Tazminat davalarında birden fazla davalıya karşı açılan davalarda, özellikle yalnızca bazı davalıların kusurlu olduğunun tespit edilmesi halinde, dava değerinin artırılması (ıslah) süreci ve sonucunda red vekâlet ücreti ile ilgili birçok uygulama sorunu gündeme gelebilmektedir. Bu yazımızda, HMK m. 107/2 kapsamında kısmi davada değer artırımı yaparken sadece kusurlu davalılar bakımından ıslahın mümkün olup olmadığını ve diğer davalılar bakımından davanın akıbetini irdeleyeceğiz.
Kısmi Dava ve Dava Değerinin Artırılması (Islah)
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesi, davacının dava açarken dava konusunun tamamını değil de bir kısmını dava konusu yapabileceğini düzenler. Bu tür durumlarda, davacı yargılama sırasında dava değerini artırarak talebini genişletebilir. Bu işleme uygulamada “kısmi ıslah” denir.
İhtiyari Dava Arkadaşlığı ve Hukuki Sonuçları
Birden fazla davalının yer aldığı davalarda, eğer bu kişiler arasında mecburi dava arkadaşlığı yoksa, ihtiyari dava arkadaşlığı söz konusudur. Bu durumda her davalı yönünden ayrı bir dava varmış gibi değerlendirme yapılır. Uygulamada, usul ekonomisi gereği bu davalar tek bir dava dosyasında açılır. Ancak hukuki nitelik olarak her davalı için bağımsız talepler mevcuttur.
Bu çerçevede, davacı yalnızca kusurlu bulunan davalılar bakımından dava değerini artırabilir. Diğer davalılar için dava değerini artırma zorunluluğu bulunmamaktadır.
Kusursuz Davalılar Açısından Red Vekâlet Ücreti Riski
Dava değerinin yalnızca 5 kusurlu davalı yönünden artırılması halinde, geriye kalan 3 davalı için ilk dava dilekçesindeki müddeabih (dava değeri) esas alınır. Mahkeme, kusurlu bulunmayan bu davalılar bakımından davanın reddine karar verir ve bu kişiler lehine nispi red vekâlet ücreti takdir eder.
Bu nedenle, davacı yalnızca bazı davalılar için ıslah yapmak istiyorsa, ıslah dilekçesinde açıkça hangi davalılar yönünden ıslah yapıldığını, hangi davalılar hakkında ise yapılmadığını net bir şekilde ifade etmelidir. Ayrıca, ıslah yapılmayan davalıların adları da ıslah dilekçesinde belirtilmelidir.
Takipsiz Bırakma Yolunun Riskleri
Davacı bazı davalılara karşı davasını takipsiz bırakma yoluna gitmeyi düşünebilir. Ancak bu yöntem mahkemenin kabule bağlı olarak değerlendirildiği gibi, uygulamada çoğunlukla davanın reddi ve vekâlet ücreti yükümlülüğü ile sonuçlanabilmektedir. Bu nedenle takipsiz bırakma, özellikle yüksek dava değerlerinde tehlikeli bir strateji olabilir.
Sonuç ve Öneriler
-
Tazminat davası birden fazla davalıya karşı açılmışsa ve bunlar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı varsa, yalnızca kusurlu bulunan davalılar yönünden dava değeri artırılabilir.
-
Kusursuz bulunan davalılar için davanın reddine karar verileceğinden, bu kişiler lehine red vekâlet ücreti doğacaktır.
-
Islah dilekçesinde ayrım net şekilde belirtilmeli, hangi davalılar için artırıma gidildiği açıkça ifade edilmelidir.
-
Davayı takipsiz bırakmak, red ve vekâlet ücreti riski nedeniyle çoğu zaman önerilmez.
Anahtar Kelimeler:
Islah, kısmi dava, HMK 107, tazminat davası, red vekâlet ücreti, ihtiyari dava arkadaşlığı, birden fazla davalı, dava değeri artırımı, hukuk makaleleri.
Bu konuda yaşadığınız hukuki bir sorun varsa veya dava sürecinizde profesyonel destek almak istiyorsanız, alanında uzman bir avukata başvurmanızı tavsiye ederiz.







İlk yorum yapan siz olun