İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ’NDEN İŞTEN ÇIKIŞ KODUNUN DÜZELTİLMESİ DAVASINDA EMSAL KARAR: TESPİT DAVASINDA HUKUKİ YARAR VARDIR

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi tarafından 21.10.2025 tarihinde verilen 2025/6584 E., 2025/8132 K. sayılı karar, işten çıkış kodunun gerçeğe aykırı bildirilmesi halinde açılacak tespit davalarında hukuki yararın bulunup bulunmadığına ilişkin önemli bir içtihat oluşturmuştur. Karar, işçinin SGK’ya yüz kızartıcı suç isnadını içeren kodla bildirilmesi durumunda, yeni iş bulma imkânının zorlaşması ve itibar kaybı gibi sonuçlar karşısında tespit davası açmakta güncel hukuki yararı bulunduğunu hükme bağlamıştır.


Dava Konusu ve Süreç

Davacı işçi, davalı işveren bünyesinde perakende satış elemanı olarak çalışmaya başlamış, 21.09.2024 tarihinde şube envanter sayımında tespit edilen 120.510,00 TL’lik açık nedeniyle savunması istenmiş ve 24.09.2024 tarihinde (46) işten çıkış kodu ile işten çıkarılmıştır.

Davacı, envanter açığında hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, işten çıkış kodunun yüz kızartıcı suç işlemiş gibi (46) olarak bildirilmesinin hukuka ve ahlaka aykırı olduğunu belirterek, SGK’ya (46) olarak bildirilen işten çıkış kodunun (04) – işçinin istifası veya uygun başka bir kodla değiştirilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı işveren ise, devamsızlık tutanakları, kamera kayıtları ve durum tespit tutanakları doğrultusunda iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/2 maddesi uyarınca haklı nedenle feshedildiğini, bu nedenle işten ayrılış kodunun doğru bildirildiğini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesi, eda davası açılabilecek hallerde tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar vermiş, Bölge Adliye Mahkemesi de bu kararı onamıştır. Davacı vekilinin temyizi üzerine dosya Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’ne gelmiştir.


Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin Değerlendirmesi

Yargıtay, öncelikle davaların türleri arasındaki ayrımı netleştirmiştir:

  • Eda davaları: Bir şeyin yapılması, verilmesi veya yapılmaması talep edilir.

  • İnşai (yenilik doğuran) davalar: Var olan bir hukuki durumun değiştirilmesi, kaldırılması veya yeni bir hukuki durum yaratılması istenir.

  • Tespit davaları: Bir hakkın veya hukuki ilişkinin var olup olmadığının tespitine ilişkindir. Tespit davasında verilen kararın icra ve infaz kabiliyeti yoktur.

Tespit davasının dinlenebilmesi için, konusunu oluşturan hak veya hukuki ilişkinin var olup olmadığının mahkemece hemen tespit edilmesinde davacının korunmaya değer güncel bir hukuki yararının bulunması gerekir. Tespit davaları, eda davalarının öncüsü niteliğinde olduğundan, eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı kabul edilmektedir.

Ancak Yargıtay, çıkış kodunun gerçeğe aykırı olarak SGK’ya bildirildiği iddiasıyla işveren aleyhine açılan davaların, davanın SGK’ya yöneltilemediği de dikkate alındığında, tespit davası niteliğinde olduğunu vurgulamıştır.

Hukuki Yararın Varlığı

Yargıtay, somut olayda davacının işten çıkış kodunun düzeltilmesi gerektiğinin tespitine ilişkin davayı açmakta güncel hukuki yararının bulunduğunu belirlemiştir. Kararın gerekçesinde şu hususlar öne çıkmaktadır:

  1. Yeni iş bulma imkânının zorlaşması: (46) işten çıkış kodu, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II maddesinde düzenlenen “ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller” kapsamında olup, işçinin işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunduğu anlamını taşımaktadır. Bu kodla işten ayrılan bir işçinin yeni iş bulması son derece zorlaşmaktadır.

  2. İtibar kaybı: Yüz kızartıcı suç isnadı içeren bir kodla işten çıkarılan işçi, bu kaydın SGK sisteminde yer alması nedeniyle potansiyel işverenler nezdinde olumsuz bir algıya maruz kalmakta, kişilik hakları ve itibarı ciddi şekilde zedelenmektedir.

  3. İşsizlik ödeneğinden mahrum kalma: Feshin haklı olup olmadığına bağlı olarak işçinin işsizlik ödeneğine hak kazanıp kazanamayacağı da belirlenmektedir. Yanlış kod bildirimi nedeniyle işçi, işsizlik ödeneğinden mahrum kalabilmektedir.

Dosya kapsamında davacının henüz 22 yaşında olduğu ve (46) kodla işten çıkarılmasının hayatı boyunca mesleki kariyerini olumsuz etkileyeceği gözetildiğinde, tespit davası açmakta korunmaya değer güncel bir hukuki yararının bulunduğu açıktır.

Bozma Kararı

Yargıtay, İlk Derece Mahkemesi’nin hukuki yarar yokluğundan davanın reddine ilişkin kararını bozmuş ve Bölge Adliye Mahkemesi’nin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararını ortadan kaldırmıştır. Kararda, işin esasına girilerek davacının iddialarının değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır.


Kararın Değerlendirilmesi ve Uygulama Açısından Önemi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin bu kararı, işten çıkış kodlarının düzeltilmesi talebiyle açılan davalarda hukuki yararın varlığı konusunda net bir ilke belirlemiştir.

1. Tespit Davasında Hukuki Yararın Somutlaştırılması

Karar, tespit davalarında aranan “güncel ve korunmaya değer hukuki yarar” kavramını iş hukuku bağlamında somutlaştırmıştır. İşçinin iş bulma imkânının zorlaşması, itibar kaybı ve işsizlik ödeneğinden mahrum kalma riski, eda davası açılmamış olsa bile tespit davası açmak için yeterli hukuki yararı oluşturmaktadır.

2. Eda Davası Açılmamış Olması Tek Başına Engel Değil

Mahkeme, davacının kıdem ve ihbar tazminatı gibi eda talepleriyle ayrı bir dava açmamış olmasının, tespit davası açılmasına engel olmadığını açıkça belirtmiştir. Zira tespit davasının amacı, hukuki ilişkinin varlığını veya yokluğunu belirlemek olup, bu tespitin yapılmasında davacının bağımsız bir menfaati bulunmaktadır.

3. SGK Kayıtlarının Düzeltilmesinin Önemi

Karar, SGK kayıtlarının doğruluğunun işçinin mesleki geleceği açısından taşıdığı önemi vurgulamaktadır. Haksız ve gerçeğe aykırı bir kodla işten ayrılan işçi, bu kaydın düzeltilmesi için dava açmakta hukuki yararının bulunduğunun kabulü, işçinin kişilik haklarının ve çalışma özgürlüğünün korunması açısından büyük önem taşımaktadır.

4. İşverenler ve Uygulayıcılar İçin Uyarı

Karar, işverenleri işten çıkış kodlarını doğru ve objektif bir şekilde bildirme konusunda uyarmaktadır. Gerçeğe aykırı veya dayanaksız kod bildirimleri, işveren aleyhine tazminat davalarına ve itibar kaybına yol açabileceği gibi, bu karar kapsamında doğrudan çıkış kodunun düzeltilmesi davasına da konu olabilecektir.


Sonuç

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 21.10.2025 tarihli kararı, işten çıkış kodunun düzeltilmesi talebiyle açılan tespit davalarında hukuki yararın varlığını kabul eden önemli bir içtihattır. Karar, özellikle yüz kızartıcı suç isnadı içeren kodlarla işten çıkarılan işçilerin, yeni iş bulma imkânlarının zorlaşması, itibar kaybı ve işsizlik ödeneğinden mahrum kalma riskleri karşısında, bu tür bir davayı açmakta korunmaya değer güncel bir hukuki yararlarının bulunduğunu hükme bağlamıştır.

Bu kararla birlikte, iş mahkemelerinin artık çıkış kodunun düzeltilmesi taleplerini hukuki yarar yokluğundan reddetmek yerine, işin esasına girerek işverenin feshinin haklı olup olmadığını ve bildirilen kodun gerçeğe uygun olup olmadığını incelemesi gerekecektir. Karar, işçinin kişilik haklarının ve çalışma özgürlüğünün korunmasına hizmet eden önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir.


Bu makale, cecenhukuk.com için hazırlanmış olup, bilgilendirme amacı taşımaktadır. Hukuki sorunlarınız için mutlaka bir avukata danışmanız önerilir.

İlk yorum yapan siz olun

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir