İşe iade davası açmadan önce arabuluculuk sürecinin tamamlanmış olması ve bunun mahkemeye usulüne uygun şekilde sunulması, iş yargılamasında “şekli bir ayrıntı” değil; doğrudan dava şartıdır. Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi’nin 15.10.2025 tarihli kararı da tam olarak bu noktayı netleştiriyor: Arabuluculuk son tutanağının fotokopisi/sureti dosyaya konulmuşsa, hâkimin UYAP’tan belgeye ulaşabilmesi bile tek başına yeterli sayılmaz.
Bu yazıda kararın özünü, “benim başıma gelirse ne olur?” sorusunu cevaplayacak şekilde ve uygulamaya dönük anlatımla ele alıyorum.
Kararın Kısa Özeti: Sorun Ne?
Somut olay bir işe iade davası. İlk derece mahkemesi davayı esastan karara bağlayıp işe iade yönünde hüküm kuruyor. Ancak istinaf incelemesinde Tekirdağ BAM şunu tespit ediyor:
- Dava şartı olan arabuluculuk son tutanağının dosyaya sunulan hali asıl değil,
- Arabulucu tarafından onaylanmış örnek değil,
- Sadece fotokopi/suret niteliğinde.
Bu durumda mahkemenin yapması gereken, davacı tarafa 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/2 uyarınca 1 haftalık kesin süre verip “aslı veya arabulucu onaylı örneğini sun, yoksa dava dava şartı yokluğundan usulden reddedilir” diye ihtar etmekti. Mahkeme bunu yapmadan esasa girince, BAM kararı kamu düzenine aykırılık nedeniyle kaldırıyor ve dosyayı yeniden işlem yapılmak üzere geri gönderiyor.
Dava Şartı Arabuluculuk Ne Demek?
İşe iade davası (ve işçi/işveren alacak–tazminat davalarının büyük bölümü) açılmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur. Bu zorunluluk “başvurdum” demekle bitmez; arabuluculuk sürecinin sonunda düzenlenen anlaşmama son tutanağı da dava dilekçesine usulüne uygun şekilde eklenmelidir.
Hangi belge “uygun” sayılır?
Kanun açık: Davacı, son tutanağın
- aslını veya
- arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini
dava dilekçesine eklemek zorunda.
Fotokopi/suret tartışması burada çıkıyor: UYAP’ta belge görünüyor olabilir; ama dosyaya eklenen şey kanunun aradığı nitelikte değilse, mahkeme “tamam bu da olur” diyemez.
UYAP’ta Görünüyorsa Yine de Neden Yetmiyor?
Kararın pratik mesajı şu:
- Yargılama sisteminde belge sunma yükümlülüğü esasen taraf/vekile aittir.
- İş yargılamasında “resen araştırma” sınırsız bir şekilde işletilmez; hâkimin UYAP’tan belge arayıp bulması beklenemez.
- Aksi halde “UYAP’tan erişilebilen her belgeyi hâkim toplasın” gibi, sistemi kilitleyecek bir sonuç doğar.
Bu nedenle BAM, hâkimin UYAP’tan erişebilir olmasının, fotokopinin geçerlilik sorununu ortadan kaldırmadığını vurguluyor.
Mahkeme Ne Yapmalıydı? (Kesin Süre Mekanizması)
7036 sayılı Kanun m.3/2’ye göre yol haritası net:
- Dilekçeye uygun nitelikte tutanak eklenmemişse,
- Mahkeme davacıya 1 haftalık kesin süre verir,
- “Bu süre içinde aslı/onaylı örneği sunmazsan dava usulden reddedilir” diye ihtar eder,
- Süre içinde sunulursa yargılamaya devam edilir; sunulmazsa dava şartı yokluğu nedeniyle usulden ret kararı verilir.
Tekirdağ BAM kararında kritik nokta: İlk derece mahkemesi bu prosedürü işletmeden esasa girip karar verdiği için, karar kaldırılıyor.
Benim Başıma Gelirse Ne Olur?
Bu kararın vatandaş açısından en önemli çıktısı şu: Haklıyken usulden kaybetme riski.
1) İşe iade davası açtım, arabuluculuk tutanağını “çıktı/fotokopi” koydum
Mahkeme doğru uygulama yaparsa size 1 hafta kesin süre verir.
O 1 hafta içinde asıl veya arabulucu onaylı örneği sunarsanız sorun genelde çözülür.
2) Süre verildi ama ben sunmadım / yetiştiremedim
Bu durumda mahkeme, davayı karşı tarafa tebliğe bile çıkarmadan usulden reddedebilir.
Bu da çoğu zaman zaman kaybı + yeniden dava + süre riski demektir.
3) Mahkeme süre vermeden esasa girip karar verdi
Bu kararda olduğu gibi, istinafta dosya “kamu düzeni” nedeniyle ele alınabilir ve karar kaldırılıp dosya geri gönderilebilir. Sonuç: yargılama uzar, masraf artar, belirsizlik büyür.
Uygulamada Hızlı Kontrol Listesi: Dava Açmadan Önce Şunlara Bakın
- Arabuluculuk son tutanağı sizde mi?
- Dosyaya eklediğiniz belge:
- Asıl mı?
- Değilse arabulucu onaylı örnek mi?
- UYAP’a yüklerken:
- “Belge görünüyor” rahatlığına kapılmayın; nitelik önemli.
- Mahkeme kesin süre verirse:
- Bu süre kesin; “sonradan sunarım” yaklaşımı ciddi risk doğurur.
Kararın İşveren–İşçi Uyuşmazlıklarına Mesajı
Bu karar, işe iade gibi hızlı ilerlemesi gereken davalarda bile mahkemenin “dava şartı” kısmını atlayamayacağını gösteriyor. İşveren açısından da önemli: Dava şartı eksikliği, doğru zamanda ileri sürüldüğünde yargılamanın seyrini tamamen değiştirebilir. İşçi açısından ise mesaj net: Belgeyi doğru eklemek, çoğu zaman davanın kaderini belirler.
Sonuç
Tekirdağ BAM 5. Hukuk Dairesi’nin 15.10.2025 tarihli kararı, işe iade davasında dava şartı arabuluculuk konusunda uygulamayı keskinleştiriyor: Fotokopi/suret tutanak ile yola devam etmek riskli; mahkemenin 1 haftalık kesin süre prosedürünü işletmesi şart.
“Bu tür uyuşmazlıklar her somut olayda farklı değerlendirilir; hak kaybı yaşanmaması adına miras, tapu, aile veya ilgili alanda uzman bir avukattan hukuki destek alınması önemlidir.”






İlk yorum yapan siz olun