İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

SULH CEZA HÂKİMLİKLERİNDE İHTİSASLAŞMA DÖNEMİ: HSK KARARI NE GETİRİYOR?

Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi’nin 28.07.2026 tarihli ve 1547 sayılı kararı, 31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak ceza yargılaması ve internet hukuku alanında önemli bir yapısal değişikliğe kapı araladı. Karar, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 135, 139 ve 140’ıncı maddelerinde düzenlenen koruma tedbirleri ile 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un 8, 8/A, 9 ve 9/A maddelerinde yer alan tedbirlere ilişkin talep ve başvurulara bakacak sulh ceza hâkimliklerinin belirlenmesi hususunda ihtisaslaşmayı esas alan yeni bir iş dağılımı modeli getiriyor. Sekiz veya daha fazla sulh ceza hâkimliği bulunan adliyelerde, iletişimin denetlenmesi, gizli soruşturmacı görevlendirilmesi, teknik araçlarla izleme gibi ağır müdahale niteliği taşıyan tedbirlerin yanı sıra internet ortamındaki içeriklere erişimin engellenmesi ve içerik çıkarılması taleplerinin artık belirli, uzmanlaşmış hâkimlikler eliyle değerlendirilmesi öngörülüyor.

Kararın hukuki dayanağını, 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 9’uncu maddesinin beşinci fıkrası oluşturuyor. Bu hüküm, özel kanunlarda aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece, ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak daireler arasındaki iş dağılımının Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebileceğini hükme bağlamaktadır. HSK, bu yetkiye dayanarak, temel hak ve özgürlüklere müdahale derecesi yüksek olan koruma tedbirleri ile soruşturmaların etkinliği arasındaki hassas dengeyi gözeterek, uygulama birliğinin sağlanması ve kararlarda ihtisaslaşmanın artırılması gerekçeleriyle bu düzenlemeyi hayata geçirmiştir.

Kararın uygulamaya geçiş takvimi üç ayrı unsur üzerine kurulu. İlk olarak, ihtisas kararının uygulanmasında 01.09.2026 tarihi itibarıyla faaliyette bulunan sulh ceza hâkimliği sayısı esas alınacak; bu tarihten sonra mahallerde meydana gelecek hâkimlik sayısındaki artış veya azalışlar, belirlenen ihtisas sisteminin uygulanmasını etkilemeyecektir. Bu yönüyle karar, adliyelerin gelecekteki teşkilat yapısındaki değişikliklere karşı bir istikrar güvencesi de içermektedir. İkinci olarak, kararın yürürlüğe girdiği tarihte hâlihazırda derdest olan iş ve talepler, mevcut iş bölümüne göre yürütüldükleri hâkimliklerde görülmeye devam edecek; bu dosyalar yeni oluşturulan ihtisas hâkimliklerine aktarılmayacaktır. Üçüncü olarak ise, 01.08.2026 tarihinden itibaren yapılacak yeni talepler doğrudan ilgili ihtisas hâkimliklerine tevzi edilecek; ayrıca dosya sayısındaki artışa bağlı olarak gerektiğinde genel tevziden de iş verilmeye devam edilebilecektir.

Bu düzenlemenin pratikteki en önemli sonucu, iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması, gizli soruşturmacı görevlendirilmesi ile teknik takip tedbirleri gibi bireyin özel hayatına ve haberleşme özgürlüğüne doğrudan müdahale eden konularda kararların artık belirli bir uzmanlık birikimine sahip hâkimlikler tarafından verilecek olmasıdır. Aynı şekilde, internet ortamında yayınlanan içeriklere erişimin engellenmesi, içeriğin çıkarılması ya da URL bazlı erişim engeli gibi 5651 sayılı Kanun kapsamındaki taleplerin de bu ihtisas hâkimlikleri eliyle değerlendirilecek olması, dijital ortamdaki hak ihlali iddialarına ilişkin başvurularda daha tutarlı bir içtihat oluşmasına zemin hazırlayabilir. Bu tür tedbirler, kişilik haklarının korunması ile ifade ve basın özgürlüğü arasındaki dengeyi doğrudan etkileyen konular olduğundan, kararların belirli hâkimliklerde toplanması, benzer nitelikteki başvurularda farklı yorumlardan kaynaklanan uygulama farklılıklarının azalmasına katkı sağlayabilir.

Vatandaşlar ve işletmeler açısından bakıldığında, bu değişikliğin en somut yansıması başvuru sürecinin öngörülebilirliğinde ortaya çıkacaktır. Özellikle internet ortamında itibar zedeleyici içerikler, haksız rekabet oluşturan yayınlar veya kişisel verilerin izinsiz paylaşımı gibi nedenlerle erişim engeli veya içerik kaldırma talebinde bulunacak gerçek ve tüzel kişiler, 1 Ağustos 2026 sonrasında başvurularının hangi hâkimlik tarafından değerlendirileceğini önceden bilme imkânına kavuşacaktır. Bu durum, hem başvuru sahipleri hem de bu süreçlerde hukuki temsil sağlayan avukatlar açısından süreç yönetimini kolaylaştırıcı bir etki doğurabilir. Öte yandan, savunma hakkı bakımından da, koruma tedbirlerine itiraz ve bu tedbirlerin hukuka uygunluğunun denetlenmesi süreçlerinde ihtisaslaşmış hâkimliklerin daha derinlemesine bir inceleme yapması beklenmektedir.

Kararın bir diğer dikkat çekici yönü, hâlihazırda derdest olan dosyaların yeni sisteme dâhil edilmeyerek görülmekte oldukları mahkemelerde sonuçlandırılacak olmasıdır. Bu tercih, hukuki belirlilik ve usul ekonomisi ilkeleriyle uyumlu bir yaklaşım olarak değerlendirilebilir; zira devam eden bir soruşturma veya kovuşturma dosyasının hâkim değişikliğiyle yeniden değerlendirmeye tabi tutulması, hem süreçleri uzatabilecek hem de mevcut usul işlemlerinin tekrarlanmasına yol açabilecek bir risk taşımaktadır. Benzer şekilde, 01.09.2026 sonrasında sulh ceza hâkimliği sayısındaki değişikliklerin ihtisas kararını etkilememesi yönündeki hüküm de, adliye teşkilatındaki olası yapısal değişikliklerin bu alandaki uygulama istikrarını bozmaması amacını taşımaktadır.

CN Avukatlık Ofisi bu alandaki gelişmeleri yakından takip etmekte ve ceza muhakemesi hukuku ile internet ve teknoloji hukukunun kesiştiği bu tür güncel düzenlemeler konusunda müvekkillerine güncel ve uygulamaya yönelik hukuki destek sunmaktadır. Önümüzdeki dönemde, ihtisas hâkimliklerinin iş yükü ve bu hâkimliklerce oluşturulacak içtihatların gelişimi yakından izlenmesi gereken bir konu olarak öne çıkmaktadır; zira benzer ihtisaslaşma modellerinin ileride başka hâkimlik ve mahkeme türlerine de yaygınlaştırılması ihtimali gündemde tutulmalıdır.

Koruma tedbirleri veya internet ortamındaki içeriklere erişimin engellenmesi taleplerine ilişkin bir uyuşmazlık yaşayan ya da bu süreçlerde hukuki destek almak isteyen kişi ve kurumlar, güncel mevzuata hâkim bir hukuki danışmanlık için CN Avukatlık Ofisi ile iletişime geçebilirler.

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir