İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

YARGITAY’DAN EMSAL KARAR: YILLIK İZİN ÜCRETİNİ PEŞİN ÖDEMEYEN İŞVERENE KARŞI HAKLI FESİH İMKANI

İş hukukunda ücret, işçinin en temel hakkı ve geçim kaynağıdır. Yıllık ücretli izin ise işçinin dinlenmesi ve iş gücünü tazelemesi için anayasal bir haktır. Ancak uygulamada sıkça karşılaşılan bir sorun, yıllık izin dönemine ait ücretin ne zaman ödeneceği konusudur.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2025 yılında verdiği son derece önemli bir kararla (uyuşmazlık giderilmesi yoluyla), işverenin yıllık izin dönemine ilişkin ücreti izinden önce peşin ödeme yükümlülüğüne uymamasını işçi açısından haklı fesih nedeni olarak değerlendirdi. Bu karar, işçinin izin hakkını kullanırken ekonomik olarak mağdur edilmemesi gerektiğini vurgulayan ve iş dünyasındaki “maaş gününde ödenir” alışkanlığını değiştirecek nitelikte bir içtihattır.

Olayın Özeti

Yargıtay’ın incelemesine konu olan uyuşmazlıkta olaylar şu şekilde gelişmiştir:

  • İşçi, yıllık ücretli izne ayrılmak istemiş, ancak işveren, Kanun’un emrettiği şekilde izin dönemine ait ücreti izne çıkmadan önce işçiye peşin veya avans olarak ödememiştir.

  • Bunun üzerine işçi, yıllık izin ücretinin peşin ödenmemesini gerekçe göstererek iş sözleşmesini tek taraflı olarak feshetmiştir.

  • İşveren, bu feshin haksız olduğunu, piyasa koşullarında ödemelerin maaş günü yapıldığını ve işçinin kötü niyetli olduğunu savunmuştur.

  • Farklı Bölge Adliye Mahkemeleri (İstinaf) arasında bu konuda görüş ayrılığı doğmuş; biri feshi haklı bulurken, diğeri “işçi talep etmedi” veya “fazla izin kullandı” gibi gerekçelerle feshi haksız bulmuştur.

  • Konu Yargıtay’a taşınmış ve Yargıtay, son noktayı koyarak işçiyi haklı bulmuştur.

Uygulanan Hukuki Düzenleme

Bu kararın temelinde 4857 sayılı İş Kanunu’nun emredici hükümleri yatmaktadır:

    1. İş Kanunu Madde 57: Bu madde, işverenin yıllık ücretli iznini kullanan her işçiye, yıllık izin dönemine ilişkin ücretini ilgili işçinin izine başlamasından önce peşin olarak ödemek veya avans olarak vermek zorunda olduğunu açıkça belirtir.

    2. İş Kanunu Madde 24/II-e: İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesaplanmaz veya ödenmezse, işçi sürenin bitimini beklemeden sözleşmeyi derhal feshedebilir.

Bu iki madde birlikte değerlendirildiğinde; yıllık izin ücretinin “zamanında” (yani izinden önce) ödenmemesi, ücretin kanuna uygun ödenmemesi anlamına gelir ve işçiye haklı fesih imkanı tanır.

Yargıtay’ın Değerlendirmesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, verdiği kararda şu kritik tespitleri yapmıştır:

  • Mutlak Emredici Hüküm: İş Kanunu’nun 57. maddesindeki “peşin ödeme” kuralı mutlak emredici bir hükümdür. İşveren bu kuralı esnetemez.

  • Talep Şart Değil: İşçinin izin ücretini peşin istemesine gerek yoktur; yasa gereği işveren bunu kendiliğinden ödemek zorundadır.

  • Piyasa Alışkanlığı Mazeret Olamaz: İşverenin “Diğer işyerleri de böyle yapıyor” veya “Maaş gününde ödeyecektim” şeklindeki savunmaları hukuken geçerli değildir.

  • Fazla İzin Kullandırılması Etkilemez: İşverenin işçiye hak ettiğinden daha fazla izin kullandırmış olması (iyiniyetli davranması), izin parasını peşin ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

Hukuki terimleri sadeleştirecek olursak; Haklı Fesih, işçinin kanunda belirtilen ciddi sebeplerden biri (örneğin ücretin ödenmemesi) gerçekleştiğinde, ihbar süresi beklemeden işi bırakmasıdır. Bu durumda işçi, en az 1 yıllık çalışması varsa kıdem tazminatına hak kazanır.

Hukuki Değerlendirme ve Yorum

Bir avukat gözüyle bu kararı değerlendirdiğimizde, işverenlerin insan kaynakları ve muhasebe pratiklerini gözden geçirmeleri gerektiği açıktır. Yıllık izin ücretinin izinden önce ödenmesi, sadece bir “ödeme takvimi” meselesi değil, işçinin iznini huzurlu ve ekonomik kaygı duymadan geçirebilmesi için getirilmiş bir “sosyal koruma” önlemidir.

Vatandaş İçin Ne Anlama Geliyor? Eğer işyerinizde yıllık izne çıkacaksanız, işvereniniz izin sürenize denk gelen maaşınızı siz izne çıkmadan önce size ödemek zorundadır. Eğer bu ödeme yapılmazsa ve siz de işten ayrılmayı düşünüyorsanız, bu durumu gerekçe göstererek istifa edebilir (haklı fesih yapabilir) ve kıdem tazminatınızı talep edebilirsiniz. Ancak bu hakkı kullanırken fevri davranmamak ve sürecin hukuki altyapısını doğru kurmak önemlidir.

Sonuç

Yargıtay’ın 10.03.2025 tarihli bu kararı, yıllık izin ücretinin zamanında ödenmesinin iş güvencesinin ayrılmaz bir parçası olduğunu kesinleştirmiştir. İşverenin bu yükümlülüğe uymaması, işçiye tazminatlı olarak işten ayrılma kapısını açmaktadır.

Özetle; yıllık izin parası, izinden döndükten sonra değil, izne çıkmadan önce cebe girmelidir. Aksi takdirde işveren, kıdem tazminatı ödeme riskiyle karşı karşıya kalır.

Önemli Not: İşçinin bu tür durumlarda haklıyken haksız duruma düşmemesi, ihtarname ve fesih süreçlerini doğru yönetmesi için mutlaka uzman bir avukattan hukuki destek alması önerilir.


Karar Künyesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Esas No: 2025/2024 Karar No: 2025/2487 Tarih: 10.03.2025

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir