Estetik operasyonlarda beklenen sonucun alınamaması, hastalar açısından hem fiziksel hem de psikolojik olarak son derece yıpratıcı bir süreçtir. Hukuk sistemimiz bu hassasiyeti gözeterek estetik müdahaleleri standart tıbbi tedavilerden ayırmakta ve hekimin sorumluluğunu farklı bir çerçevede değerlendirmektedir. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin 2020/1854 E., 2021/619 K. sayılı kararı, yüz germe ve liposuction (yağ aldırma) gibi estetik amaçlı operasyonlarda hekimin hukuki sorumluluğunun sınırlarını çizen son derece kritik bir emsal niteliği taşımaktadır.
Dava Konusu ve Süreç
Davacı hasta, davalı hekimin kendisini on beş yaş gençleşme vaadiyle yüz germe ameliyatı için ikna ettiğini belirterek, 07.11.2013 tarihinde gerçekleştirilen operasyon sonrasında yüzünde hissizlik, batma ve işitme kaybı gibi sorunlar yaşadığını ileri sürmüştür. Bu nedenle maddi ve manevi tazminat talebiyle dava açmıştır.
Davalı hekim ve sağlık kuruluşu ise, aydınlatılmış onam formunda tüm olasılıklar konusunda hastanın bilgilendirildiğini, operasyonun tıbbi usullere uygun ve titizlikle yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi, Adli Tıp Kurumu’nun 22.03.2019 tarihli raporuna dayanarak davanın reddine karar vermiştir. Adli Tıp raporunda, yapılan operasyonun tekniğinin doğru olduğu, operasyon sonrası gelişen hissizlik ve elektrik çarpması hissinin yüz germe ameliyatlarından sonra gelişmesi beklenen durumlardan olduğu, işitme kaybı ile operasyon arasında nedensellik bağı kurulamadığı belirtilmiştir.
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını bozarak estetik cerrahi sorumluluğuna ilişkin çok önemli ilkeler belirlemiştir.
Sözleşmenin Hukuki Niteliği: Eser Sözleşmesi
Yüksek Mahkeme, taraflar arasındaki ilişkinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 470. maddesinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu vurgulamıştır. Normal şartlarda bir doktorun uyguladığı hastalıktan kurtarma amaçlı tedaviler vekalet sözleşmesi kapsamında değerlendirilir ve doktor sonucu garanti etmez, sadece tıbbi özen yükümlülüğünü yerine getirmekle sorumludur. Ancak söz konusu müdahale tamamen estetik kaygılarla yapıldığında hukuki ilişki eser sözleşmesi niteliğine bürünür.
Hekimin Sonucu Garanti Etmesi
Kararın merkezinde yatan en önemli nokta, estetik amaçlı müdahalelerde hekimin sonucu garanti etmesidir. Eser sözleşmesinin niteliği gereği yüklenici (hekim), iş sahibine (hastaya) vaat ettiği estetik sonucu yaratmak zorundadır. Davacının yüz germe ve çene altı yağ alma gayesiyle başvurduğu gözetildiğinde, istenilen ve kararlaştırılan amaca uygun güzel bir görünüm sağlanması sözleşmenin konusudur.
Bu nedenle, hekimin eyleminin sadece tıp kurallarına uygun olması yeterli değildir. Hekim, hastasına vaat ettiği o daha güzel görünüm sonucunu fiilen yaratmak zorundadır. Yüz germe ve liposuction işlemlerinde hekim işlemin sonucunu garanti eder mi sorusuna Yargıtay net bir şekilde “evet” cevabını vermektedir.
Aydınlatılmış Onam ve Komplikasyon Yönetimi
Kararda ayrıca, komplikasyonlar konusunda aydınlatma yükümlülüğü ve komplikasyon yönetiminin doğru yapılmasının da hekimin sorumluluğunda olduğu vurgulanmıştır. Eğer operasyon sonrasında hissizlik, batma veya elektrik çarpması hissi gibi istenmeyen durumlar ortaya çıkarsa, hekimin yalnızca “ben tıbbi kurallara uydum” demesi onu sorumluluktan kurtarmaz. Hekim, bu komplikasyon riskleri hakkında hastayı ameliyat öncesinde eksiksiz bir şekilde aydınlattığını ve sorun ortaya çıktığında süreci doğru idare ettiğini de ispatlamakla yükümlüdür.
Eksik İnceleme ve Yetersiz Rapor
Yargıtay, yerel mahkemenin sadece Adli Tıp Kurumu raporuyla yetinmesini eksik inceleme olarak nitelendirmiştir. Adli Tıp raporunda operasyon tekniğinin doğru olduğu ve komplikasyonların beklenen durumlardan olduğu belirtilmiş olsa da, bu rapor hekimin vaat ettiği estetik sonucu gerçekleştirip gerçekleştirmediğini ortaya koymamaktadır.
Yüksek Mahkeme, vadedilen estetik sonucun gerçekleşip gerçekleşmediğinin, ifanın ayıplı (hatalı veya eksik) olup olmadığının anlaşılması için daha kapsamlı bir bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğine hükmetmiştir. Buna göre:
-
Aralarında üniversitelerden seçilecek akademik kariyere sahip Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi kurulu oluşturulmalı,
-
Gerektiğinde davacı bizzat muayene edilmeli,
-
Dosyadaki belge ve bilgiler incelenerek, hekimin edimini yerine getirip getirmediği, komplikasyon konusunda aydınlatma görevinin yerine getirilip getirilmediği ve komplikasyon yönetiminin doğru yapılıp yapılmadığı hususları tartışılıp değerlendirilmelidir.
Kararın Sonucu
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, eksik inceleme ve yetersiz rapora dayanılarak karar verilmesini doğru bulmamış ve yerel mahkeme hükmünü bozmuştur. Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 03.03.2021 tarihinde oy birliğiyle verilen bu karar, estetik cerrahi sorumluluğu konusunda emsal niteliği taşımaktadır.
Kararın Değerlendirilmesi ve Uygulama Açısından Önemi
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin bu kararı, estetik cerrahi uygulamalarında hekimin sorumluluğunu net bir şekilde ortaya koyması bakımından büyük önem taşımaktadır.
1. Estetik Cerrahi ile Tedavi Amaçlı Cerrahi Arasındaki Fark
Karar, estetik amaçlı müdahaleler ile tedavi amaçlı tıbbi müdahaleler arasındaki temel hukuki farkı vurgulamaktadır. Tedavi amaçlı müdahalelerde hekim, tıbbi standartlara uygun davrandığını ispatlarsa sorumluluktan kurtulabilirken, estetik amaçlı müdahalelerde hekim ayrıca vaat ettiği sonucu da gerçekleştirmek zorundadır.
2. Hekimin Garanti Sorumluluğu
Estetik cerrahların hastalarına verdikleri “gençleşme”, “güzelleşme” gibi vaatler, hukuken bağlayıcı taahhütler olarak kabul edilmektedir. Hekim, bu vaatleri yerine getirmezse, tıbbi standartlara uygun davranmış olsa dahi sözleşmeye aykırı davranmış sayılır ve bundan doğan zararları tazminle yükümlüdür.
3. Aydınlatılmış Onamın Önemi
Karar, aydınlatılmış onamın yalnızca bir formalite olmadığını, hekimin sorumluluğunu belirlemede kritik bir rol oynadığını göstermektedir. Hekim, operasyon öncesinde hastayı tüm riskler, beklentiler ve olası komplikasyonlar hakkında detaylı şekilde bilgilendirdiğini ve bu bilgilendirmeyi belgelediğini ispatlamalıdır.
4. Komplikasyon Yönetimi
Operasyon sonrası ortaya çıkan komplikasyonların doğru yönetilip yönetilmediği de hekimin sorumluluğu kapsamındadır. Komplikasyon ortaya çıktığında hekimin ne yaptığı, hastayı nasıl takip ettiği, gerekli müdahaleleri zamanında yapıp yapmadığı da değerlendirilmelidir.
5. Bilirkişi İncelemesinin Kapsamı
Yargıtay, bu tür davalarda bilirkişi incelemesinin kapsamını da netleştirmiştir. Sıradan bir tıbbi uygunluk raporu yeterli değildir. Bilirkişiler, vaat edilen estetik sonucun gerçekleşip gerçekleşmediğini, operasyonun hastanın beklentilerini karşılayıp karşılamadığını da değerlendirmelidir. Bu değerlendirme yapılırken hastanın bizzat muayene edilmesi de gerekebilir.
Sonuç
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin 03.03.2021 tarihli kararı, estetik cerrahi uygulamalarında hekimin sorumluluğunun kapsamını net bir şekilde ortaya koymaktadır. Yüz germe, liposuction, burun estetiği, meme büyütme gibi estetik amaçlı operasyonlarda hekim, sadece tıbbi standartlara uygun davranmakla yükümlü değildir; aynı zamanda hastasına vaat ettiği estetik sonucu da gerçekleştirmek zorundadır.
Bu karar, estetik cerrahi geçiren ve beklediği sonucu alamayan hastaların hak arama süreçlerinde önemli bir dayanak oluşturmaktadır. Hekimin “ameliyat tekniği doğruydu, komplikasyonlar beklenen durumlardı” şeklindeki savunması, tek başına yeterli değildir. Hekimin ayrıca, vaat ettiği estetik sonucu gerçekleştirdiğini, aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirdiğini ve komplikasyonları doğru yönettiğini de ispatlaması gerekmektedir.
Estetik operasyon geçiren hastaların, operasyon öncesinde hekimin vaatlerini açıkça belgelemesi, aydınlatılmış onam formlarını dikkatlice okuması ve operasyon sonrasında ortaya çıkan sorunları zamanında hekime bildirerek tıbbi kayıtlara geçirmesi, olası bir hukuki uyuşmazlıkta haklarını korumaları açısından büyük önem taşımaktadır.
cecenhukuk.com için hazırlanmıştır. Bu makale, bilgilendirme amacı taşımakta olup, hukuki danışmanlık niteliği taşımaz. Estetik cerrahi uygulamalarından kaynaklanan hukuki sorunlarınız için profesyonel destek almanız önerilir.






İlk yorum yapan siz olun