İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

ELBİRLİĞİ MÜLKİYETİNİN PAYLI MÜLKİYETE DÖNÜŞTÜRÜLMESİ

Elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi

Madde 644-

Bir mirasçı, terekeye dahil malların tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi isteminde bulunduğu takdirde sulh hâkimi, diğer mirasçılara çağrıda bulunarak belirleyeceği süre içinde varsa itirazlarını bildirmeye davet eder.

Elbirliği mülkiyetinin devamını haklı kılacak bir itiraz ileri sürülmediği veya mirasçılardan biri belirlenen süre içinde paylaşma davası açmadığı takdirde, istem konusu mal üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesine karar verilir.

Terekeye dahil diğer hakların ve alacakların paylar oranında bölünmesi hususunda da yukarıdaki hükümler uygulanır.

______________

Elbirliği mülkiyetinde ortakların payları her birinin hakkına yaygın olduğu kabul edildiğinden, Medeni Kanun’un 640. amir hükmü gereği de paydaşların tek başlarına tasarruf yetkisi kazanabilmeleri veya bedelin paydaşlarca ayrı ayrı paylaştırılabilmesi için ortaklığa ya temsilci atanması ya da ortaklığın paylı mülkiyete dönüştürülmesi gerekmektedir. Elbirliği halindeki mülkiyetin paylı mülkiyete dönüştürülerek, paydaşların payları oranında tasarruf etme yolunun açılması uygulama açısından kolaylık sağlayacağı kuşkusuzdur.

 

 

PAYLI MÜLKİYETE GEÇİLMESİ 

Bu yazı buradan alınmıştır:Çabri, S. (2020). Miras Hukuku Şerhi (TMK m. 640-682) Cilt III. On İki Levha Yayıncılık

TMK m. 676/II’de paylaşma sözleşmesiyle mirasçıların, tereke mallarının tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin miras payları oranında paylı mülkiyete dönüştürülmesini de kabul edebilecekleri düzenlenmiştir. TMK m. 644’te ise mirasçılara, sulh hâkimine başvurarak terekeye dâhil malların tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesini isteme hakkı tanınmıştır. Bu hükümde paylı mülkiyete geçilmesi mahkeme kararıyla gerçekleşirken, TMK m. 676/II’de paylı mülkiyete geçilmesi mirasçıların anlaşmasıyla gerçekleşmektedir. Paylı mülkiyete geçilmesi tereke malı üzerindeki elbirliği mülkiyetini sona erdirir. Elbirliği mülkiyetinin sona ermesinden sonra payın devri tamamen genel hükümlere tabidir. Örneğin paylı mülkiyete geçilen malın paylaşılmasına ilişkin sözleşmenin geçerliliği resmî şekle bağlıdır. Yine payın diğer mirasçılara devrine ilişkin sözleşmenin resmî şekilde yapılması gerekir (TMK m. 706). Görüldüğü üzere elbirliği mülkiyetinin sona ermesi, mirasın paylaşılmasına veya miras payının devrine ilişkin hükümlerin uygulanmasını engeller.

Paylı mülkiyete geçme terekenin tamamına veya bir kısmına ilişkin olabilir. Örneğin mirasçılar terekedeki sadece bir taşınmaz üzerinde paylı mülkiyete geçilmesi konusunda anlaşabilirler. Paylı mülkiyete geçilmesine ilişkin anlaşmanın geçerliliği TMK m. 676/III gereği adi yazılı şekle bağlıdır. Adi yazılı şekle uyulmadığı sürece mirasçıların paylı mülkiyete geçme zorunluluğu yoktur. Ancak mirasçıların paylı mülkiyete geçilmesine yanaşmaması TMK m. 644 uyarınca sulh mahkemesine başvurmaya veya KK m. Ek-3 uyarınca taşınmazlara ilişkin idari yoldan paylı mülkiyete geçilmesini istemeye engel değildir.

TMK m. 676 gereği elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi konusunda yazılı şekilde anlaşmaları halinde mirasçılar birbirlerine karşı paylı mülkiyete geçmeyi borçlanmış olurlar. Mirasçıların paylı mülkiyete geçmek için tapuda gerekli işlemleri yapmaktan kaçınması halinde her bir mirasçı dava açarak mahkeme kararıyla paylı mülkiyete geçilmesini sağlayabilir. Oysa TMK m. 644 veya KK m. Ek-3’e başvurulması halinde kanunda öngörülen sebeplerin varlığı halinde mirasçılar itiraz ederek paylı mülkiyete geçişi engelleyebilirler. Paylı mülkiyete geçildikten sonra paydaşlar ortaklığın giderilmesi için kural olarak her zaman dava açabilir. Ortaklığın giderilmesi davasının dayanağını TMK m. 698 oluşturur.

Yargıtay 14. HD, E. 2015/18941, K. 2017/9667, T. 25.12.2017

Mirasçılar taşınmazlar üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesini TMK m. 644’e göre isteyebileceği gibi KK m. Ek-3’e göre de isteyebilir. KK m. Ek-3’e göre taleplerinin reddedilmesi TMK m. 644’e göre sulh hâkimine başvurmaya engel değildir. KK m. Ek 3’ün TMK m. 644’ü yürürlükten kaldırmadığı hakkında bkz. “…Mahkemece, 5831 Sayılı Kanun ile 3402 Sayılı Kadastro Kanununa eklenen ek 3. madde ile elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi konusunda tapu sicil müdürlüğünün görevlendirildiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de bu hüküm 4721 Sayılı TMK’nın 644. maddesini yürürlükten kaldırmamıştır. Anılan madde ile, “bir mirasçı, terekeye dahil malların tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi isteminde bulunduğu takdirde sulh hakimi, diğer mirasçılara çağrıda bulunarak belirleyeceği süre içinde varsa itirazlarını bildirmeye davet eder. Elbirliği mülkiyetinin devamını haklı kılacak bir itiraz ileri sürülmediği veya mirasçılardan biri belirlenen süre içinde paylaşma davası açmadığı takdirde, istem konusu mal üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesine karar verilir” hükmüne yer verilmiştir. Bu itibarla, davacının davaya konu edilen taşınmazın elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesini dava yoluyla istemesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Açıklanan sebeple mahkemece, işin esası incelenerek davalılara TMK 644. Madde gereğince meşruhatlı tebligat çıkarılması ve dosyada mevcut Karakol Komutanlığının 09.06.2014 tarihli yazısı ekindeki tutanakta diğer davalıların ölü olduğu bildirildiğinden, ölü olup olmadıkları nüfus idaresinden araştırılmalı, sağ ise kendilerine ölü ise mirasçılık belgelerinin temini ile mirasçılarına, ayrıca dosyada mirasçılık belgeleri bulunan mirasçılarına TMK 644. maddesi gereğince meşruhatlı tebligat çıkarılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

TAŞINMAZLARDA ELBİRLİĞİ MÜLKİYETİNİN PAYLI MÜLKİYETE DÖNÜŞTÜRÜLMESİ

Elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesine ilişkin TMK m. 644 hükmü taşınır ve taşınmaz ayrımı yapılmaksızın terekedeki bütün malları kapsar. Ancak 15.01.2009 tarih ve 5831 sayılı Kanun’la 3402 sayılı Kadastro Kanunu’na Elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi” başlıklı Ek 3 maddesi eklenmiş ve terekede yer alan taşınmazlar üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi düzenlenmiştir. KK m. Ek 3, mirasçılara terekede yer alan taşınmazlar üzerinde elbirliği mülkiyetinin idari yoldan paylı mülkiyete dönüştürülmesine olanak tanınmıştır. Özel hüküm niteliğindeki bu düzenleme ile terekedeki taşınmazların paylı mülkiyete dönüştürülmesinde TMK m. 644 yerine Kadastro Kanunu m. Ek 3 uygulanacaktır. Ancak KK m. Ek 3’ün varlığı, mirasçıların TMK m. 644’e dayanarak elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesini isteme hakkını ortadan kaldırmaz.

Böyle bir imkân, Kadastro Kanunu’nun Ek üçüncü maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeyle, elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi dava açılmadan mümkün hâle getirilmiştir. Buna göre, miras ortaklığından doğan elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesini isteyen mirasçı, bunu öncelikle tapu sicil müdürlüğüne bildirebilir. Bunun üzerine ilgili tapu sicil müdürlüğü, diğer mirasçılara tebligat yaparak bu konuda bir itirazları olup olmadığını sorar. Belirlenen süre içerisinde bir itiraz yapılmaz ya da mirasın paylaştırılması davası açılmazsa, taşımaz üzerindeki elbirliği mülkiyeti paylı mülkiyete dönüştürülür ve payları oranında mirasçılar adına tapu kütüğüne tescil edilir (Ek Madde 3). Kendisine bu talebin yöneltildiği tapu sicil müdürlüğü, bir yargı organı olmayıp onun buradaki faaliyeti de yargısal nitelikte değildir.  Dolayısıyla, tapu sicil müdürlüğüne başvuru, çekişmesiz yargı işi kapsamında değerlendirilemez. Tapu sicil müdürlüğüne başvuru, Türk Medenî Kanunu’nda öngörülen davaya alternatif bir yol olarak değerlendirilebilir. Böylece mirasçı, bu talebi için tapu sicil müdürlüğüne başvurabileceği gibi sulh hukuk mahkemesinde bir dava da açabilir.

Örneğin; “[…] Mahkemece, idareden elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi istenmeden dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş ise de bu hüküm TMK ‘nun 644. maddesini yürürlükten kaldırmamıştır […]” Yarg. 6. HD, 09.11.2009, E. 2009/6239, K. 2009/9545.

Kadastro Kanunu’ndaki düzenleme, doğrudan mirasın paylaştırılması davası açılmasına engel değildir. Nitekim Yargıtay da, bu konuda öncelikle sulh hukuk mahkemesinde dava açılması durumunda, mahkemenin uyuşmazlık için tapu sicil müdürlüğünü yetkili göstererek davayı reddetmesini uygun bulmamıştır. Bkz. “[…] Mahkemece, 5831 Sayılı Kanun ile 3402 Sayılı Kadastro Kanununa eklenen ek 3. madde ile elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi konusunda tapu sicil müdürlüğünün görevlendirildiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de bu hüküm 4721 Sayılı TMK’nın 644. maddesini yürürlükten kaldırmamıştır […] Bu itibarla, davacının davaya konu edilen taşınmazın elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesini dava yoluyla istemesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır […]” Yarg. 14. HD, 25.12.2017, E. 2015/18941, K. 2017/9667 (Kazancı).

KK m. Ek 3’e göre, “Bir mirasçı, miras ortaklığından doğan elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi isteminde bulunduğu takdirde tapu sicil müdürü, diğer mirasçılara çağrıda bulunarak belirleyeceği süre içinde varsa itirazlarını bildirmeye davet eder. Tebligat masrafları ilgilisince karşılanır. Elbirliği mülkiyetinin devamına yönelik bir itiraz ileri sürülmediği veya mirasçılardan herhangi biri belirlenen süre içinde paylaşma davası açmadığı takdirde, istem konusu taşınmaz mal üzerindeki elbirliği mülkiyeti paylı mülkiyete dönüştürülerek, hissedarlık esaslarına göre mirasçılar adına tapu kütüğüne tescil edilir.”

KK m. Ek 3’ün TMK m. 644’ü yürürlükten kaldırmadığı hakkında bkz. “…Mahkemece, 5831 Sayılı Kanun ile 3402 Sayılı Kadastro Kanununa eklenen ek 3. madde ile elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi konusunda tapu sicil müdürlüğünün görevlendirildiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de bu hüküm 4721 Sayılı TMK’nın 644. maddesini yürürlükten kaldırmamıştır. Anılan madde ile, “bir mirasçı, terekeye dahil malların tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi isteminde bulunduğu takdirde sulh hakimi, diğer mirasçılara çağrıda bulunarak belirleyeceği süre içinde varsa itirazlarını bildirmeye davet eder. Elbirliği mülkiyetinin devamını haklı kılacak bir itiraz ileri sürülmediği veya mirasçılardan biri belirlenen süre içinde paylaşma davası açmadığı takdirde, istem konusu mal üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesine karar verilir” hükmüne yer verilmiştir. Bu itibarla, davacının davaya konu edilen taşınmazın elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesini dava yoluyla istemesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Açıklanan sebeple mahkemece, işin esası incelenerek davalılara TMK 644. madde gereğince meşruhatlı tebligat çıkarılması ve dosyada mevcut Karakol Komutanlığının 09.06.2014 tarihli yazısı ekindeki tutanakta diğer davalıların ölü olduğu bildirildiğinden, ölü olup olmadıkları nüfus idaresinden araştırılmalı, sağ ise kendilerine ölü ise mirasçılık belgelerinin temini ile mirasçılarına, ayrıca dosyada mirasçılık belgeleri bulunan mirasçılarına TMK 644. madde gereğince meşruhatlı tebligat çıkarılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.”. Bkz. Yargıtay 14. HD, E. 2015/18941, K. 2017/9667, T. 25.12.2017, www.kazanci.com (28.02.2019);

Terekede yer alan taşınmazlardaki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesinde sulh mahkemesinde dava açma şartı aranmamaktadır. Mirasçılardan birinin tapu müdürlüğünden talepte bulunması paylı mülkiyete geçilmesi için yeterlidir. Mirasçılardan her biri elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi için talepte bulunabilir. Ancak talepte bulunacak kişinin talebine mirasçılık belgesini eklemesi zorunludur. Aksi halde tapu memuru talebi dikkate almaz. Elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesini talep etme hakkı sadece mirasçılara tanınmıştır. Bundan dolayı vasiyeti yerine getirme görevlisi, tereke resmî yöneticisi ile tereke temsilcisi terekedeki taşınmazlar üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesini isteyemez.

Mirasçılardan biri veya birkaçının elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesini talep etmesi halinde tapu sicil müdürü diğer mirasçılara Tebligat Kanunu hükümleri uyarınca çağrıda bulunarak, belirleyeceği süre içinde varsa itirazlarını bildirmeye davet eder. Tebligat masrafları talepte bulunan mirasçı tarafından karşılanır. Mirasçılar elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesine itiraz edebilir. Bu itirazın TMK m. 644’te belirtildiği gibi haklı bir sebebe dayanması gerekmez. İtirazın varlığı yeterlidir. Mirasçılar itiraz etmemekle birlikte tapu sicil müdürü tarafından belirlenen süre içinde paylaşma davası açarak da paylı mülkiyete geçilmesi talebini etkisiz kılabilir. Görüldüğü üzere bu iki halin varlığı, elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesine engeller. Ancak elbirliği mülkiyetinin devamına yönelik bir itiraz ileri sürülmediği veya mirasçılardan herhangi biri belirlenen süre içinde paylaşma davası açmadığı takdirde, istem konusu taşınmaz mal üzerindeki elbirliği mülkiyeti paylı mülkiyete dönüştürülerek, miras payı oranına göre mirasçılar adına tapu kütüğüne tescil edilir. Tescille birlikte söz konusu taşınmaz terekeden çıkar ve paylı mülkiyete tabi olur.

Elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesinin idari yoldan talep edilmesi ve bu talebin reddedilmesi halinde mirasçılar TMK m. 644’te göre dava açarak da elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesini isteyebilir. İdari yoldan yapılan talebin reddedilmesi, dava açılmasına engel değildir.

ORTAKLIĞIN GİDERİLMESİ DAVASININ ELBİRLİĞİ MÜLKİYETİNİN PAYLI MÜLKİYETE ÇEVRİLMESİ DAVASINDAN AYRILMASI

Bu yazı buradan alınmıştır:(Köroğlu, A. (2020). Medeni Usul Hukuku Bakımından Ortaklığın Giderilmesi Davası. On İki Levha Yayıncılık)

Birlikte mülkiyet ilişkisi sona ermeden onun türünün değiştirilmesi mümkündür. Türk Medenî Kanunu’nun 703. maddesinin birinci fıkrasına göre, elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi için dava açılabilir. Yine aynı Kanun’un 644. maddesinin birinci fıkrasına göre, mahkemeden terekede bulunan bir mal üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi istenebilir.

Elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesinin istenmiş olduğu dava ile birlikte mülkiyet ilişkisi sona ermez. Başka bir anlatımla, bu davalar ferdî mülkiyete geçilmesi sonucunu doğurmaz. Dolayısıyla söz konusu davalar, ortaklığın giderilmesi davası olarak düşünülemezBuradaki davalara uygulanacak olan usûl hukuku kuralları, bazı yönleriyle, paylı mülkiyete konu şeyin paylaştırılması için açılan ortaklığın giderilmesi veya mirasın paylaştırılması davalarından farklıdır. Söz konusu farklardan biri mahkemenin yetkisine ilişkin kurallardır. Yargıtay’a göre, Türk Medenî Kanunu’nun 644. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen davada taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. Zira Yargıtay’a göre, bu davada elbirliği mülkiyetinin devamını haklı kılacak bir itiraz yapılırsa, bu itiraz en iyi, taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde incelenebilirOysaki taşınmaz için açılan mirasın paylaştırılması davasında, ölen kimsenin son yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir (HMK m. 11/1-a)Her iki dava arasındaki bir diğer farklılık da uyuşmazlığın çözüm şekli bakımındandır. Şöyle ki, elbirliği mülkiyetinden paylı mülkiyete geçilmesi taleplerinin, mahkeme dışında izlenecek bir prosedür neticesinde yerine getirilmesi mümkündür.

Ancak bazı yönleriyle elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi davası ile paylı mülkiyete konu şeyin paylaştırılması için açılan ortaklığın giderilmesi davası benzerlik gösterir. Hatta öğretide bu davaların ortaklığın giderilmesi davası olarak değerlendirilmesi gerektiği dahi ifade edilmiştirÖzellikle ortaklığın giderilmesi davasının çift taraflı yapısı ve bundan kaynaklanan sonuçlar, elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi davası açısından da uygulanabilir niteliktedirBu bağlamda, elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi davasında her iki taraf aynı anda davacı ve davalıya ilişkin özellere sahip olur ve kural olarak, bir tarafın davayı kazanması diğer tarafın davayı kaybetmesi anlamına gelmezÇünkü bu davanın kabul edilmesiyle elbirliği mülkiyeti sadece bir paydaş için değil, davacı-davalı ayrımı olmadan tüm paydaşlar açısından sona ermiş olur.

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir