İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

YARGITAY: ZİLİ ÇALIP “AÇIN KAPIYI” DİYE BAĞIRARAK KAPIYI YUMRUKLAMAK KONUT DOKUNULMAZLIĞINI BOZMA SUÇUDUR

Yargıtay 2. Ceza Dairesi’nin 2020/18342 E., 2020/9318 K. sayılı kararı, konut dokunulmazlığının sınırları açısından önemli bir içtihat oluşturdu.
Kararda, bir apartman dairesinin kapısına gelip zili çalıp “açın kapıyı” diye bağırarak kapıyı yumruklayan kişinin eylemi, “konut dokunulmazlığını bozma suçu” olarak kabul edildi.

Bu karar, kişilerin özel alanına fiziksel giriş olmasa dahi, konutun güven ve huzurunu ihlal eden eylemlerin de cezai sorumluluk doğurabileceğini ortaya koymaktadır.


Hukuki Dayanak

Türk Ceza Kanunu’nun 116. Maddesi – Konut Dokunulmazlığını Bozma Suçu

TCK m.116’ya göre:

“Bir kimsenin konutuna, rızası olmaksızın giren veya rızasıyla girmiş olduğu halde çıkmayan kişi hakkında altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.”

Kanunun koruduğu hukuki değer, kişinin barışçıl ve özel yaşam alanı olan konutunun dokunulmazlığıdır.
Bu hak, Anayasa’nın 21. maddesi ile de güvence altına alınmıştır.

Yargıtay’ın kararında, konuta fiziki olarak girilmemiş olsa da, konutun mahremiyetini ve sakinlerinin huzurunu ihlal eden saldırgan davranışların da bu suçun oluşması için yeterli olabileceği vurgulanmıştır.


Olayın Özeti

Sanık, müştekilerin yaşadığı apartmana girerek dairenin kapısına kadar gelmiş,

  • Kapının ziline basmış,

  • “Açın kapıyı!” diye yüksek sesle bağırmış,

  • Ardından kapıyı defalarca yumruklamıştır.

Yerel mahkeme, sanığın eyleminin konut dokunulmazlığını bozma suçuna teşebbüs niteliğinde olduğu gerekçesiyle mahkûmiyet kararı vermiştir.

Ancak dosya, sanık ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmiştir.


Yargıtay 2. Ceza Dairesi’nin Gerekçesi

Yargıtay, dosya incelemesi sonunda önemli bir tespitte bulunmuştur:
Sanığın eylemi “teşebbüs” aşamasında değil, tamamlanmış suç niteliğindedir.

Daireye göre:

  • Failin apartman içine girip mağdurun konut kapısına kadar ulaşması,

  • Zili çalıp kapıyı yumruklayarak “açın kapıyı” diye bağırması,
    konutun sınırlarını fiilen ihlal eden, huzur ve güven ortamını bozan bir davranıştır.

Bu nedenle Yargıtay, yerel mahkemenin “teşebbüs” nitelendirmesini yanlış bulmuş ve kararı bozmuştur.

Yargıtay ayrıca, sanığın önceki sabıka kayıtları yönünden de değerlendirme yapmış;
bazı mahkûmiyetlerin uzlaşma kapsamında düşmesi nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağını, ancak önceki hırsızlık mahkûmiyetinin tekerrür sayılabileceğini belirtmiştir.


Değerlendirme

Bu karar, konut dokunulmazlığına ilişkin suçun yalnızca fiziksel olarak içeri girme ile sınırlı olmadığını,
konutun güvenli alanını ihlal etmeye elverişli davranışların da suçun oluşmasına yol açabileceğini açıkça göstermektedir.

Yargıtay’ın yaklaşımı üç temel ilkeye dayanır:

  1. Konutun kapısına kadar gelmek ve saldırgan davranış sergilemek, fiilen özel alana müdahale sayılır.

  2. Konut sakinlerinin huzurunu bozmak ve korku yaratmak, konut dokunulmazlığını ihlal eder.

  3. Suçun oluşması için kapıdan içeri girme şartı aranmaz; eylemin “konuta yönelmiş olması” yeterlidir.

Dolayısıyla, failin amacı evin içine girmek olmasa bile, zorlayıcı, rahatsız edici ve tehditkar davranışlar cezai sorumluluk doğurabilir.


Vatandaş Açısından Ne Anlama Geliyor?

Bu içtihat, vatandaşın konut güvenliği hakkını güçlendiren bir karardır.
Konutun kapısına kadar gelinip bağırılması, kapının yumruklanması, zorlanması gibi eylemler:

  • “Sadece kapıda kalındı” bahanesiyle hafifletilemez,

  • Konut dokunulmazlığını bozma suçu olarak cezalandırılabilir.

Bu tür durumlarda mağdur kişiler:

  • Olay anına ilişkin kamera görüntüsü, tanık beyanı veya ses kaydı gibi delilleri toplamalı,

  • En kısa sürede Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunmalıdır.


Sonuç

Yargıtay 2. Ceza Dairesi’nin 23.09.2020 tarihli bu kararı,
“kapıdan içeri girilmemiş olsa bile”, kişinin özel alanını hedef alan saldırgan eylemlerin
konut dokunulmazlığını bozma suçu sayılacağını kesin biçimde ortaya koymuştur.

Bu karar, hem hukuk uygulayıcıları hem vatandaşlar açısından,
konutun sadece dört duvardan ibaret olmadığını, aynı zamanda huzur ve güven alanı olduğunu bir kez daha hatırlatmaktadır.

Kaynak / Yasal Dayanak

  • T.C. Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2020/18342, K. 2020/9318, T. 23.09.2020

  • Türk Ceza Kanunu m.116

  • Anayasa m.21 (Konut dokunulmazlığı)

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir