaktır. Elbette ortak girişim esnek yapısı sayesinde bu tanımda girilen kalıpların dışına çıkabilecektir. O halde ortak girişimler, hukuken ve ekonomik olarak bağımsız birden fazla teşebbüsün, ortak ekonomik bir strateji ve amaç etrafında aralarında yaptıkları bir sözleşme ile bir araya gelerek, genellikle müşterek olarak yönettikleri bir organizasyon aracılığıyla, belirli bir risk barındıran iktisadi faaliyetlerde, kâr etmek amacıyla, zararın tamamından müteselsilen sorumlu olmayı üstlendikleri, iş birliği modelleridir. Ortak girişimlerin; kâr amacıyla kurulması, tarafların ortak kontrollerinin bulunması, çoğunlukla riski yüksek faaliyetlerde bulunması bu yapıların karakteristik unsurudur.
Av. Muhammed Agah ÇEÇEN(LL.M)
Yazı ilginiz çektiyse kitabımı online olarak buradan satın alabilirsiniz.







İlk yorum yapan siz olun