İcra ve İflas Kanunu (İİK) m. 68, bir borçluya karşı başlatılan ilamsız icra takiplerinde borçlunun itirazının kaldırılmasına ilişkin düzenlemeler içermektedir. İtirazın kaldırılması, alacaklının belirli belgeler sunarak borçlunun icra takibine yaptığı itirazın kaldırılmasını sağladığı bir prosedürdür. Bu madde, borçlunun itirazının mahkemeye gitmeden kaldırılabilmesi için hangi belgelerin yeterli olduğunu düzenler ve icra takibinin daha hızlı sonuçlandırılmasını hedefler.
İİK m. 68: İtirazın Kaldırılması İçin Gerekli Belgeler
Alacaklı, borçlunun itirazının kaldırılmasını talep edebilmek için belirli bir belgeye dayalı olarak talepte bulunmalıdır. Bu belgeler şunlardır:
- İmzası Borçlu Tarafından İkrar Edilmiş Bir Belge: Borçlunun imzasını inkar etmediği, borcun varlığını gösteren herhangi bir yazılı belge. Bu belge alacaklıya, itirazın kaldırılması talebinde bulunma hakkı verir. Örneğin, borçlunun imzasını taşıyan bir sözleşme, taahhütname ya da fatura gibi belgeler.
- Noterlikçe Onaylanmış Bir Borç İkrarı: Borçlunun noter huzurunda borcunu kabul ettiğine dair bir noter tasdikli belge. Bu belge, borcun varlığını ve miktarını kanıtlar niteliktedir ve itirazın kaldırılması için yeterli bir dayanak oluşturur.
- Resmi Dairelerin veya Yetkili Mercilerin Düzenledikleri Belgeler: Resmi bir makam tarafından düzenlenmiş belgeler de itirazın kaldırılmasında kullanılabilir. Bu belgeler, devletin yetkili organları tarafından düzenlenmiş olup borcun varlığını kanıtlayan belgelerdir (örneğin, vergi borcu gibi resmi belgeler).
- Bankaların Verdikleri Belgeler: Bankalar tarafından düzenlenen ve borcun varlığını gösteren belgeler de alacaklının itirazın kaldırılmasını talep edebilmesi için kullanılabilir. Örneğin, borçlunun banka kredisi aldığına dair bir belge, borcun varlığına dair yeterli bir kanıt olabilir.
- Üçüncü Şahısların İmzalı Borç Kabulüne Dayanan Belgeler: Borçlunun üçüncü bir şahıs nezdinde borcunu kabul ettiğine dair imzalı belgeler de itirazın kaldırılması için geçerli bir belge sayılır. Bu tür belgelerde borçlunun imzasının bulunması önemlidir.
İtirazın Kaldırılması Süreci
- Alacaklının Başvurusu: Borçlu, alacaklıya karşı yapılan takipte borca itiraz etmişse, alacaklı, itirazın kaldırılması talebiyle icra mahkemesine başvurabilir. Ancak bu talebi yapabilmek için yukarıda belirtilen belgelerden birine sahip olması gerekir.
- İcra Mahkemesine Başvuru: Alacaklı, elindeki belgeye dayanarak icra mahkemesine başvurur ve borçlunun itirazının kaldırılmasını talep eder. Bu aşamada, alacaklı belgelerini mahkemeye sunar ve borcun varlığını kanıtlamaya çalışır.
- Mahkemenin İncelemesi: İcra mahkemesi, sunulan belgelerin yeterli olup olmadığını inceler. Eğer alacaklının sunduğu belgeler kanunda belirtilen şartları taşıyorsa, mahkeme itirazın kaldırılmasına karar verebilir.
- Kötü Niyet Tazminatı: Borçlunun itirazı haksız bulunursa, alacaklının talebi üzerine, mahkeme borçluya karşı kötü niyet tazminatına da hükmedebilir. Bu tazminat, borç miktarının %20’sine kadar olabilir ve borçlunun sırf takibi uzatmak için itiraz ettiği durumlarda devreye girer.
İtirazın Kaldırılmasının Sonuçları
- İtirazın kaldırılması kararıyla birlikte takip kaldığı yerden devam eder.
- Borçlu, itiraz ettiği borcu ödemek zorunda kalır.
- Eğer itiraz kira alacaklarına ilişkin bir tahliye talebine karşı yapılmışsa, borçlu taşınmazı tahliye etmek zorunda kalabilir.
İİK m. 68’e Göre Özel Durumlar
- Kira Borcu: Özellikle kira borçlarıyla ilgili takiplerde, İİK m. 68 hükmü sıklıkla uygulanır. Kiraya veren, kiracıdan alacağını noter onaylı bir kira sözleşmesine dayandırarak itirazın kaldırılmasını talep edebilir.
- İmzanın İnkarı: Borçlu, imzasının kendisine ait olmadığını iddia ederse, alacaklı imzanın doğruluğunu ispat etmek zorunda kalır. Bu durumda mahkeme, imza incelemesi yapabilir ve eğer imza borçluya aitse itiraz kaldırılır.
Sonuç
İİK m. 68, alacaklının belirli belgelerle borçlunun icra takibine yaptığı itirazı hızlı bir şekilde kaldırabilmesini sağlayan bir hükümdür. Bu madde, özellikle yazılı ve imzalı borç ikrarlarının icra sürecinde nasıl kullanılacağını düzenler ve borç ilişkilerinde belgeye dayalı ispatın önemini vurgular.







İlk yorum yapan siz olun