TTK Kozlu Müessese Müdürlüğü’ne ait maden ocağında 7 Ocak 2013’te yerin 630 metre altında ani metan gazı püskürmesi sonucu taşeron olarak çalışan Star İnşaat A.Ş.’nin 8 işçisi hayatını kaybetti, 8 işçi yaralandı. Kazanın meydana geldiği dönemde TTK Kozlu Müessese Müdürü olan K E, TTK Kozlu Müessese Müdür Yardımcısı N, Şube Müdürü A, taşeron firma Star İnşaat Genel Müdürü Şafak Sırrı Demirel, şirket ortağı K, şirket görevlileri E, Mustafa Ünlü ile firma mühendisleri Yüksel Keskin, Murat Çınar ve Uğur Öztürk hakkında ‘Bilinçli taksirle ölüme sebebiyet vermek’ten, Zonguldak 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Dava sürerken, dönemin TTK üst düzey yöneticilerinden R D, B İ, M Y, M, M Ş’ ve Çetin Onur hakkında Anayasa Mahkemesi’nin kararıyla yeni iddianame yazıldı. Yöneticilerin yargılaması ana davadan bağımsız olarak devam etti. Ana davada, Star İnşaat Genel Müdürü Şafak Sırrı Demirel, şirket ortağı K, şirket görevlisi E K ‘iyi hal’ indirimi uygulayarak ‘Basit taksirle ölüme neden olma’ suçundan 8 yıl 4 ay hapis cezası verildi. Dönemin Kozlu Müessese Müdürü K E ile Müessese Müdür Yardımcısı N ‘tali kusurlu’ oldukları gerekçesiyle 3 yıl 4’er ay hapis cezasına çarptırıldı. E ile Y’ın cezaları para cezasına çevrilirken, ana davadaki şube müdürü A ve firma çalışanları Mustafa Ünlü, Murat Çınar, Uğur Öztürk ve Yücel Keskin beraat etti.
Yargıtay 12’nci Ceza Dairesi ana davadaki kararı, ‘Bilinçli taksir, uygulanmalı’ diyerek bozdu. Ardından üst düzey yöneticilerin de yargılandığı dava ile bozulan dosya birleştirildi. Birleştirilen dosya ile TTK üst düzey yöneticilerinden R D, B İ, M Y, M.A, M Ş’nin ve Ç.O ile TTK Kozlu Müessese Müdürlüğü Yapı Denetim Grup Başkanı ve Hizmet Alım Şube Müdürü Aktaş, Star İnşaat Genel Müdürü Ş S D, şirket görevlisi E K hakkında bu kez ‘Bilinçli taksirle öldürme’ suçundan 22,5 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılama devam etti.
SAVCI, MÜTALAA VERMİŞTİ
Önceki duruşmada savcı mütalaasında şirket yetkilisi Ş S D, şirket görevlisi E K ve TTK Şube Müdürü A hakkında ‘Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne veya yaralanmasına neden olmak’ suçundan ayrı ayrı 22,5 yıla kadar hapisle cezalandırılmalarını talep etti. Mütalaada TTK’nin dönemin üst düzey yöneticileri olan 6 sanığın bilinçli taksir suçlamasından beraati istendi.
Zonguldak 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, duruşma savcısının değiştiği görüldü. Duruşmaya, 3 madenci yakını ve taraf avukatları katıldı. Sanıklardan ise sadece M A katıldı. Söz verilen madenci yakınlarından Özlem Açıkgöz, “Kararın bir an önce verilmesini istiyorum. 11 yıl sonra içimiz bir nebze serinlesin” dedi.
‘İHALE ETTİKLERİ İÇİN YARGILANIYORLAR’
Birleşen dosya kapsamındaki mütalaanın Yargıtay bozma kararına aykırı olduğunu ifade eden madenci ailelerinin avukatlarından Murat Kemal Gündüz, “Birleşen dosyadaki bilirkişi raporlarında TTK yönetim kurulu üyelerine yönelik kaçınılmazlık tespitleri vardı. Bu raporlarda Star A.Ş.’nin galeri açma ve lağım sürmede yetkin olduğu yönündeydi ancak Yargıtay aksine karar verdi. Yargıtay ‘olayda kaçınılmazlık kusuru yoktur’ diyerek işverenin gerekli önlemleri almadığını ifade etmiştir. Yargıtay Star A.Ş.’nin galeri açma lağım sürme alanında uzmanlığı olmadığını söylemiştir. E buradaki ifadesinde, Star A.Ş.’nin TTK’nin hurda ekipmanını tamir ettirip, kullandığını söylemişti. TTK yönetim kurulu üyeleri, kaza tarihinde görevde olmadıklarını söyleyerek savunma yapıyorlar ancak onlar bu işi ihale ettikleri için suçlanıyorlar. Savunmalarının reddini talep ediyoruz. Tedbir alınmamış, denetlenip ceza verilmemiş, gerekli sondajlar yapılmamıştır. İddianamede görevi kötüye kullanma denmişse de taksirle öldürme ve yaralanmaya neden olma suçundan karar verilmesini ve bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasını talep ederiz” diye konuştu.
‘TTK YÖNETİCİLERİNE BERAAT İSTENİYORSA MÜVEKKİLİM DE BERAAT ETMELİ’
Maden ocağında yaşananların denetime tabi tutulduğunu ifade eden Ş S D avukatı T B, şöyle savunma yaptı:
“Başından beri söylüyorduk, bizim müvekkillerimiz suçluysa TTK da hayli hayli suçludur. Usulen eksiklikler var. Birleşen dosya sanıklarına soru soramadık, soru sorma hakkımız elimizden alındı. Soru sorma hakkımız kısıtlandığı için usul işlemlerine katılma hakkımız engellenmiş ve savunma hakkımız kısıtlanmıştır. Bu kadar farklı bilirkişi raporu varken hangi bilirkişinin üstte hangisinin altta olduğunu, kimin raporuna riayet edeceğimizi ben 35 yıllık avukat olarak anlayamadım. Malzeme denetimi, teknik nezaretçi, denetimler gibi sözleşmeler TTK tarafından onaylanmadan, kabul edilmeden, denetim sözleşmesi olan bir işte her şeyi denetlemesi gereken TTK yöneticilerine beraat isteniyorsa müvekkilim de beraat etmelidir.”
M Ş’nin avukatı , “Aleyhe beyanları kabul etmiyoruz. Müvekkilimin yaşanan olayda kast veya sorumluluğu bulunmamaktadır. Müvekkilimin beraatini talep ederiz” diye savunma yaptı.
YENİ SAVCI SÜRE İSTEDİ
Duruşma savcısı, “Dosyaya görevlendirilmemiz nedeniyle ve dosyanın da kapsamlı olduğu hususu dikkate alındığında inceleme olanağı bulamadığımızdan süre talebimiz vardır” dedi.
Mahkeme heyeti, savcının süre talebini kabul ederek, duruşmayı 19 Temmuz’a erteledi.
