Mirasbırakanın Minnet Duygusuyla Yaptığı Taşınmaz Devri Hukuken Geçerli Midir?
Miras hukukunda en çok karşılaşılan uyuşmazlık türlerinden biri, muris muvazaası nedeniyle açılan tapu iptal ve tescil davalarıdır. Özellikle, mirasbırakanın sağlığında yaptığı taşınmaz devirleri, mirasçılar arasında “mal kaçırma” şüphesi doğurmakta ve çoğu zaman yargı yoluna başvurulmaktadır.
Peki, yaşlılık veya hastalık döneminde, bakımını üstlenen bir çocuğuna veya yakınına taşınmazını devreden mirasbırakanın bu işlemi geçerli midir? Yargıtay kararları, bu tür uyuşmazlıklarda mirasbırakanın gerçek iradesini, yani devirdeki asıl amacını inceleyerek değerlendirme yapmaktadır.
MURİS MUVAZAASI NEDİR?
Muris muvazaası, mirasbırakanın, gerçekte bir bağış yapmak istediği halde, tapuda bu işlemi satış ya da ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi göstermesidir. Bu yolla, mirasbırakan bazı mirasçılarının ileride miras hakkı elde etmesini engellemek ister. Ancak bu işlemler, miras hakkı çiğnenen mirasçılar tarafından muvazaa nedeniyle iptal ettirilebilir.
YARGITAY’DAN DİKKAT ÇEKEN KARAR: MİNNET DUYGUSUYLA YAPILAN DEVRİN MUVAZAASI YOKTUR
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 2014/16629 E., 2016/5200 K. sayılı kararı, bu konuda önemli bir içtihat sunmaktadır.
Somut olayda; yaşlı ve hasta bir baba, 15 yıl boyunca kendisine bakan oğluna taşınmazını satış göstererek devretmiştir. Diğer mirasçılar ise bu işlemin muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescil davası açmıştır. Ancak Yargıtay, olayda:
-
Mirasbırakanın uzun süre sağlık sorunları yaşadığı,
-
Kendisine özenle bakıldığı,
-
Devrin bir minnet duygusuyla yapıldığı,
-
Gerçekte mal kaçırma amacının bulunmadığı kanaatine vararak,
davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
SATIŞ GİBİ GÖSTERİLEN AMA HİZMET KARŞILIĞI YAPILAN DEVİRLERDE NE OLUR?
Yargıtay, bu tür işlemlerde semen (bedel) unsurunun mutlaka para olmasını şart koşmaz. Bakım, hizmet, emek gibi maddi olmayan değerler de geçerli bedel kabul edilebilir. Önemli olan, muris iradesinin bağışa değil, mirastan mal kaçırmaya mı yöneldiğidir.
NE ZAMAN MUVAZAA KABUL EDİLİR?
Muvazaa iddiasının kabul edilmesi için;
-
Tapudaki işlemle gerçek irade arasında fark olması,
-
Mirasbırakanın mal kaçırma niyetiyle hareket etmiş olması,
-
Sözde satışın aslında bağış niteliği taşıması,
-
Satış bedelinin hiç alınmaması veya fahiş şekilde düşük gösterilmesi,
gibi unsurların birlikte değerlendirilmesi gerekir. Ayrıca mirasçılar arası denge bozulmuşsa, mahkeme muvazaaya daha eğilimli bakar.
SONUÇ: HER DEVRİN MUVAZAALI OLDUĞU KABUL EDİLEMEZ
Mirasbırakanın, sağlık sorunları sebebiyle kendisine bakan çocuğuna taşınmaz devretmesi, her zaman mirasçılardan mal kaçırma amacı taşımaz. Özellikle bakım, hizmet ve sadakat gibi insani değerler karşılığında yapılan devirlerin, muris muvazaası olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Yargıtay da artık bu doğrultuda daha esnek ve irade merkezli yorum yapmaktadır.
MİRASYEDİLİĞE KARŞI HAKKINI KORU
Eğer mirasbırakanın yaptığı bir taşınmaz devrinin muvazaalı olduğunu düşünüyorsanız, bir miras hukuku avukatından destek alarak tapu iptal ve tescil davası açabilirsiniz. Ancak unutmayın; her devir işleminde mahkemeler artık muris iradesini, toplumsal değerleri ve kişisel emeği de dikkate almaktadır.
Etiketler (SEO için):
muris muvazaası nedir, tapu iptal davası, mirastan mal kaçırma, minnet duygusuyla yapılan devir, miras hukuku, yargıtay kararları, taşınmaz devri iptali, bakım karşılığı taşınmaz, muris iradesi, mirasçılar arası eşitsizlik










İlk yorum yapan siz olun