Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 24.02.2025 Tarihli, 2024/3668 E., 2025/1080 K. Sayılı Karar İncelemesi
GİRİŞ
Ayıplı hizmete maruz kalan tüketiciler, yalnızca maddi değil aynı zamanda manevi tazminat da talep edebilir. Ancak uzun yıllar boyunca uygulamada, Tüketici Hakem Heyetlerinin manevi tazminat talebi hakkında karar verip veremeyeceği tartışmalı bir konu olmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri arasında ortaya çıkan bu içtihat ayrılığı, nihayet Yargıtay 3. Hukuk Dairesi tarafından 2025 tarihli kararla netliğe kavuşturulmuştur.
Bu yazımızda, Yargıtay’ın ilgili kararını inceleyecek ve Tüketici Hakem Heyetlerinin görev sınırları bakımından manevi tazminat talepleri konusundaki yetki durumunu değerlendireceğiz.
KARARIN KONUSU
Uyuşmazlık, ayıplı hizmet nedeniyle hem maddi hem de manevi tazminat istemli başvuruların, Tüketici Hakem Heyetinin parasal sınırı içinde kalması halinde bu başvuruların hakem heyetleri tarafından karara bağlanıp bağlanamayacağı sorusuna odaklanmaktadır.
İstanbul BAM 46. Hukuk Dairesi ile 57. Hukuk Dairesi arasında ortaya çıkan görüş ayrılığı üzerine, 5235 sayılı Kanun’un 35. maddesi uyarınca içtihat birliği sağlamak amacıyla Yargıtay’a başvurulmuştur.
MEVZUAT VE HUKUKİ ÇERÇEVE
Yargıtay değerlendirmesinde şu yasal düzenlemelere atıfta bulunmuştur:
-
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 15. maddesi: Tüketicinin ayıplı hizmet nedeniyle seçimlik haklarının yanı sıra Türk Borçlar Kanunu uyarınca tazminat talep edebileceği belirtilmiştir. Maddede tazminatın niteliğine dair bir ayrım yapılmamıştır.
-
68. madde: Parasal sınırlar dahilinde kalan uyuşmazlıklar için Tüketici Hakem Heyetlerine başvuru zorunludur.
-
73. madde: Tüketici uyuşmazlıklarında görevli mahkemelerin tüketici mahkemeleri olduğu belirtilmiştir.
Yargıtay, bu düzenlemelerin birlikte yorumlanmasıyla manevi tazminat taleplerinin de parasal sınır içinde kalmak kaydıyla hakem heyetleri önünde ileri sürülebileceğini vurgulamıştır.
DAVA KONULARI VE KARŞILAŞTIRMALI KARARLAR
İstanbul BAM 46. Hukuk Dairesi, maddi ve manevi tazminat taleplerinin birlikte ileri sürüldüğü bir davada, her bir tüketici yönünden parasal sınır altında kalmasına rağmen davayı dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddetmiştir.
Buna karşılık, İstanbul BAM 57. Hukuk Dairesi ise aynı nitelikte bir davada, manevi tazminat talebinin mahkemece incelenmesi gerektiğini, yalnızca parasal sınır altı olduğu gerekçesiyle usulden ret kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararını kaldırmıştır.
YARGITAY’IN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇESİ
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, konuyu şu gerekçelerle açıklığa kavuşturmuştur:
-
Tüketici Kanunu’nda, maddi ve manevi tazminat ayrımı yapılmamıştır. Ayıplı hizmet karşısında hem maddi hem manevi zarar doğabileceği, tüketicinin de bunları birlikte talep edebileceği düzenlenmiştir.
-
Tüketici Hakem Heyetlerine ilişkin parasal sınırlar gözetildiğinde, başvuru konusu toplam tazminat miktarının bu sınırlar içinde kalması durumunda, manevi tazminat talepleri bakımından da görevli olunacağı sonucuna ulaşılmıştır.
-
Önceki içtihatlara ve özellikle kapatılan 13. Hukuk Dairesi’nin benzer kararlarına paralel olarak, manevi tazminatın da parasal sınır hesaplamasında dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir.
SONUÇ VE DEĞERLENDİRME
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, verdiği 24.02.2025 tarihli kararında, Tüketici Hakem Heyetlerinin, parasal sınır içinde kalmak koşuluyla manevi tazminat taleplerini karara bağlamaya yetkili olduğunu açıkça ortaya koymuştur.
Bu karar ışığında;
-
Tüketici Hakem Heyetlerine başvururken yalnızca maddi değil manevi zararların da başvuruya konu edilmesi mümkün hale gelmiştir.
-
Bu durum, tüketicilerin mahkemeye başvurmadan önce daha kolay, hızlı ve masrafsız çözüm yollarına erişimini sağlamaktadır.
-
Uygulamada yerleşmiş olan “hakem heyeti manevi tazminat hakkında karar veremez” görüşü artık geçerliliğini yitirmiştir.
-







İlk yorum yapan siz olun