Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, haczedilmezlik şikayetlerinde en çok tartışılan konulardan biri olan ipotekli taşınmazın meskeniyet kapsamında korunup korunamayacağı hususunda iki önemli içtihat yayımladı. Her iki kararda da zorunlu ipotek ile ihtiyari ipotek arasındaki farklara dikkat çekilmiş, ipotekli taşınmazlar hakkında meskeniyet şikayeti yapılabilmesinin belirli şartlara bağlı olduğu vurgulanmıştır.
HACZİN KALDIRILMASINDA İPOTEĞİN MAHİYETİ KRİTİK
T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU 2013/1576 E. – 2015/1045 K.
Bu kararda borçlunun haline münasip meskeni olduğu ileri sürülen taşınmaz üzerine daha önce Şekerbank lehine tesis edilmiş bir ipotek bulunmaktaydı. Mahkeme, borçlunun meskeniyet şikayetini kabul etmiş ancak Yargıtay, şu gerekçelerle bu kararı bozmuştur:
-
Borçlunun ipotekle teminat altına alınan borcu, haciz tarihinden önce ödeyip ödemediği araştırılmamış,
-
İpoteğin zorunlu krediye mi (konut, esnaf, zirai) yoksa serbest irade ile kurulmuş bir krediye mi dayandığı belirlenmemiş,
-
Borçlunun daha mütevazı bir mesken edinip edinemeyeceği yönünde bilirkişi raporu yetersiz kalmıştır.
Kurul, zorunlu ipotek değilse, meskeniyet şikayetinin ancak ipotek borcu ödenmişse yapılabileceğini belirtti.
KONUT KREDİSİNE DAYALI ZORUNLU İPOTEK MESKENİYET ENGELİ DEĞİL
T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU 2013/2169 E. – 2015/1463 K.
İkinci kararda ise borçlunun, Yapı Kredi Bankası’ndan aldığı konut kredisi nedeniyle ipotek ettirdiği taşınmazı hakkında haczedilmezlik şikayetinde bulunduğu görülmektedir. Mahkeme davayı reddetmiş ancak Yargıtay 12. Hukuk Dairesi bozma kararı vererek şu değerlendirmede bulunmuştur:
-
Konut kredisi gibi sosyal amaçlı ve zorunlu ipoteklerde, borçlu daha sonra bu taşınmaz için meskeniyet şikayetinde bulunabilir.
-
Bankadan alınan cevapta, kredinin konut kredisi olduğu ve borcun da kapatıldığı anlaşılmıştır.
-
Mahkemece ipoteğin dayanağı kredi türü ve sosyal amaca hizmet edip etmediği açıkça belirlenmeden karar verilmiş olması bozma sebebidir.
YARGITAY’IN KRİTERLERİ NELERDİR?
Her iki karardan çıkan ortak kriterler şunlardır:
-
Zorunlu ipotek varsa (örneğin: konut, esnaf, zirai kredi), borçlu meskeniyet şikayetinde bulunabilir.
-
İhtiyari ipoteklerde, borçlu bu hakkından peşinen feragat etmiş sayılır, ancak borç ödenmişse bu engel kalkar.
-
Meskeniyet şikayetinde bulunulan taşınmaz, borçlunun sosyal ve ekonomik durumuna uygun olmalı; daha mütevazı koşullarda bir ev edinme imkânı varsa, taşınmazın haczi mümkün olabilir.
-
Haczedilmezliğe ilişkin karar verilirken, bilimsel ve ekonomik gerçekliğe uygun, somut ve güncel bilirkişi raporları esas alınmalıdır.
SEO UYUMLU KAVRAMLAR VE SORGULAR
Bu makale özellikle şu anahtar kelimeler üzerinden arama motorlarında öne çıkmak üzere optimize edilmiştir:
-
“Meskeniyet şikayeti Yargıtay kararı”
-
“İpotekli ev haczedilebilir mi?”
-
“Zorunlu ipotek meskeniyet”
-
“Yargıtay haczedilmezlik şikayeti”
-
“İcra hukuku meskeniyet”
-
“Meskeniyet hakkı ne zaman geçerli?”
SONUÇ
Yargıtay’ın bu iki kararı, meskeniyet şikayetlerinin nasıl değerlendirileceği, hangi ipoteklerin engel teşkil edip hangilerinin teşkil etmeyeceği konusunda önemli içtihadi yönlendirmeler sunmaktadır. Özellikle borçlunun serbest iradesiyle kurduğu ipoteklerde, meskeniyet iddiası sınırlı olarak kabul edilmekte; ipoteğin zorunlu ve sosyal bir amaca dayanması halinde ise borçlunun barınma hakkı öncelik kazanmaktadır.
Haciz işlemleriyle karşı karşıya kalan borçlular ve bu işlemleri uygulayan avukatlar için, Yargıtay’ın bu sınırları netleştiren kararları, uygulamada büyük önem arz etmektedir.







İlk yorum yapan siz olun