İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

ADLİYE TOSUNCUĞU DOSYASINDA İSTİNAF CEZAYI ARTIRDI: 12 YIL 3 AY HAPİS VE 1 MİLYON 600 BİN LİRA PARA CEZASI

Bakırköy Adliyesi’nde görevliyken meslektaşı ve bir adliye personelini ucuza arsa ve araç temin etme vaadiyle dolandıran eski Cumhuriyet Savcısı H.C., kamuoyunda “Adliye Tosuncuğu” olarak anılmıştı. Yerel mahkemece “basit dolandırıcılık” kapsamında 6 yıl 9 ay hapis ve 22.500 TL adli para cezası ile cezalandırılan H.C. hakkında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Ceza Dairesi önemli bir karara imza attı.


İSTİNAF: BASİT DEĞİL, NİTELİKLİ DOLANDIRICILIK

İstinaf mahkemesi, olayın sıradan bir dolandırıcılık vakası olmadığını, kamu kurumu mensubu sıfatının kötüye kullanıldığını ve mağdurların bu sıfata duydukları güvenin istismar edildiğini belirtti. Bu gerekçeyle H.C.’nin eylemlerini “nitelikli dolandırıcılık” kapsamında değerlendirdi.


CEZADA BÜYÜK ARTIŞ: 12 YIL 3 AY HAPİS, 1 MİLYON 606 BİN TL PARA CEZASI

İstanbul 34. Ceza Dairesi, H.C.’nin iki ayrı mağdura karşı gerçekleştirdiği eylemleri dikkate alarak toplamda 12 yıl 3 ay hapis cezası verdi. Ayrıca adli para cezası da 22.500 TL’den, 1.606.250 TL’ye yükseltildi.

Mahkeme, sanığın yargılama boyunca pişmanlık göstermediğini, suçun planlı ve sistematik biçimde işlendiğini, dolayısıyla herhangi bir ceza indiriminin uygulanmasına yer olmadığını açıkça belirtti.


MESLEKTAŞINDAN 500 BİN TL, KATİPTEN 202 BİN TL ALDI

Dosya kapsamına göre, H.C., aynı adliyede görev yapan bir Cumhuriyet savcısı meslektaşını “imar planına alınacak arsa fırsatı” yalanıyla 500 bin TL dolandırdı. Bir başka mağdur ise, adliye katibi Ö.D., H.C.’nin “sigorta şirketinden uygun fiyata araç alabileceği” vaadine kanarak 202 bin TL kaybetti. Her iki mağdur da sanığın kamu görevi nedeniyle kazandığı güveni kötüye kullandığını ifade etti.


SANIK AYRICA TAHLİYE VE BERAAT VAADİYLE DOLAR DA ALMIŞ

Karar metninde yer alan başka bir iddiaya göre, sanık H.C., bir cinsel istismar davasında sanık olan kişinin ailesinden “tahliye ve beraat sağlama” vaadiyle binlerce dolar para aldı. Ancak bu kısım ayrı dosyada değerlendirildi.


HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Yargı kararlarında vurgulanan gerekçelere göre;

  • 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesi, kamu görevlisi sıfatının kötüye kullanılması suretiyle dolandırıcılığı nitelikli hal olarak düzenlemiştir.

  • Sanığın, adliyede görevli olması ve mağdurların bu sıfatına güven duyarak para teslim etmesi, güveni kötüye kullanma boyutunu aşarak doğrudan dolandırıcılık suçunu oluşturmuştur.

  • Mahkeme, sanığın kamu gücüne olan güveni sarsıcı nitelikteki eylemlerinin adalete olan inancı zedelediğini ve bu nedenle cezayı artırarak caydırıcılık gözettiğini ifade etti.


BU KARAR NEDEN ÖNEMLİ?

Bu karar, kamu görevlilerinin görev dışı menfaat temelli vaadlerle kişileri dolandırması hâlinde çok daha ağır yaptırımlar uygulanabileceğini gösteriyor. İstinaf Mahkemesi’nin verdiği karar, özellikle kamu görevinin prestijinin suç aracı olarak kullanılmasına karşı “cezasızlık algısını kıran” emsal bir içtihat niteliği taşımaktadır.

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir