10 Ekim 2025 tarihli Resmî Gazete (Sayı: 33043) ile yayımlanan yeni düzenleme, Türk soylu yabancıların Türkiye’de çalışma izinlerine ilişkin önemli değişiklikler getirdi. Bu düzenleme, hem hukuki belirsizlikleri ortadan kaldırıyor hem de Türk soylu toplulukların istihdamına pozitif ayrımcılık tanıyor.
Yeni yönetmelikle birlikte, “Türk soyluluk” kavramının tespiti, çalışma izni koşulları ve yetkili kurumlar net şekilde tanımlandı. Böylece uzun süredir uygulamada sorun yaratan idari karışıklıklar giderildi.
Temel Hukuki Çerçeve
Bu düzenleme, 2527 sayılı Türk Soylu Yabancıların Türkiye’de Meslek ve Sanatlarını Serbestçe Yapabilmelerine, Kamu, Özel Kuruluş veya İşyerlerinde Çalıştırılabilmelerine İlişkin Kanun kapsamında yapıldı.
Eskiden bu kanun kapsamındaki kişilerin çalışma izinleri; İçişleri, Dışişleri ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlıklarının ortak görüşleri alınarak veriliyordu. Ancak yetki paylaşımı net olmadığı için süreç uzuyor, bazı başvurular idari karmaşa nedeniyle sonuçsuz kalabiliyordu.
Yeni yönetmelik, bu süreci sadeleştirerek tek bir idari merci üzerinden yürütülmesini sağladı.
Düzenlemenin Kapsamı
Yeni düzenleme yalnızca Türk soylu yabancılar için geçerli. Türk vatandaşı olmayan ancak tarihi, kültürel veya etnik köken itibarıyla Türk soylu sayılan topluluklar bu kapsama giriyor.
Türk Soyluluğun Tespiti
Artık hangi toplulukların “Türk soylu” kabul edileceği, Cumhurbaşkanı Kararı ile belirlenecek. Bu durum, uygulamada hem idari hem hukuki belirlilik sağlıyor.
Türk Soylu Yabancıların Çalışma İzni İçin Gereken Şartlar
Yeni yönetmelikte çalışma izni almak isteyen Türk soylu kişilerin sağlaması gereken koşullar somut biçimde sıralandı:
-
İkamet İzni: İçişleri Bakanlığı’ndan alınmış olmalı.
-
Mesleki Yeterlilik: Meslek veya sanat dalına ilişkin belgeler ibraz edilmeli.
-
Diploma Denkliği: Yurt dışı diplomaların Türkiye’de denklik onayı bulunmalı.
-
Güvenlik Engeli: Herhangi bir güvenlik veya kamu düzeni engeli olmamalı.
-
Nüfus Kaydı: Yabancılar için özel kütüklere kayıt yaptırılmalı.
-
Mesleki Kuruluş Üyeliği: Gereken durumlarda belgeyle kanıtlanmalı.
-
Kalfalık/Ustalık Belgeleri: Denkliği ilgili kurumca onaylanmalı.
-
Türk Soyluluk: Cumhurbaşkanı Kararı’nda belirtilen topluluklardan olunmalı.
-
Zorunlu Göç veya Geçim Nedeni: Ülkesinde mesleğini icra edememek veya Türkiye’de yaşamak zorunda kalmak.
-
Kültürel Ayrılık: Kendi ülkesinde çoğunluktan farklı etnik-kültürel kimliğe sahip olmak.
Eski ve Yeni Düzenleme Arasındaki Fark
Önceki yönetmelik, genel ifadeler içerdiği için uygulamada yetki karmaşası yaratıyordu.
Yeni düzenleme ise:
-
Yetkili makamı tek bir idareye bağladı,
-
Türk soyluluğun tespitini Cumhurbaşkanı Kararı’na bıraktı,
-
Başvuru sürecini şeffaf ve öngörülebilir hâle getirdi,
-
Somut kriterlerle idari keyfiliği ortadan kaldırdı.
Bu sayede hem yabancı başvuru sahipleri hem de kamu kurumları açısından işlemler daha açık bir yasal zemine kavuştu.
Hukuki Değerlendirme
Bu düzenleme, Türkiye’nin tarihî ve kültürel bağlara sahip olduğu topluluklara yönelik bir pozitif ayrımcılık niteliği taşıyor. Ancak bu ayrıcalık, yalnızca “Türk soylu yabancı” statüsünü taşıyan kişilerle sınırlı.
Uygulamada bu değişiklik:
-
Çalışma izinlerinin daha hızlı sonuçlanmasını,
-
Başvuru sürecinde idari belirsizliklerin azalmasını,
-
Türk soylu toplulukların Türkiye’de meslek icra etme imkânlarının genişlemesini sağlıyor.
Ayrıca, bu düzenleme Türkiye’nin nitelikli işgücünü destekleme politikasına da hizmet ediyor.
Vatandaş Açısından Sonuç ve Öneriler
Türk soylu topluluk mensubu olup Türkiye’de çalışmak isteyen yabancılar için bu düzenleme büyük bir kolaylık getirdi.
Artık başvuru sürecinde izlenecek adımlar açık:
-
Öncelikle İçişleri Bakanlığı’ndan ikamet izni alınmalı,
-
Gerekli mesleki belgeler ve denklik onayları tamamlanmalı,
-
Ardından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na izin başvurusu yapılmalıdır.
Başvuruların, yönetmelikte sayılan tüm şartları taşıması ve belgelerin eksiksiz sunulması son derece önemlidir.
Bu tür işlemler, hem yabancılar hukuku hem de çalışma mevzuatı açısından teknik ayrıntılar içerdiğinden, başvuru öncesinde profesyonel destek alınması hak kaybını önleyecektir.
Sonuç
10 Ekim 2025 tarihli düzenleme, Türk soylu topluluklara yönelik istihdam sürecine hukuki netlik, idari kolaylık ve sosyal destek getirmiştir.
Artık kimlerin Türk soylu kabul edileceği, hangi belgelerin zorunlu olduğu ve izin mercilerinin kimler olduğu açıkça belirlenmiştir.
Bu düzenleme, hem Türkiye’nin tarihî bağlarını güçlendiren hem de iş gücü piyasasına yeni bir dinamizm kazandıran önemli bir adımdır.










İlk yorum yapan siz olun