Anayasa Mahkemesi, 25 Aralık 2025 tarih ve 2025/128 Esas, 2025/273 Karar sayılı kararıyla, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) iki ortaklı limited şirketlerde haklı sebeple ortaklıktan çıkarılma davası açılmasını fiilen imkânsız hale getiren kurallarını iptal etti. Karar, teşebbüs özgürlüğü ve etkili başvuru hakkı çerçevesinde önemli bir içtihat oluşturdu.
Dava Konusu ve İptal Edilen Kurallar
Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, görülmekte olan bir davada, iki ortağın eşit paylarla ortak olduğu limited şirkette, ortaklardan birinin haklı nedenlerle diğer ortağın şirketten çıkarılmasını talep etmesine ilişkin yasal düzenlemelerin Anayasa’ya aykırı olduğu kanaatine vardı ve iptal başvurusunda bulundu.
İptali istenen kurallar şunlardı:
-
TTK m. 616/1-h: Bir ortağın şirketten çıkarılması için mahkemeden istemde bulunulması, genel kurulun devredilemez yetkileri arasında sayılmıştır.
-
TTK m. 621/1-h: Bir ortağın haklı sebepler dolayısıyla şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması, genel kurulun önemli kararları arasında gösterilmiş ve bu kararın temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve oy hakkı bulunan esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması hâlinde alınabileceği düzenlenmiştir.
Anayasa Mahkemesi, başvuruyu “iki ortaklı limited şirketler” yönünden sınırlandırarak incelemiştir.
Anayasa Mahkemesi’nin Gerekçesi
1. Teşebbüs Özgürlüğü ve Devletin Pozitif Yükümlülüğü
Mahkeme, Anayasa’nın 48. maddesinde güvence altına alınan teşebbüs özgürlüğünün, devlete teşebbüslerin ortakların fiillerine karşı korunmasını sağlama pozitif yükümlülüğü yüklediğini belirtmiştir. Bu yükümlülük, şirketin hukuki varlığını sona erdirmeksizin diğer bir ortağın ortaklıktan çıkarılabilmesi imkânını zorunlu kılmamakla birlikte, kanun koyucunun bu alanda oluşturduğu mekanizmalar da teşebbüs özgürlüğü kapsamında değerlendirilmelidir.
TTK m. 640/3 ile limited şirket ortaklarına, haklı sebeplerle şirketin hukuki varlığı sona ermeden diğer bir ortağın çıkarılmasını mahkemeden isteme hakkı tanınmıştır. Bu düzenleme, şirketin faaliyetlerinin devamlılığını sağlamayı amaçlayan bir çaredir. Dolayısıyla kanun koyucunun bu mekanizmayı oluştururken şirketin devamını sağlama amacı güttüğü açıktır.
2. İki Ortaklı Limited Şirketlerde Çıkmaz
İtiraz konusu kurallar, çıkarma davası açılabilmesi için genel kurulda temsil edilen oyların en az üçte ikisinin ve esas sermayenin tamamının salt çoğunluğunun bir arada bulunması şartını aramaktadır. Anayasa Mahkemesi, bu şartın iki ortaklı limited şirketlerde uygulanmasının sonuçlarını değerlendirmiştir:
-
Eşit pay sahibi iki ortağın bulunduğu limited şirketlerde, bu koşulların sağlanması mümkün değildir. Zira her iki ortağın da oyları eşit olduğunda, gerekli nitelikli çoğunluk sağlanamaz.
-
Bir ortağın esas sermayenin salt çoğunluğunu elinde bulundurmaması durumunda da çıkarma mümkün olamamaktadır.
Bu durumda, şirketin faaliyetlerine devam etmesini engelleyen ya da davranışları nedeniyle çıkarılmayı haklı kılan ortağın şirketle bağının sona erdirilmesine, dolayısıyla şirketin amacına uygun şekilde varlığını sürdürmesine imkân tanınmadığı sonucuna varılmıştır.
3. Alternatif Çözümün Yetersizliği
TTK m. 636/3, haklı sebeplerin varlığı hâlinde her ortağa şirketin feshini talep etme hakkı tanımakta, mahkemeye de fesih yerine davacı ortağın payının gerçek değerinin ödenmesi ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına hükmetme yetkisi vermektedir. Ancak Anayasa Mahkemesi bu düzenlemenin yeterli bir alternatif oluşturmadığını belirtmiştir. Zira bu mekanizma, doğrudan şirketin faaliyetine devam etmesini engelleyen diğer ortağın çıkarılması sonucunu doğurmamakta; aksine fesih talebinde bulunan haklı ortağın şirketten çıkarılmasına yol açabilmektedir.
4. Etkili Başvuru Hakkı
Anayasa’nın 40. maddesi, temel hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkesin yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkânının sağlanmasını isteme hakkını güvence altına almaktadır. Bu hak, devlete ihlal iddialarına karşı etkili bir başvuru mekanizması oluşturma yükümlülüğü getirmektedir.
Anayasa Mahkemesi, itiraz konusu kurallarla iki ortaklı limited şirketlerde şirketin faaliyetine devam etmesini engelleyen ortağın çıkarılması için diğer ortağa doğrudan ya da genel kurul vasıtasıyla talepte bulunma imkânının tanınmamasının, devletin pozitif yükümlülükler kapsamında sağlanan hakların ihlal edildiği iddialarına karşı etkili başvuru mekanizması sağlama yükümlülüğüyle bağdaşmadığına karar vermiştir.
Kararın Sonucu
Anayasa Mahkemesi, oyçokluğuyla:
-
TTK m. 616/1-h bendini “iki ortaklı limited şirketler” yönünden iptal etti.
-
TTK m. 621/1-h bendinde yer alan “Bir ortağın haklı sebepler dolayısıyla şirketten çıkarılması için mahkemeye başvurulması…” ibaresini “iki ortaklı limited şirketler” yönünden iptal etti.
Yürürlüğün durdurulması talebi ise koşulları oluşmadığından reddedildi.
Karşıoy Görüşleri
Altı üye (Başkan Kadir ÖZKAYA, Üyeler İrfan FİDAN, Muhterem İNCE, Yılmaz AKÇİL, Ömer ÇINAR) karşıoy kullandı. Karşıoy yazısında özetle:
-
Limited şirketlerde ortakların sorumluluğu sermaye ile sınırlıdır; çıkarmanın kolaylaştırılması şirket alacaklılarının menfaatlerini olumsuz etkileyebilir.
-
Kanun koyucu, farklı şirket türleri arasında menfaat dengesini gözeterek tercih yapmıştır. Girişimci, basiretli bir tacir olarak limited şirkete ortak olmanın sonuçlarını öngörmek durumundadır.
-
Karşılaştırmalı hukukta farklı modeller mevcuttur; İsviçre hukukunda da benzer nitelikli çoğunluk şartı bulunmaktadır.
-
Ortakların sözleşmeyle çıkarma koşullarını belirleme, şirketten çıkma, fesih isteme ve tazminat davaları açma gibi başka imkânları mevcuttur. Bu nedenle kural anayasaya aykırı değildir.
Kararın Önemi ve Sonuçları
Anayasa Mahkemesi’nin bu kararı, iki ortaklı limited şirketlerde haklı sebeple çıkarma davası açma imkânını fiilen ortadan kaldıran düzenlemeleri iptal ederek önemli bir boşluğu doldurmuştur. Kararın başlıca sonuçları şunlardır:
-
Çıkarma davasının önü açıldı: İki ortaklı limited şirketlerde, artık genel kurulda nitelikli çoğunluk sağlanamaması nedeniyle çıkarma davası açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddedilmesi mümkün olmayacaktır. İptal kararı sonrasında, bu şirketlerde de haklı sebeple çıkarma davasının doğrudan açılabilmesi beklenmektedir.
-
Teşebbüs özgürlüğünün etkin korunması: Karar, devletin teşebbüs özgürlüğünü koruma pozitif yükümlülüğünün bir gereği olarak, ortaklar arasında çıkan uyuşmazlıklarda şirketin varlığını sürdürmesini sağlayacak etkili hukuki yolların oluşturulması gerektiğini vurgulamıştır.
-
Eşitlik ilkesine katkı: İki ortaklı limited şirketler ile diğer şirket türleri (özellikle kollektif şirketler) arasında çıkarma davası açma imkânı bakımından oluşan farklılık, bu kararla birlikte yargısal yorumla aşılmaya çalışılmıştır.
-
Yasal düzenleme ihtiyacı: İptal kararıyla birlikte TTK’da iki ortaklı limited şirketlerde çıkarma davasının usulüne ilişkin doğrudan bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle kanun koyucunun, kararın gerekçesini dikkate alarak konuyu yeniden düzenlemesi beklenmektedir. Aksi halde yargı kararlarıyla boşluğun doldurulması gündeme gelecektir.
Değerlendirme
Anayasa Mahkemesi’nin bu kararı, limited şirketler hukukunda uzun süredir tartışılan bir soruna çözüm getirmiştir. İki ortaklı şirketlerde, özellikle eşit pay dağılımında, ortaklardan birinin diğerine karşı açacağı çıkarma davasının önündeki nitelikli çoğunluk engeli kaldırılmıştır. Karar, teşebbüs özgürlüğünün sadece şirket kurma özgürlüğü olarak değil, aynı zamanda şirketin varlığını sürdürebilmesi için gerekli mekanizmaların devlet tarafından sağlanmasını da kapsadığı yorumunu pekiştirmektedir.
Karşıoylar, limited şirketlerde sorumluluğun sınırlı olması ve alacaklıların korunması gibi kaygılarla kuralın iptaline karşı çıkmıştır. Ancak çoğunluk, söz konusu mekanizmanın tamamen ortadan kaldırılmasının değil, iki ortaklı şirketlerde uygulanabilir hale getirilmesinin, şirketin devamı menfaati ile alacaklıların korunması arasında daha dengeli bir çözüm olduğunu kabul etmiştir.
Karar, limited şirket ortakları arasında yaşanan uyuşmazlıklarda mahkemelerin artık çıkarma davasını doğrudan inceleyebileceğini göstermesi bakımından uygulama açısından da önemlidir.
Bu makale, cecenhukuk.com için hazırlanmış olup, bilgilendirme amacı taşımaktadır. Hukuki sorunlarınız için mutlaka bir avukata danışmanız önerilir.










İlk yorum yapan siz olun