YARGITAY’DAN DAMAT VE MİRASÇILAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIĞA EMSAL KARAR
Yargıtay, damat tarafından kayınbabası adına alınan araç bedelinin, kayınbabanın vefatından sonra mirasçılardan talep edilip edilemeyeceği konusunda önemli bir karar verdi. Kararda, aile içi işlemler bakımından tanıkla ispatın mümkün olduğu vurgulandı ve davacının ödediği bedelin iadesi yönünde olumlu değerlendirme yapıldı.
OLAYIN HUKUKİ ARKA PLANI
Davacı damat, kayınbabasına engelli aracı almak amacıyla kendi aracını takas etmiş ve üzerine kalan bedeli de borçlanarak ödemiştir. Aracın, engelli muafiyetinden yararlanmak amacıyla kayınbaba adına tescil edildiği, ancak aracın fiilen davacı tarafından kullanıldığı belirtilmiştir. Kayınbabanın vefatının ardından davacı, yaptığı bu ödemeyi mirasçılardan istemiş; bu talebi reddedilince icra takibine başvurmuştur. Takibe yapılan itiraz üzerine dava açılmıştır.
MAHKEME SÜRECİNDE YAŞANANLAR
İlk derece mahkemesi, aracı davacının karşılıksız olarak verdiği ve bunu muvazaalı bir işlem gibi gösterdiği gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Bölge adliye mahkemesi de benzer şekilde, tarafların yakın akraba olması nedeniyle tanıkla ispatın mümkün olmadığını belirtmiş ve davacının davasını reddetmiştir. Ancak bu kararlar, Yargıtay tarafından bozulmuştur.
YARGITAY’IN DEĞERLENDİRMESİ
Yargıtay, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 203. maddesine dikkat çekerek, damat ile kayınbaba arasındaki işlemlerin miktarına bakılmaksızın tanıkla ispat edilebileceğini vurgulamıştır. Bu çerçevede, davacının sunduğu dekont ve tanık beyanlarının dikkate alınması gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur.
Yargıtay’a göre;
-
Aile içi işlemlerde yazılı delil zorunluluğu yoktur,
-
Damat, kendi aracını takas etmiş ve kalan tutarı banka yoluyla ödemiştir,
-
Tanık beyanları ve dekontlarla bu durum ispatlanabilmektedir,
-
Mahkeme, davacının yaptığı ödeme miktarını belirlemeli ve kararını buna göre vermelidir.
SONUÇ VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bu emsal karar, aile içi yardımlaşma ya da destek gibi görünen işlemlerin hukuki dayanakla geri talep edilip edilemeyeceği konusuna açıklık getirmiştir. Artık kayınbaba, kaynana, damat, gelin gibi yakın hısımlar arasındaki hukuki işlemlerde yazılı delil aranmadan tanıkla ispat yapılabileceği kabul edilmektedir. Bu karar, özellikle aile içi borç ilişkilerinde hak kayıplarının önüne geçilmesi bakımından önemli bir içtihattır.










İlk yorum yapan siz olun